Çöken ekonomi ve neo Osmanlıcılık
Politik Analiz / 24 Kasım 2016 Perşembe Saat 06:06
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Türk devleti tarihi boyunca hiçbir zaman gerçek bir hukuk devleti niteliğini kazanamadı. Zaman- zaman bu yönlü arayışlar olsa da bu arayışları da hep kesintiye uğradı. Her askeri darbe yeniden başa dönüşün zemini oldu. Bunun en acımasız biçimde yaşandığı zaman ise 15 Temmuz sonrasıdır. OHAL ilanını izleyen kanun hükmünde kararname (KHK) serisi içinde, hukuk devleti ve adalet kavramının adeta ırzına geçildi

Türkiye Cumhuriyeti son süreçte peş-peşe attığı adımlarla hızla yeni bir neo-Osmanlıcılık inşasına girişmiştir. Bu gidişatın nihai sona ulaşması önünde temel engel olarak Kürtler görülmektedir. Bundan dolayı Tayyip Erdoğan içerisi-dışarısı demeden tüm Kürtlere savaş açmıştır. Uluslararası alanda tüm imkânları kullanarak, her türlü ülke değerlerini pazarlayarak Kürtlerin kazanımlarını engellemeye çalışmaktadır. Bölgesel çaptaki statükocu güçlerle Kürt karşıtı bloğu yeniden hortlatmak istemektedir. İçerde ise bir yanda Kürt halkına hakaret ve küfürde Bahçeli ile yarışırken, diğer yanda yeniden eskiyi hortlatmak istemektedir.

Bir dönem korucu başlarını TRT ye çıkaran uygulamanın yeni versiyonlarını devreye koymak istemektedirler. Uzun süre Baykal’a çantacılık yapıp CHP belediyelerinde ihale alan, sonrasında burada kovulunca aynı şeyi AKP de arayan Savcı Sayan, korucu başı İskender Ertuş gibi toplumda bir karşılığı olmayan kişiliklerle bu amacını pratikleştirmek istemektedir. Bir meczubun ‘’aşiretler İngilizlerden kredi aldı’’ ve ‘’borçlarını ödedi’’ biçimindeki söylemi kullanılarak aşiretler yeniden devlet etrafında örgütlendirilmek istenmektedir. Bu yola bir kez daha Kürtleri birbirlerine kırdırmak ve sömürgeciliğin kullandığı ihanet zemini yeniden aktifleştirilmek istenmektedir.

KHK’lerle Hukuk Devleti ve Adalet Kavramının Irzına Geçildi!

Türk devleti tarihi boyunca hiçbir zaman gerçek bir hukuk devleti niteliğini kazanamadı. Zaman- zaman bu yönlü arayışlar olsa da bu arayışları da hep kesintiye uğradı. Her askeri darbe yeniden başa dönüşün zemini oldu. Bunun en acımasız biçimde yaşandığı zaman ise 15 Temmuz sonrasıdır. OHAL ilanını izleyen kanun hükmünde kararname (KHK) serisi içinde, hukuk devleti ve adalet kavramının adeta ırzına geçildi.  Uygulamalar tüm kesimlerde kralın çıplak olduğunu gösterdi. Her şey başkanlık seçimine endekslendi. Topluma karşı uygulanan Şiddet, Tayip Erdoğan’ın despot anlayışını, denetlenmesi zor faşizan otoriterliğini ve totaliter rejim inşa çabalarını her geçen gün daha fazla görünür kıldı.

Bunun sonucu Türkiye hızla tek adamın devleti haline geldi. Erdoğan, bütün gücü elinde topladı, İktidarını mutlak hale getirdi. 15 Temmuz darbe girişimini fırsata çevirerek OHAL ilanına gitti ve sonrasında bundan yaralanarak, muhafazakâr-milliyetçi hamaset siyaseti izleyip diktatörlüğüne toplumsal zemin oluşturmaya çalıştı. Böylece “Tek adam” tüm gücü elinde topladı ve neo-Osmanlıcılık inşası hız kazandı. 

Türk Devletinde Devlet Bürokrasisi Yeniden Düzenlendi-Paylaşıldı

Bu alanda başarı kazandığı oranda ülkedeki tüm demokratik örgütlenmeler tasfiye edildi. Dernekler kapatıldı, vakıflara el konuldu. Muhalif oluşumlar-partiler tutuklama furyaları ile kapatılmaktan beter edildi. MHP, Ergenekon gibi halk düşmanı güç merkezleri ile ırkçı şoven yeni ittifaklar kuruldu. Bu ittifaklar temelinde devlet bürokrasisi yeniden paylaşılıp, düzenlendi. Cemaatçilerin yerine bu faşist gruplar ikame edildi. Aynı zamanda “İslam’ın askerleri” olabilecek tarzda yeni bir ordunun kuruluş çalışmaları başlatıldı. DAİŞ, El Nusra vb. yapılara özgü, kafa kesme, yağma, talan ve tecavüz vb. yöntemleri esas alacak, bu kültürel kodlara sahip kişiler örgütlendirilerek polis teşkilatı ve yeni ordu oluşturma çalışmaları başlatıldı. Milliyetçi-ırkçı-şoven kesimlere dayalı geliştirilmek istenen kontra yapılara, cemaatler de eklemlenerek neo-Osmanlıcılık rejiminin vurucu gücü tamamlanmak istenmektedir.

Gülen Cemaati Boşluğunu Süleymancılar ve Menzilciler Dolduracak!

Bu çerçevede; Batıda Süleymancılar Cemaati, Doğuda ise Menzil Cemaati, Gülen cemaatinden boşalan devlet yapısına ikame edilmek istemektedir. Geçmişte Gülen Cemaatine sunulan devletin olanak ve imkânları şimdi bu cemaatlere sunulmaktadır.

Yeni Kapı’cılar Erdoğan’ın Tek Adam Devleti İnşasını Yeni Gördü!

Erdoğan bu yolla 15 Temmuz’da sarsılan otoritesini sağlamlaştırmak ve eski gücüne kavuşmak istemektedir. Fakat tüm bu uğraşlarına rağmen amacına ulaşmış değildir. Gidişat onun beklentilerinin tam tersinedir. Mevcut politikalarda ısrar edilmesi durumunda hem içte, hem de uluslararası arenada karşı-karşıya bulunduğu açmazlar her geçen gün daha da derinleşmektedir. İçerde “Yeni Kapı Ruhu” yutturmacası ile oluşturduğu neo Osmanlıcılığın inşa çalışması şimdiden çökmüştür. CHP vb. kimi kesimler bu yutturmacanın Erdoğan’ın “tek adam devletinin” inşası olduğunu geç bile olsa görmeye başlamışlardır. Böylece Kürtler, solcular, aleviler, değişik kesimlerdeki demokratların keskin muhalefetine her gün yeni kesimler katılmaktadır.

Dışta ise tüm komşuları ile kavgalı duruma gelmiştir. Irak ile savaşa girdi-girecek haldedir. Suriye ve İran'la ilişkiler daha beterdir. Ki geçtiğimiz günlerde Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, TC’nin kendileri ile görüşmek için fırsat kolladığını-arayı düzeltme çabasına girdiklerini duyurmuştu. AB üyelik müzakerelerini askıya almayı tartışmaya açmıştır, oylamaya bile sunmuştur. Avrupa Konseyi, üyelikten atmayı tartışmaya başlamıştır.

Türk Yatırımcısı Gelecek Kaygısından Kaynaklı Dışarıda Güvenli Liman Aramaktadır!

Kürt karşıtlığında ABD, göçmen dalgası ile AB’ye yaptığı şantajlar geri tepmiş durumdadır. Siyasi olarak yaşadığı bu tecrit ve sıkışmışlık durumunu ekonomi alanındaki çöküş işaretleri izlemektedir. Kredi derecelendirme kurumu Moody’s’e analiz referansına göre siyasi iktidarın geleceği belirsizdir. Devletin içindeki kaosun derinleşmesi, sarsıntıların devam etmesi, hiçbir kural tanımayan mal varlıklarına el koymalar, Kamu personelinin toplu işten atılmaları ve cari açık ekonomiyi felce uğratmaktadır. FTÖ adı altında birçok şirkete el konulması, şirketlerin kayyumlara devredilmesi, kapitalizmin azami kar için, azami güvenlik denklemini altüst etmektedir. Bu durum ise ülke genelindeki sermayenin hızlanan kaçışını ve yeni “güvenli limanlar” arayışını tetiklemektedir. Böylelikle Türkiye ekonomisindeki belirsizlik hızla derin bir krize dönüşmektedir.

Türkiye Ekonomisinin Ayakta Kalmasını Beklemek Hayal!

Ekonomideki bir çok olumsuz veri birleşince Standard & Poor’s, fitech ve Moody’s gibi uluslararası kredi kuruluşları peş-peşe TC’nin kredi notunu kırdılar. Kredi durumunu “yatırım yapılamaz” derecesine indirdiler. Bu durum Türkiye’ye dönük kredilendirme ve nakit (sıcak para) akımlarını olumsuz etkilemeye başlamıştır. Aşırı tüketimin her gün daha da artığı, üretimin ise azaldığı ve her şeyin yabancı sermayeye bağımlı hale geldiği bir Türkiye ekonomisi daha uzun süre ayakta kalması düşünülemez. 

Türkiye’nin 15 Temmuz darbe girişiminden sonra askeri okulların ve kışlaların Suudi krallara satılmasında elde edilecek sıcak paranın yaratacağı rahatlama geçicidir. Şuanda ekonomik kriz de olan Türkiye devleti askeri okulları ve askeri kışları satamasa IMF’den kredi almak zorunda kalacaktır. Çünkü Türkiye’nin Temmuz ve Ağustos’taki ödemeler dengesi datalarına bakıldığında dıştan gelen sermaye akımının yavaşladığı görülmektedir. Uzun süredir sorun olan cari açık daha yükselmiştir. Gelirler azalmıştır. Döviz TL karşısında sürekli değer kazanmıştır. Tüm bunlara çapsız siyasetçilerin söylemleri, yabancı yatırımcıların üzerindeki etki/tepkileri piyasaları tedirgin etmiş ve yatırımları daha da azaltmıştır. Petrol fiyatlarının 50$ üzerine çıkması, Türk ekonomisinin can damarı olan turizm gelirlerinin düşmesi, Suriye’de yürütülen kara harekâtı vb. etkenler Türkiye ekonomisindeki krizi derinleştirip-hızla sürdürülemez bir hale sürüklemektedir.

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html

 

Parveke

TAGS(ETIKETLER): Coken  ekonomi  ve  neo  Osmanlicilik  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.