KDP KÜRTLERDEN NE İSTİYOR?
Okuyucudan / 04 Temmuz 2016 Pazartesi Saat 05:47
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kürdistan halkı tarihinde her zaman varlık mücadelesi vermek zorunda kalmış bir halktır. İradesi elinden alınmış, kendi için neyin iyi, neyin kötü olacağı kararını veremez duruma getirilmek istenmiştir. Kürtler, sadece sömürülecek bir halk gibi görülmüş, görülmek istenmiştir. Egemenler, Kürtlerin kendi karar almasından korkar duruma gelmişlerdir

Kürdistan halkı tarihinde her zaman varlık mücadelesi vermek zorunda kalmış bir halktır. İradesi elinden alınmış, kendi için neyin iyi, neyin kötü olacağı kararını veremez duruma getirilmek istenmiştir. Kürtler, sadece sömürülecek bir halk gibi görülmüş, görülmek istenmiştir. Egemenler, Kürtlerin kendi karar almasından korkar duruma gelmişlerdir.

Kürt düşmanları Kürtlerin bir halk gibi varlık mücadelesi vermemesi için elinden geleni de yapmışlar. Kürtlerin bu mücadelesinden korkanlar sadece düşman ve sömürgeci güçler olmamışlardır. Bundan korkanlar daha çok işbirlikçi-düşman uşaklığı yapan, halkına karşı düşmanın safında yer tutan Kürtler olmuşlardır. Kürtleri bastırmak için düşmandan daha zalim, daha gaddar davranan bu Kürtler düşmanın Kürdistan’daki bekçiliğini, savunuculuğunu, vekilliğini yapmışlardır. Kürtlerin ulusal ve kültürel tüm değerlerini hiçe sayıp ayaklar altına alabilmişlerdir ve hiç düşünmeden düşmana “iyi Kürt” görünebilmek için bu değerleri düşmana peşkeş çekmekten de büyük bir zevk duymuşlar bundan da geri durmamışlardır.

Sri Lanka YPG/YPJ’yi Övüyor Kürt İşbirlikçiler Karalıyor!

Kürtlerin ulusal kurtuluş mücadelesi verdiği günümüzde düşman var gücüyle bu mücadeleye saldırıyor. Legal-illegal tüm yolları sadece Kürtlerin mücadelesini bastırmak için kullanıyor. Düşmanın bu yönelimine de topyekün direniş ve serhıldan ile cevap verilmesi gerekir. Bu gerçekliği ortaya çıkarmakta Rojava Devrimi tam bir laboratuvar görevi oynadı. Rojava Devrimi’nde her kes safını belli etti. Düşmanın safı zaten belliydi daha bariz duruma geldi. Bununla da her fırsatta Kürtlük ve Kürdistan edebiyatı yapan kesimlerinde safı belli duruma geldi. Rojava Devrimi dünya insanlığının gönlüne kazınmış bir devrim olmasına rağmen bazı Kürtler tarafından karalanmaya çalışıldı. Japonya’dan Arjantin’e kadar birçok ülke ve toplum Rojava Devrimine gönül bağıyla bağlılığını haykırırken bazı Kürt partileri ve onların medyası Rojava Devriminin düşmanlığını yaptı. Örneğin bir Sri Lanka kanalı YPG/YPJ savaşçılarından bahsederken kahraman gibi, insanlık karşıtı DAIŞ’ın korkulu rüyası gibi, insanlığın ortak savunucusu gibi göstermekte, ama bazı Kürt kanalları YPG/YPJ savaşçılarını bir DAIŞ teröristiyle bir tutmakta, YPG/YPJ’nin anti-propagandasını yapmakta ve onların haklı davasını tersyüz etmekte.

Bütün dünya Kobanê destanını gördü, bununla beraber Şengal rezaletini de gördü. Bütün dünya gördü ki Kobanê’deki savaşçılar Kobanê’yi canı pahasına savundu, bununla da bütün dünya Şengal’de bir kurşun bile sıkılmadan yüzbinlerce insanı DAIŞ çetelerinin katliamlarına maruz bırakanları da gördü. Kobanê de savaşçılar bir insanlık destanı yaşattı bütün dünyaya, Şengal’deki güçler de bir insanlık utancı yaşattılar bütün dünyaya. Eğer ki binlerce Êzîdî’nin DAIŞ’ın elinde olduğu gerçeğini biliyorsak bu o insanların değil orada onları koruması gerekirken korumayıp kaçan ve halkı savunmasız bırakan güçlerin utancıdır.

Musul’da Yakılan 19 Êzîdî Kadının Sorumlusu KDP’dir

Geçtiğimiz günlerde Musul’da yakılan 19 Êzîdî kızının tek sorumlusu Şengal’den arkasına bile bakmadan kaçan KDP’nin kendisidir. Yakılan kızların sorumlusu Şengal’den utanmadan kaçan peşmergelerin ve onların yöneticilerinindir. Suçlu acaba Fransa m? yoksa Arjantin mi? Eğer ki bir yerde bir yer kaybediliyorsa ve insanlar katlediliyorsa o suçun tek sorumlusu orayı koruması gereken güçlerin üstündedir. Orayı koruması gereken güçler güçleri yetmemiş olabilir ama burada bir kurşun bile sıkılmadı. Halk kurbanlık koyun gibi çetelerin insafına bırakıldı. Rojava’ya saldıracaksın ama Şengal Katliamına neden olacaksın bunun adı Kürt düşmanlığıdır.

Bilindiği gibi KDP ilk günden bu yana Rojava Devrimi’ne düşman bir tavır sergilemiş durumdadır. Rojava Devrimi’nin kazanımlarına düşman gözle yaklaşmış ve bir Kürt düşmanı gibi olayı dile getirmiş. Her olayda düşmanın safında yer tutmuş, kardeşinin karşısında durmuştur. Rojava Devrimi KDP açısından da belirleyici bir rol oynadı. KDP, Rojava Devrimine karşı olan tüm kirli ittifaklarda aktif olarak yer aldı. Düşmandan daha düşman oldu.

KDP, Rojava Karşıtı Amman İttifakında Yer Almaktadır

KDP, Ürdün’ün başkenti Amman’da yapılan Rojava karşıtı ittifaka da katılmıştır. Bu ittifakta belirleyici bir rol üstlendi. Rojava’yı maddi açıdan çökertmek için Rojava-Başûr sınırına hendek kazdı. En zor zamanlarda bile sınırı kapalı bıraktı. En yaşamsal maddelerin geçişine bile izin vermedi.

Tüm koşullarda Rojava’ya yardım etmesi gereken KDP’nin ailesel-aşiretsel dar çıkarları ulusal çıkarların önüne geçmişti. Ailesel-aşiretsel çıkarlarını korumak için Rojava’yı büyük bir engel olarak görüyordu. Çünkü düşmanın çıkarlarını kendi çıkarlarıymış gibi görmek zorundadır. Örneğin KDP’nin İran, Türkiye veya Suriye’de Kürtlere karşı yapılan bir saldırıyı kınadığını göremeyiz çünkü Bakurê Kürdistan’da KDP Türk devletinin yanında yer alır, İran’da rejimin yanında, Suriye’de de çetelerin ve rejimin yanında yer alır.

KDP kalkıp Türk Ordusuna yapılan bir saldırıyı kınar. Ama Cizîr’de yüzlerce Kürt’ün yakıldığı olayı kınamaz. KDP’nin Kürtlük adına yaptığı her şey Anti-Kürtlüktür. Zaten KDP’nin Rojava uzantısı ENKS’ye bağlı partilerde KDP’nin gerçek yüzünü açıkça ortaya koymaktadır. Suriye Muhalefeti ve Meclisi Kürtlere ne vaat etmişler ki ENKS kalkıp Kürtlerin kurtuluşunu orda görmektedirler. Suriye Muhalefeti değil miydi Serêkaniyê ye saldıran, Kürtlerin evini yıkıp-yakan yağmalayan peki niye halen Suriye Muhalefetinde ısrar ediliyor. Çünkü ENKS’nin savunduğu şey Kürt düşmanlığıdır. Yani bağlı olduğu KDP gibi Kürt düşmanlığı yapmaktadır.

Kobanê düşmedi, direndi ve düşmanı Kobanê’den söküp attı. Ama Girê Spî yani Tal Ebyad düştü. Ve şimdi “Minbic ha düştü ha düşecek”. Düşman kazanmadı kaybediyor iki yıl önce birkaç sokakta direnen savaşçılar şimdi düşmanı kendi inlerinde vuruyor. Bu Kürt kazanımına kim sevinmez, kim düşmanlık gösterir; tabiî ki Kürt düşmanları. Kürt düşmanları da gün be gün netleşiyor. Son olarak Riha’da ENKS-KDP-TC arasında yapılan kirli pazarlık ta bunu kanıtlıyor. Kürt ve Rojava düşmanları bir araya gelip YPG-PYD’yi terörist ilan etmişler. ENKS-KDP’nin bu tavrı ailevi-kişisel çıkarlarını korumaktan başka bir şey değildir. Bunu da Kürtlerin çıkarınaymış gibi göstermekteler.

Komutan Feysel Ebu Leyla Hamlesi yani Minbic’ı özgürleştirme hamlesi belli ki KDP-ENKS’nin çıkarlarını riske sokan bir hamledir. Çünkü Minbic’ı özgürleştirme hamlesi onların en büyük müttefiki AKP’nin çıkarlarını zora sokacak. AKP’nin ideolojik müttefiki DAIŞ zora düşerse AKP düşer. AKP düşerse KDP düşer. KDP düşerse ENKS düşer. Bu tüm anti-Kürtler geleceklerini Kürtlerin çöküşüne bağlamışlar. Rojava halkların devrimidir. Basit çıkarlara dayalı değildir ki basit bir yelde yıkılsın. Rojava devrimine gönülbağıyla bağlı olanlar Rojava devrimine düşman olanları çok iyi tanıyorlar ve Rojava Devrimi halkların hayalidir. Ümitlerini Rojava’nın çöküşüne bağlayanlar kendi çıkarları için vatanı bile satan kişilerdir. Bu kesimler tarihte olduğu gibi hiç bir zaman ihanetten başka bir şey yapmamışlardır.

Gabar Roj

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info - www.navendalekolin.com

 

Parveke

TAGS(ETIKETLER): KDP  KURTLERDEN  NE  ISTIYOR  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.