8 Mart: 1919’dan 2017’ye Kürt kadın mücadelesi
Araştırmalar / 08 Mart 2017 Çarşamba Saat 13:04
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kürt kadınının tarihsel mücadelesini yalnızca son yüz yılının kronolojik gelişimine göz gezdirmeye çalışacağız. Bugün dünyada siyasi partilerden sivil toplum örgütlerine kadar model alınan eş başkanlık sisteminin geliştiren ve yaygınlaştıran Kürt kadın mücadelesinin yazılı tarihi 1919’larda Kürt Kadınları Teâli Cemiyeti’nden, 1970’lerde DDKAD’a kadar mücadeleyi sürdüren Kürt kadınları, 90’lardaki yasaklara rağmen bugünlere getirdikleri 8 Mart’ı artık yüzbinlerle kutluyor

İnsanlık tarihinde üretimi, eşitliği, doğayla, toprakla olan ilişkisi ile birer tanrıçaya dönüşen kadınlar, eril zihniyetin sömürge ve tahakküme dayalı sisteminde en ağır kölelik koşullarına itildi. Bin yıllardır köleliğe karşı mücadele eden kadınlar, giyotinlerde, cadı mahkemelerinde katledilerek, toplumdan dışlanarak, recm edilerek, en ağır işkence ve saldırılara karşı direnerek özgürlük ırmağının bugüne kadar coşkuyla akmasını sağladı. 8 Mart 1857 ‘de Newyork’lu 40 bin dokuma işçisi kadının isyanı, bin yıllardır dünyanın her köşesinde evinde, fabrikada, tarlada, sokakta, savaşta, direnen kadının sembolü oldu.

8 Mart’ı her yıl büyük bir coşkuyla renkleriyle alanlarda tüm engellere rağmen kutlayan Kürt kadınları açısından da bugünün ayrı bir önemi var. Dili, kimliği kabul edilmeyen bir ulusun kadınları olarak iki kez sömürüye, baskıya maruz bırakılan Kürt kadınlarının bu günü artık yüz binlerce kadınla alanlarda kutlaması kolay olmadı.

Kürt Kadınları Teâli Cemiyeti

Kürt kadınlarının ilk örgütü Kürt Kadınları Teali Cemiyeti’dir. Kürt Kadınları Teâli Cemiyeti, 1919’da İstanbul’da kurulmuştu. Cemiyet, mezhep farkı gözetmeksizin tüm kadınları üyeliğe kabul edeceğini ilan etmişti. Cemiyet “Kürt kadınlığının medeni bir bakış açısına kavuşturulmasını ve ilerlemesini sağlamak, Kürt aile hayatında kurumsal ve toplumsal düzenlemeler yapmak, 1915 Ermeni Kırımı nedeniyle sefil hale gelen Kürt yetim ve dullarına yardımlarda bulunarak onları sefaletten kurtarmak” amaçlarını güdüyordu. Cemiyet bunun için, gazete, dergi, kitap ve risaleler yayımlayacak, her yerde kütüphane ve tartışma salonları açıp konferanslar ve dersler düzenleyecekti.

İlk eylem Sultanahmet Meydanı’nda

Cemiyet’in ilk eylemi, Sultanahmet Meydanı’nda bir Mevlid-i Şerif okutmak olmuştu. 21 Haziran 1919’da gerçekleşen bu olayın sonunda irticalen bir konuşma yapan cemiyet başkanı Encam Yalmuki Hanım (günümüz diliyle) şöyle demişti: “Hanımefendiler, biz Kürtler, çeşitli kavimleri kardeşleştiren İslamiyetin ortaya çıkışından, yani asırlardan beri Türk milletinin en sadık bir seveni, en güçlü dostu, en coşkulu bir kardeşiyiz. Bugün bütün milletlerin alın yazıları başka şekiller aldığı ve herkese bir hak verildiği bir zamanda bizler de kendimizin hakkını istiyoruz, çünkü ortada milyonlarla Kürt var ve büyük bir Kürdistan var. Mukaddes amaçlar uğrunda en ziyade çalışmak isteyenlere ve milletlerine olan sevgilerini göstermiş oldukları fedakârlıklarla ispat edenlere cümlemiz tüm varlığımızla teşekkür borçluyuz. Cemiyetin açılış törenine koşarak gelen muhterem hanımlarımız ve kardeşlerimiz her şekilde destek olacaklarını, Kürtlüğün yükselmesi için ne yapılması lazımsa tereddütsüz yapacaklarına Kürt sözü verdiler. Öteden beri ‘Kürt sözünden dönmez’ cümlesi bir atasözü olmuştu. Ben kanaatlerim ile iman ederek söylüyorum ki Kürt her şeye söz vermez ama verdiği zaman da sözünden dönmez…”

Aynı yılın Kurban Bayramı’nın ikinci gününde Şişli Etfal Hastanesi’nde altı koğuş dolusu çocuğu parasız sünnet ettiren cemiyet faaliyetlerini ancak üç ay daha devam ettirebildi. Neden kapandığını bilmiyoruz ama 1928 yılında Tiflis’te yayımlanan Zarya Vastoka gazetesinde muhtemelen eşi Dilara Hanım, cemiyetin İstanbul’daki faaliyetlerine katılmış olan Kamil Bedirhan tarafından kaleme alınmış olan makalede “Konstantinopolis milliyetçilerinin hilekârlıkları ve soruşturmaları yüzünden kapatıldı” diyordu.

DDKAD kuruldu

Kadınların örgütlenmeleri devam etti. 1970’li yıllarda birçok Kürdistani parti kuruldu. Temellerini sosyalizm üzerine inşa eden bu partilerin bünyesinde özgün çalışmalar yapan kadın gruplar da oluştu. Bu partilerin bünyesinde oluşan grupların içerisinde en aktifi Rızgari örgütünün bünyesinde kurulan Rızgari Kadin Grubu olsa da Kürt Teâli Kadın Derneği’nden 58 yıl sonra Diyarbakır’ da 29 Kasım 1977’de DDKAD (Devrimci Demokrat Kadınlar Derneği) kuruldu.

8 Mart’ı kutladılar

Aktif bir şekilde çalışan kadınlar mitingler, ev gezmeleri, kahvelere ani baskın toplantıları yapıyordu. Anadilde eğitim çalışmaları yapan DDKAD’lı kadınlar 8 Martı ilk defa kutlayan Kürt kadın derneği oldu. Kadın yöneticileri 12 Eylül 1980 darbesinden sonra 8 Mart’ı kutladıkları için Diyarbakır’da yargılanıp tutuklandı.

İlk siyasi partilerde kadın birimi yok

Kürt kadınlarının bugün milyonları bulan kadın örgütlenmesi 90’lardan bu yana siyasal partiler içinde başlayarak hızla büyüdü. Leyla Zana gibi kadın politikacı çıkartmış olsa bile Halkın Emek Partisi (HEP) ve Demokrasi Partisi’nde (DEP) özgün bir kadın politikasına rastlanmadığı gibi bu partilere bağlı kadın birimleri de yok. Bu tür birimlerin Halkın Demokrasi Partisi’nde (HADEP) ve 1990’ların ikinci yarısında ortaya çıktığı görülüyor. HADEP’e kadınların katılımı anlamında önemli gelişmeler yaşanıyor. Kadınların katılımına paralel olarak da HADEP’te kadın birimlerinin oluşturulduğu görülüyor.

Özerk kadın örgütü tanınıyor

HADEP’in 2000’de gerçekleştirdiği kongrede kadın ve gençlik kolları kendi yönetimlerini seçme hakkı bulunan özerk örgütler olarak tanınırken, daha da önemlisi, ek 4. madde ile “pozitif ayrımcılık” ilkesinin tüzüğe eklenmesi sağlanıyor.

8 Mart için alanlara çıkılıyor

1997’de uzun yıllardan sonra ilk kez 8 Mart’ta bir miting düzenleniyor. Artık örgütlü adıyla düzenlenen mitingde, Mor Çatı’dan Pazartesi’ye, Kadın Kütüphanesi’nden Feminist Kadın Çevresi’ne kadar pek çok grubun yanı sıra HADEP’li Kadınlar da yer alıyor. 1998’de HADEP’li kadınlar İstanbul’da ayrı bir önceki miting bileşenlerinin hem de hemen hemen aynı taleplerle ayrı bir miting düzenleniyor. HADEP’li kadınlara yoğun şekilde polis şiddeti uygulanıyor. Kürdistan’da da kutlamalar yapmak isteyen kadınlar yoğun polis baskılarıyla karşı karşıya kalıyor.

Komisyonlar kollara dönüşüyor

Siyasi partilerin kol örgütü kurmaları önündeki yasağın kaldırılmasıyla, kadın komisyonları, kollara dönüştürülüyor. Komisyonlar, parti örgütlerine bağlı birimler olarak tanımlanmışken, kolların örgütlere bağlı değil, fakat onlarla eşgüdüm halinde çalışacağı ilkesi benimseniyor.

Kadın kotası ve eşbaşkanlık

2002’de ilk kez kadın kotası uygulanıyor, 2005’te Demokratik Toplum Partisi (DTP) ile yüzde 40 cinsiyet kotası yeni bir aşamayı ifade ediyor. DTP Türkiye’de ilk defa eşbaşkanlık sistemini uygulayan siyasi parti olarak tarihe geçiyor.

DÖKH’le örgütlenme büyüyor

Tüm bu mücadeleler sonucu 2005 yılında kurulan Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH), 1. Kadın Kongresi’ni 31 Ocak-1 Şubat tarihleri arasında “Özgürlüğe yürüyen kadınla, demokratik ulusa” şiarıyla gerçekleştirildi. Kadına yönelik şiddet, baskı, katliam, taciz, cinsel istismar, fuhuş ve daha birçok sorunda mücadele veren DÖKH, tüm engellere, baskılara ve zorluklara karşın durmadan yılmadan çalışmalarını devam ettirdi.

KJA’nın kuruluşu

Çalışmalarını uzun yıllar boyunca devam ettiren DÖKH, aldıkları bir karar ile 2015 yılında KJA çatısı altında birleşti. 1 Şubat 2015 tarihinde düzenlenen kongrede, DÖKH sonlandırılarak ‘yenilenen örgütlenme modeliyle’ KJA ile yola devam edilmesi kararı verildi. KJA’nın KHK ile kapatılmasıyla Kürt kadınları Tevgera Jinên Azad (TJA) çatısı altında mücadelesini sürdürüyor.

 

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html- http://kursam.net/index.html

 

Parveke

TAGS(ETIKETLER): 8  Mart  1919  dan  2017  ye  Kurt  kadin  mucadelesi    

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.