SURİYE’Lİ KADINLARDA FUHUŞ VE DİLENCİLİK
Kadın / 06 Ekim 2015 Salı Saat 15:28
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Uygarlığın doğurduğu İŞİD belasının eline düşmekten köle pazarlarında satılmaktan kurtulmanın yolu olarak kaçışı seçen kadınların kapitalist modernitenin elinde, ulus devlet sistemi için de sürüklendiği durum barbar İŞİD çetesinden farksız değil. İŞİD in köle pazarlarında uyuşturucu bağımlılığına ve fuhuş a zorladığı kadınlar varken, kapitalist modernitenin tuzakları da bundan farklı değil

Hayat her zaman her kese aynı şansı vermiyor, kimi savaş çocuğu oluyor, kimi savaş kadını, kimi savaşan baba oluyor, kardeş oluyor, yar oluyor. Kimi savaştan kaçan kimi kalıp savaşan oluyor. Yani her kes savaştan nasibini alıyor bir şekil de. Savaşı çıkaranlar ise rahat yatakların da yatıp varlıklarına varlık güçlerine güç katıyorlar.

Topraklarından kopartılmış, kendi yaşam tarzından, alışkanlıklarından tamamen uzaklaştırılmış muhtaç edilmiş bir halk. Savaştan kaçarken bambaşka bir savaşın içine girmiş sadece yaşama tutunamaya çalışıyorlar. Zorlu hayat koşulları barınmalarına bile imkân vermiyor. Sözde devlet sistemine sığınanlar ise bambaşka bir trajedi ile karşı karşıya kalıyor sığındıkları kampları terk ediyorlar. Hangi savaş daha trajik?

Tecavüz, fuhuş, dilencilik ve kuma olarak yapılan evliliklerle hayatlarına devam etmeye çalışıyorlar. Tecavüz sadece bedenlere değil hayatlara yapılıyor. Parçalanmış onlarca hayat hikayesi ile karşı karşıya kalıyoruz. Doğurganlıklarından vaz geçmeyenler hayata yeni kattıklarıyla beraber daha zorlu bir yaşam mücadelesinin içine giriyorlar.

Yollarda trafiğin göbeğin de canlarını hiçe sayarak arabaları durdurmaya çalışan, çoğunluğu çocuklardan oluşan gruplar halinde dilenen onlarca Suriyeli.

Hayatın zorlu koşullarına yenik düşen ve bir erkeğin ikinci eşi olmayı kabul eden onlarca Suriye li kadın var.

Yol kenarlarında bir ekmek parası için bedenlerine hain ellerin dokunmasına müsaade etmek zorunda kalanlar. Sürekli bir şekilde devriye gezen polislerin olduğu yollarda bunun yapılmasına göz yumulması da devlet aklı ve eliyle yapıldığını düşündürüyor.

Fuhuş çetelerinin eline düşenler, fuhuş yaptırılmak zorun da bırakılan onlarca savaş mağduru kadın. Kadının bedeni üzerin den rant elde etmeye çalışan kendine farklı bir iş kolu yaratmaya çalışanlar için ise Suriye li kadınlar adeta bulunmaz Hint kumaşı olmuş durumda. Yaşadıkları trajedi, tanık oldukları katliamlar ve ölümden kaçış sonucu travma halleriyle beraber hiç bilmedikleri bir ülkede hayata tutunma çabaları sonuçsuz mu kalındı bilinmez ama tercih edilen yol ve-veya mecbur bırakılan yol FUHUŞ. Bu fuhuş un ortağı olmuyor muyuz?

Bazıları şanslı olup bu durumdan kurtulmuş olsa bile büyük bir çoğunluğu fuhuş tuzağına düşmüş durum da. Gün geçtikçe artış gösteren bu durum gece dışarıda olma koşullarını da ağırlaştırıyor. Karanlık çöktükten sonra evine dönmek zorundaysan bunu yalnız yapmaya veya en yakın mesafeyi yürümeye bile cesaret edemezsin. Yol kenarlarında yapılan pazarlıklara tanıklık etmek ve hiçbir şey yapamadan oradan uzaklaşmak derin yaralar açıyor yüreğimizde, beynimizde.

Fuhuş artış göstermesiyle beraber bölgede cinsel yolla bulaşan hastalıklarda baş göstermiş durum da. Son dönemler de sıkça rastlanan ‘’AİDS’’ bu hastalıkların için de en tehlikelisi. Hepatit in cinsel yolla da bulaşan bir hastalık olduğunu da düşünecek olursak toplum içinde gün geçtikçe daha yaygın bir hal almış olmasının nedenlerinden bir tanesi olarak fuhuşu da gösterebiliriz.

Uygarlığın doğurduğu İŞİD belasının eline düşmekten köle pazarlarında satılmaktan kurtulmanın yolu olarak kaçışı seçen kadınların kapitalist modernitenin elinde, ulus devlet sistemi için de sürüklendiği durum barbar İŞİD çetesinden farksız değil. İŞİD in köle pazarlarında uyuşturucu bağımlılığına ve fuhuş a zorladığı kadınlar varken, kapitalist modernitenin tuzakları da bundan farklı değil.

Ahlaki politik toplumu örmek tolumda yaşayan bütün bireylerin temel görevi ve sorumluluğudur. Bu yüzden tüm bu sorunların çözümü için toplumların özgür eşit ve örgütlü katılımcı bir şekilde yeni bir zihniyetle inşası kaçınılmaz bir görev olarak önümüzde durmuyor mu? Görevimize sahiplenelim yurtlarımızda kaçmayalım.

Dicle Roj

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info - www.navendalekolin.com

 

                                                     

 

Parveke

TAGS(ETIKETLER): SURIYE  LI  KADINLARDA  FUHUS  VE  DILENCILIK  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.