SINIFLI TEKEL YAPIYA KARŞI ÖZ-EKONOMİ YAPISI (2)
Dizi Yazı / 30 Temmuz 2016 Cumartesi Saat 06:12
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Halkların en doğal hakkı olan demokratik eylem ve mücadele biçiminden biri olarak demokratik ekonomik örgütlenmesi adım adım geliştirilmesi, bireylerin de hak sahibi ve söz sahibi olması demektir. Bu nedenle komün ekonomisi ve tabandan örgütlü güç olmak en başta gelen ağ örgütlenmeleridir. Bu gün hiçbir bireyin “devletten beslenenlerin dışında ki buda sınırlıdır zaten” devlette verdiği emeğin karşılığını aldığı söylenemez. En bariz kölelik ve kendine, sınıflaşmaya bağlama biçimdir devletle yoğun

Halkların en doğal hakkı olan demokratik eylem ve mücadele biçiminden biri olarak demokratik ekonomik örgütlenmesi adım adım geliştirilmesi, bireylerin de hak sahibi ve söz sahibi olması demektir. Bu nedenle komün ekonomisi ve tabandan örgütlü güç olmak en başta gelen ağ örgütlenmeleridir. Bu gün hiçbir bireyin “devletten beslenenlerin dışında ki buda sınırlıdır zaten” devlette verdiği emeğin karşılığını aldığı söylenemez. En bariz kölelik ve kendine, sınıflaşmaya bağlama biçimdir devletle yoğun ilişki içinde olmak. Devlet sisteminin insanlara bir gelecek sağlamadığı ve maaşlı maşalar durumuna getirdiği de ortadadır. Bireylerin ekonomiden uzaklaşmalarının en temel yanı devletle yoğun ilişkileri olmuştur diğer bir etken olarak gelişen bir gerçektir.

Tarihte topluluklara ve bireylere çok uzak gibi görünen ve gösterilen ekonomik örgütlenmeler ve tarih, aslında hiçte öyle yansıdığı ya da kabul ettirildiği gibi değildir. Tarihte toplumsallaşma yani doğal toplumdan ve ondan sonra gelişen demokratik, mücadeleci sistemlerden biliriz ki her zaman bireyler ve topluluklar demokratik komün ekonomileriyle günümüze kadar gelmişlerdir. Dayanışmacı ve ortaklaşmacı ekonomi olmasaydı bu güne kadar toplumsallık adına da bir şey kalmazdı. Yaşamın en temel örgütlenme ve demokratik yanını temsil ediyorsa ki bu günde topluluklar ve bireyler bunun üzerinden ahlaki ve politik bir yaşam sürdürme çabası içindeyse, demektir ki insanlık tarihi başından beri gelişen komünalist ekonomi devam etmektedir. Bu gün bize kalan sadece bunu güncellemektir. Örgütlemesini ve korumasını kendi öz-dinamik gücümüzle daha da derinleştirmek ve yaygınlaştırmaktır.

Birey olabilmenin ve toplumsallığında ahlaki-politik yaşamanın bir yanı da gerçek ekonomik örgütlenmesini kaldığı ve kesildiği yerden devam etmek ve geliştirmek olmalıdır. Kendi toplumu için en fazla sorumluluk duyma hissi ve pratiği en temel iki şey üzerinden gelişir. Bir öz savunmasını yapabilmek, diğeri ise öz-ekonomik örgütlenme ve dayanaklarını güçlü kurabilmektir. Bu iki yaklaşım toplumuna ve kendi ahlaki yaşamı için sorumluluk hissetmekten gelir. Devletçi ve sömürgeci çarkların dışına çıkmak karşı alternatif bilinci pratikleştirmekle mümkündür. Bu gün Ortadoğu da her şeyin toplumsallık ekseninde ele alındığı ve bireylerin dışında kaldığı gibi yanılgılar da bu öz örgütlenmelerle aşılmış olacaktır. Birey olunmazsa öz dinamiklerin ve öz bilincin pratikleşmesi gerçekleşmesi zor olur. Bireyin özgürlük ve demokratik bilinci toplumuna karşı sorumluluğunu da ortaya koymaktadır. Birey ve toplumun en doğal dengesi öz örgütlenme dediğimiz ve önemli bir ayağı olan ekonomi de somut ortaya çıkar.

Alternatif öz ekonomik yapıların ortaya çıkması bu gün kendini daha fazla bize dayatmaktadır. Devletle kendi sınırlarını belirleyen, tekel ve liberal, merkezi, bencil çıkarların dışında örgütlenme olarak dayanışmayı ortaya çıkaran öz-örgütlenme ekonomisi, en temelde tabandan örgütlenerek gelişir. Komünlerle başlayan ve her mahallede ve köyde kendini örgütleyen yapılarla ağ olarak gelişir. Devletlerde ve özel girişimlerin dikey örgütlenmesinin ve bireylerin hâkimiyetinin dışında kendi genel ve yaygın, her bireyin ortak söz hakkına sahip olduğu bir gerçeği ifade eder alternatif örgütlenme. En belirgin yanı ise kendi ihtiyaçları ve çevresindeki toplulukların ihtiyaçları üzerinden başlayan ve giderek çemberini genişleten sorumluluk ve ahlak üzerinden ortak üretime giden bir örgütlenmedir. Kapitalist örgütlenmede bireyci azami kar en fazla bir avuç insan için hazır dururken, daha sonda da tüketim biçiminde hiç ihtiyaç olmayacak maddeler üretilirken doğal ekonomi de bunun tersi olur. Kapitalizmin açığa çıkardığı üretimle, bireyin yabancılaşmasının karşısında, alternatif ekonomi de üretimle yaşamsal ilişki ve topluma karşı sorumlulukla gelişen üretim sonucunda toplumun refah düzeyi tüm topluluğu kapsar. Ürettiği ve emek verdiğiyle güzel ve paylaşımcı bir yaşam sürdürme koşullarını oluşturur.

Komün ve meclislerde örgütlenen doğal ekonomik yapılar, yerellerden geliştiği için kendi içerisinde doğal olarak eşitlikçi ve demokratik bir yapı oluşturmuş olur. Öz itibariyle demokratik yapılardır. Araçları da ortak ve komünaldir. Üreticinin ortak malıdır. Bize başta çok soyut gibi gelebilecek bu örgütlenmeler aslında farkında olmadan bu gün dahi içinde yaşadığımız toplum bu güne kadar özünü koruyan ve ayakta tutan yanıdır. Ekonomik üretim temel birim olarak komünler üzerinden gelişebilir. Komünlerin kendi yaşamı hakkında söz ve karar sahibi olması demektir. Doğrudan ve katılımcı bir üretimle kendi çerçevesini doğal olarak ortaya çıkarmaktadır. Böyle olunca doğalında bir eşitlik gelişmektedir. Eşit hakka ve her bireyin oy hakkı ve eşit katılımı gerçekleşmektedir. Senin dışında bir üretici yoktur, yanındaki de aynı durumda ve diğerleri de, bu nedenle baskı aracı ve tekelleşme, devlet diktası yoktur. Her birim ya da örgütlenme kendi içerisinde seçecekleri öz yönetimleriyle demokratik koordinasyonları da çıkarmış olacaklardır. Bu diyalektik tüm alanlar içinde geçerlidir. Köy, mahalle, kasaba, kent, eyalet, en son da ülke kapsamında gelişmesi, örgütlenmesi olabilir.  Komünlerle başlayan bu örgütlenme ve birbirini tamamlama halkası, daha sonra mahalle meclislerinde katılımla daha da ekonomik örgütlenmeler güçlenecektir. En yoğun ve karmaşık gibi gözüken kentlerde ise mahallelerde örgütlenen meclislerin temsilcilerinden bir araya gelen kent meclisi de aynı işlevi biraz daha geniş bir ağla yürütür. Daha sonra bu durum bölge, ülke geneline kadar gider. Her mekân kendi meclisi üzerinden bir diğer meclisle bağı vardır.

Her meclis ve ya komün kendi yerleşiminde ekonomik kararlarını pratik olarak geliştirdikçe, ürün çeşitliliği ve ihtiyaçların daha çeşitli karşılanma durumu da yaşanacaktır. Tek düze üretimden çıkılarak komün ya da birimdeki bireylerin ortak kararı üzerinden kendi alanlarının ihtiyaçları üzerinden doğal bir üretim sürecine girilmiş olunacaktır. Her birimin, köyün, mahallenin, eyaletin örgütlenmeleri kendi ekonomik koordinasyonları üzerinden ortak örgütlenmelere gider. Bu da ekonomik federasyon ya da konfederasyonlar olabilir. Bu örgütlenmeler yerelin ve birimlerin kararları dışında ona rağmen bir girişimde bulunamayacaklardır. İhtiyacı yerelden ve en alttan belirlenerek koordinasyonlar tarafından diğer birimlerle ortaklaşma ve karşılıklı üretim ihtiyaçlarının karşılanması, ortak politika oluşturmayı geliştirir. Ekonomiyi örgütleyen ve tüm birimlerin kendi içinde çıkardıkları temsili koordinasyonlar genel ekonomiyi bir tabloda birleştiren halkalar rolündedir. Koordine aracı da denilebilir buna. Yetkisi sınırlı olmasının yanında yerellerden ve tüm örgütlenmelerden gücünü alır.

Tüm bu örgütlenme ve demokratik yapılanmalarla ülkenin geneli üretimle ilişki için de olacaktır. İşsizlik sorunu ortadan kalkacaktır. Demokratik prensipler ve kararlar kendi katılımları ve özyönetimlerinin gelişmesiyle demokratik özerkliğin ekonomik yapısını ortaya çıkarmışı olacaktır. Çalışanlar, üretenler üretimden yabancılaşmadığı gibi, kendileri rol sahibidir. Bu durumda işsizlik ortadan kalktığı gibi istihdam sorunu da kendiliğinden çözülmüş olacaktır. Devletçi sistemlerin ve sermaye tekellerin geliştirdiği bu sorunlar demokratik doğal ekonomik birimlerin söz hakkı, sahiplenme, yerinden katılımıyla son bulacaktır.

Didar Baran

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info - www.navendalekolin.com

 

Parveke

TAGS(ETIKETLER): SINIFLI  TEKEL  YAPIYA  KARSI  OZ-EKONOMI  YAPISI  2  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.