Eski statüko yıkılırken Başurê Kürdistan’da yaşanan gelişmeler
Politik Analiz / 29 Aralık 2016 Perşembe Saat 06:38
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Sykes-Picot anlaşmasının 100. yılının tamamlıyoruz. Yüz yıla biçim veren bu anlaşma ile 20.yüzyıl boyunca Ortadoğu halkları sömürü, baskı ve yok edilme cenderesine alındılar. Araplar param-parça edilerek 22 devlet biçiminde bölündüler. Kürtler dört ayrı sömürgeci devletin egemenliğinde inkâr ve imhaya tabi tutuldular. Bu durum Lozan ile daha da derinleştirildi. Bir çok etnik-dini ve kültürel grup inkar-imha ile karşı-karşıya bırakıldı. Bölge baştan-başa bir cehenneme çevrildi

Yüzyıl önce gerçekleşen Sykes-Picot anlaşması bugün farklı bir versiyonla tekrarlanmak isteniyor.1916 yılında İngiltere ve Fransa arasında imzalanan Sykes-Picot’un farklı bir versiyonunun güncelde Amerika ile Rusya arasında yapılması gündemde. ABD seçimleri sonrası Donald Trump’ın Başkanlığa gelmesi ABD’nin yeni politikasının bir parçasıdır. Kimliği kullanılan Obama’nın rolü tamamlanmış yerine Donald Trump ile Ortadoğu’da sonuca gidilmek istenmektedir.  ABD’de yapılan seçimde Donald Trump kazanması ile hayal kırıklığına uğrayan hükümetlerin başında elbette AKP gelmektedir. AKP’nin hayal kırıklığına uğramasındaki etkenlerin, ABD Başbakanı Donald Trump’ın, Türkiye siyasetini ve Erdoğan’ı sürekli eleştirmiş ve Rojava’daki Kürt kazanımlarından övgüyle söz etmiş olması geliyor.

Musul Operasyonunda yer almak isteyen AKP-Erdoğan rejimi, ABD’nin Irak Başbakanı Haydar Ebadi’nin aracılığıyla izin vermemesi Musul üzerindeki birçok planını boşa çıkartı. Musul operasyonu devam ederken AKP-Erdoğan rejimi, Musul’a girememenin acısını sözde DAİŞ’e karşı başlattığı ‘Fırat Kalkanı Operasyonu’ adı altında QSD ve Kürt halkını bombalayarak çıkarmak istemektedir. TC Cerablus hattına ‘Güvenlikli Bölge’ politikası üzerinden girmiş, OSÖ ve yanı sıra Suriye’deki güdümlü çeteleri ile beraber El Bap bölgesine kadar ilerlemiştir. Amaç Rojava’daki Kürt kazanımlarını yok etmek istemesinin yanında, çetelere Halep’e kadar uzanan bir koridor açmaktır. Neo-Osmanlı politikaları izleyen AKP-Erdoğan rejimi, ‘Halep giderse Diyarbakır’da’ gider demektedir.  Ancak OS֒nun Halep’e doğru ilerlemesinden endişe duyan rejim güçleri hem ÖSO’yu hem de TC devletini bu hat üzerinde vurmaya başlamıştır. Bu durum Rusya’nın desteğinden kopuk değildir.

Suriye savaşının odaklandığı nokta Halep ve kapısı olan El Bap’tır. Buradaki gelişme tüm bölgeyi hızla etkilemektedir. Musul kapısı olan Tel Afer alanında yaşanacak gelişmelerde aynı niteliktedir.  Tel Afer’de Musul Operasyonun kilit noktasıdır. TC, Türkmenler ve Sünni Araplar üzerinden bu bölgeyi El Bap’a çevirmek istemektedir. Aynı alanda İran güdümlü ve Irak hükümetinin de resmiyet tanıdığı Haşdi Şahbi  milisleri yönelirken diğer taraftan Şengal hattından ise Kürt Özgürlük Hareketi ve YBŞ kuvvetleri de ilerleme kaydettiler. Genel anlamı ile Musul savaşının kaderini, savaş sonrası gelişmeleri de Tel Afer bölgesindeki gelişmeler belirleyecektir. 

‘Musul Operasyonu’ Irak Ordusu ve Peşmerge güçlerinin darbe alması ile oldukça yavaşlamıştır. Günlerdir medya üzerinde Musul’un içlerine girildiğine dair bilgiler verilmektedir. Ancak Irak ordusuna bağlı güçler Dicle nehrinin doğusunda bulunan birkaç Kürt mahallelerini ele geçirebildiler, daha ileriye gidemediler. Operasyon ilerledikçe özellikle Arapların yoğun olduğu mahallerde Operasyon Güçleri ağır darbeler alıp geri çekilmişlerdir. Halen Musul sonrası nasıl bir yönetim olacak diye anlaşamayan güçlerin savaşın ilerleyen süreçlerinde birbirleri ile çatışma ihtimalleri yüksektir.

Diğer taraftan ise bu hat üzerinde Haşdi Şabi güçleri hakimiyetlerini daha fazla arttırmaya çalışmaktadırlar. Son zamanlarda Kerkük alanına 200 kişilik güç gönderen Haşdi Şabi bu hatta yavaş yavaş konumlanmaya başlamıştır. Aynı zamanda MİT, Irak anayasasının 140. maddesinde geçen alanlarda Türkmenler üzerinden hakimiyet kurma çalışmaları yürütmektedir. Türkmenler üzerinden oluşturduğu istihbarat örgütü ile alanda hem bilgi toplama hem de sabotaj ve suikast gibi faaliyetleri önümüzdeki günlerde daha da arttırmaya çalışmaktadır.

Bu gelişmelerin yaşandığı Başurê Kürdistan’da ortak bir irade yerine her parti kendi etki alanlarını genişletmeye çalışmaktadır. İktidar partileri her geçen gün derinleşen kendi iç sorunları ile boğuşurken, muhalefet durumundakiler ise iktidarın hakimiyetinden kurtulamamaktadırlar. Kendilerine özgün bir görüşleri bulunmamaktadır. Son günlerde yaşanan gelişmelere karşı İslami partiler birleşerek güçlenme çabaları içersin de olsa da şahısların ve aşiretlerin çıkarları doğrultusunda hareket etmekten kurtulamamaktadırlar.

Genel olarak Ortadoğu’daki kaos ve savaşın taktik ve stratejik olarak kilidini Irak ve Suriye, dar alanda ise Tel Afer ve El Bap bölgesindeki gelişmeler açacaktır. Bir anlamda Tel Afer’den giren Bap kapısından çıkacaktır. Bunun sonucu DAİŞ bu alanlarda önemli oranda güç olmaktan çıkarılacaktır.

DAİŞ bu gelişmeyi engellemek için değişik hamlelere girişmiştir. Ani ve beklenmedik saldırılar yapmış, yapmaya devam etmektedir. Kerkük saldırısı bu kapsamdaydı. Kerkük ve civarında gerçekleşen DAİŞ eylemselliği kapsamlı ve koordineli olsa da başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Gündemin değişmiş olması ve saldırının başarısızlıkla sonuçlanması nedeniyle DAİŞ yeni eylemleri ertelenmiştir.

Süleymaniye ve Halepçe başta olmak üzere bu bölgelerde Selefilik temelinde DAİŞ örgütlenmesi ve faaliyetleri hız kaybetmeden devam etmektedir. Bu nedenle bu alanlarda büyük bir DAİŞ  tehdidi varlığını korumaktadır.

Fırat Destina

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html

 

 

Parveke

TAGS(ETIKETLER): Eski  statuko  yikilirken  Basure  Kurdistan  da  yasanan  gelismeler  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.