19 Nisan 2017 Çarşamba Saat 18:10 // Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi
Hangi Demokrasi!

Dayatılarak yapılan bir Oylama adil değildir. Demokratik bir yarış asla yapılmamıştır.

Eğitim sisteminin düşük olduğu bölgeler, yanı Türkiye kırsal alanında yaşayanlar içeriğini ne kadar anladıkları meçhul bir anayasa değişikliğine EVET dediler. Her şeyden önce siyaseti uzaktan yakından takip etmeyen, kulaktan dolma laflar ile ahkam kesen çevrelerin yanı sıra kırsal bölgelerden kendilerini din baskısı altında gören ve sadece din'e bağımlı kılan, ülkenin geleceğinde hiç bir haberi olmayan kesimde EVET dedi.

Demokrasi isteyen, Bariş ve Kardeşlik içinde yaşamak isteyenler ise Hayır dedi.

Tüm bunların içerisinde Seçilmiş belediye başkanlarının içerde olduğu ve OHAL baskısı altında sandığa giden Kürdistan'dan da Hayır Oylarının artığı görülmektedir. Kürt halkı mevcut sistemi benimsemediği ve T. Erdoğana asla güvenmediği için hayır dedi. Seçtiği seçilmişlerini içeri alan bir sisteme elbette güvenemez.

Türkiye'de eğitimde birinci olan Dersim ise % 80 oranında  Hayır ile tekrardan kendisini ispatladı. Türkiye'nin kaderini değiştirecek büyük şehirlerden, İstanbul, İzmir, Ankara, Adana, Antalya, Diyarbakır, Artvin, Mersin.  gibi şehirler Hayır dedi. Şaibeli görünen 2,5 milyon Oy Seçimlerin kaderini elbette değiştirecek. Ama sorun şudur ki,

"Kimi kime şikayet edeceksin"

Adil ve meşru olmayan bu seçimler bir dayatmacadır.  Asker-Polis ve Korucu'ların baskısıyla Muhtarların tehditleriyle sandıklarda Oy kullanıldı. Hiç bir muhalefetin düşüncesine fırsat vermeyen Mevcut sistemin figüranı AKP, tüm bunlara rağmen halen "Demokrasi" diyebiliyor.

Muhalafet  eden Eş Başkanlar ve onlarca Belediye Eş Başkanlarının içerde olduğu bir ülkede hangi  Demokrasiden bahs edebiliriz? Halkın seçimine saygı duyan bir ülke her şeyden önce seçilen Milletvekilleri ve Belediye Başkanlarını bırakarak, gasp ettiği Belediyeleri geri vermelidir.

Görünen son tabloda Türkiye üç'e bölünüyor. Kürdistan tüm hukuksuz dayatmalara rağmen kendisinde taviz vermiyor. Akdeniz ve Ege bölgesi ise Cumhuriyetin devamından yana olduğunu göstermiştir.

Demokrasi işlevsiz kılınmış bir durumda, hangi demokrasiden söz edebiliriz?

Eşit bir yarış var mı? Eşit bir işleyiş var mı? Bunlardan hiç birisi mümkün olmadıkça Şaibeler her daima yapılacaktır.  Türkiye'de yapılan seçimler hiç bir zaman adil olmamıştır.

Eşit ve adil olmayan bu seçimler  Sovyetler birliği'nin dağılışını ve Yugoslavya'nın parçalanmasını akıllara getirmektedir.

 

Özcan Bozoğlu

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html- http://kursam.net/index.html