11 Mayıs 2017 Perşembe Saat 03:09 // Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi
Devlet’e Göre Kadın Kıyımı Sadece Bir İstatistik

Kadın kıyımında devletin yılın ilk üç ayı için vermiş olduğu bilgilere göre, kadın kıyımı geçen yılın ilk üç ayında 94 iken bu yılın ilk üç ayında 13 kişi artarak 94’ten 107’ye çıktı

Kocası Tarafından Öldüren Kadın Sayısı Terör Saldırılarında Ölen İnsan Sayısından Daha Fazla

Kadın toplumu en başta örgütsüz olması nedeniyle erkek terörünün hedefinde yer alıyor. Erkek aklıyla yürütülen devlette kadının yeri yok. Kendi savunma mekanizmalarını oluşturamayan ve devlet içinde örgütlü herhangi bir kuruma sahip olamayan kadınlar köle statüsünde yaşıyor. Ekonomik olarak, sosyal ve siyasal olarak erkeklerin geliştirdiği politikalara bağımlı yaşayan kadınlar, kendi adlarına karar verebilecekleri gelişmiş mekanizmalara ise henüz sahip değil. Bütün bunlar kadının erkek ve devlet terörü karşısında zayıf kalmasına neden oluyor. Gün geçmiyor ki bir kadın ya sevgilisi ya da kocası tarafından şiddete uğrasın ya da öldürülsün. Öyle ki kadına yönelik şiddet artık normalleşmiş durumda. Bunun karşısında öz savunmasını geliştiremeyen kadın ise bu “normalleşmiş” koşullara boyun eğmek zorunda kalıyor. Dünyadaki kadın kıyımlarındaki rakamlara baktığımızda rakamların bir terör saldırısı ya da ülkelerin iç savaşlarda kaybettiği insan sayısından bile daha fazla olduğu görülüyor.

Erkek Aklının Öne Çıktığı Otoriter Sistemlerde Kadın Kıyımı Artıyor

Bu durum Türkiye gibi otoriter erkek aklının baskın olduğu sistemlerde daha fazla artarken diğer devletlerde de kadın için değişen bir durum söz konusu değil. Bu haliyle devletler için kadın kıyımı yılda bir kaç kez açıklayacakları birer rakamdan ibaret, bunun karşısında alınması gereken önlemler ise neredeyse hiçbir zaman gündeme alınmıyor. Buna göre Türkiye’de bu yılın ilk üç ayında 107 kadın kıyımdan geçirildi, bu sayı geçen yıl 94’tü.

Türkiye’de Kadın Kıyımları Karşısında Medya Susturuldu

Her geçen gün artan kadın kıyımı oranları dünyanın gidişatına dair tablonun da kötüleştiğini gösteriyor. Dünyadaki savaş ve beraberinde gelişen göç dalgası, açlık ve yoksulluk gibi felaketlerde ilk anda kadını vuruyor. Tekçi ve otoriter yönetimlerin dünyayı getirdiği durum ise tüm insanlığı tehdit ediyor ve bunun en büyük mağduru yine kadınlar oluyor. Türkiye’de artan kadın kıyımlarının en önemli nedeni tekçi ve otoriter sistemlerin derinleşmesi ile beraber kadına yaşam alanlarının dar edilmesidir. Yine Tükiye’nin sürdürdüğü savaş politikası ve tüm insan haklarını ayaklar altına alan otoriter rejimi başta kadın olmak üzere bir bütün toplumu kıyımdan geçiriyor. Bilindiği gibi dikatatörleri ayakta tutan kontrolleri altına aldıkları binlerce gazeteli, televizyonlu medya organlarıdır. Türkiye’de kadına dönük haberlerin medyaya yansımasında verilen rakamlar medyanın diktatörü yaratmada oynadığı rolün adeta ispatı oluyor. Buna göre basına yansıyan kadın kıyımı haberi geçtiğimiz yılın ilk üç ayında 4 bin 90 haber iken bu rakam 2017’nin ilk üç ayında yarıya düşerek 2 bin 44 olarak belirlendi. Kadın kıyımları karşında medyanın üç maymunu oynamasının ise katilleri ve diktatörleri daha fazla cesaretlendirdiğini ise söylememize gerek yok.

Mızgîn Bermal

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html- http://kursam.net/index.html