DOĞU PERİNÇEK KİMDİR ?
Kim Kimdir? / 22 Ağustos 2015 Cumartesi Saat 12:48
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Doğu Perinçek, babasının mesai arkadaşı Gladio-Ergenekon babası Süleyman Demirel tarafından siyaseten iğfal edilerek, 1968 hareketiyle oluşmakta olan sol-sosyalist hareketin içine sızdırılmış bir Ergenekon ajanıdır. Doğu Perinçek’in meslek hayatına, 12 Mart darbesinde alındığı polis sorgusunda atıldığı yönünde görüşlerde vardır

Kısa Özgeçmişi:

Yargıtay Başsavcı Yardımcılığı görevinde bulunan ve dört dönem Adalet Partisi'nden Erzincan milletvekili seçilen, Erzincan Kemaliyeli Sadık Perinçek ve Malatya Darendeli Lebibe Perinçek'in oğlu olan Doğu Perinçek, 17 Haziran 1942’de Antep'te doğdu. İlk ve ortaöğrenimini Ankara Sarar İlkokulu, Atatürk Lisesi ve Ankara Bahçelievler Deneme Lisesi'nde yaptı. Ardından Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni kazandı. Haziran 1964'te lisans öğrenimini tamamlayan Perinçek, aynı fakültenin Kamu Hukuku (Devlet Teorisi ve Kamu Hürriyetleri) kürsüsüne asistan olarak girdi. Almanca ve orta derecede İngilizce bilen Doğu Perinçek, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu, gazeteci Şule Perinçek ile evlidir. Zeynep, Kiraz, Mehmet, Sadık isimli dört çocuğu var.

Doğu Perinçek, Gladio-Ergenekon tarafından 29 Ocak 1978 – 12 Eylül 1980 arası Türkiye İşçi Köylü Partisi Genel Başkanlığına, Temmuz 1991 – 10 Temmuz 1992 arası Sosyalist Parti Genel Başkanlığına, 10 Temmuz 1992 – 15 Şubat 2015 arası İşçi Partisi Genel Başkanlığına ve en son 24 Temmuz 2005 tarihinde de Vatan Partisinin Genel Başkanlığına getirilmiştir.

Bir Gladio-Ergenekon Ajanı Doğu Perinçek:

Adalet partisinin kurucu Genel Başkan yardımcılarından Sadık Perinçek’in oğlu olan Doğu Perinçek,                                              babasının mesai arkadaşı Gladio-Ergenekon babası Süleyman Demirel tarafından siyaseten iğfal edilerek, 1968 hareketiyle oluşmakta olan sol-sosyalist hareketin içine sızdırılmış bir Ergenekon ajanıdır. Doğu Perinçek’in meslek hayatına, 12 Mart darbesinde alındığı polis sorgusunda atıldığı yönünde görüşlerde vardır.  Doğu Perinçek’in ‘’ teyzesinin evinin dış kapısının mandalından, eniştesinin mesleğinin teferruatlarına kadar’’ detaylı itirafları; partizan yayınları tarafından ‘’iki lider iki örnek’’ başlığıyla, İbrahim Kaypak Kaya ve Doğu Perinçek’in polis ifadelerinin kıyaslamalı belgeleri olarak 1976-77 sürecinde basılarak yayınlanmıştır.                                                                                             

Mesleğe katılım tarihi ve biçimine ilişkin rivayetler muhtelif olmakla birlikte, Doğu Perinçek’in sol-sosyalist hareketin içindeki ajanlığı, devrimcilere karşı işlediği sayısız alçakça suçlarıyla tescilli bir gerçekliktir.                                               

Gladio-JİTEM örgütü Doğu Perinçek’i, sol-sosyalist hareketi teorik, pratik her alanda içerden saptırıp iğdiş etmekle görevlendirdi. Yüklendiği bu görev doğrultusunda önce 68 gençlik hareketinin devrimci öncü dinamiklerini iğdiş etmeye girişen Doğu Perinçek, 68 hareketinin mayalandığı Fikir Kulüpleri Federasyonu içindeki azgın bozguncu tutum ve tavırlarıyla dikkat çekti. Doğu Perinçek, daha o günlerdeki bozguncu tavır ve tutumlarına tahammül edemeyen devrimciler tarafından, kafasına sandalye geçirilerek pataklanmış bir kişiliktir.

68 sürecinin başında,  İbrahim Kaypakkaya ve arkadaşlarının oluşturduğu Mao Zedung-ÇKP çizgisindeki İşçi Köylü Birliği grubu içinde yer alan Doğu Perinçek, grubun kırlardan şehirlere doğru, uzun süreli halk savaşı tezini, kavrama ve uygulama çabasını teorik ve pratik alanlarda engelleyip saptırmaya girişti. Bu amaçla teori adına öne sürdüğü (Gladio Merkezinde hazırlanmış) demagojik-lafazanlıklarından dolayı, sol-sosyalist hareket içinde ‘’kampüs Maocusu’’ olarak ünlendi.                                                                                   

Kampüs Maocusu Doğu Perinçek’in (Gladio Merkezinde hazırlanmış) sol-sosyalist hareketin devrimci özünü-ruhunu saptırma-iğdiş ‘’teorileri’’ İbrahim Kaypakkaya tarafından çürütülerek, devrimci kamuoyunda belgelerle mahkum edildi. İbrahim Kaypakkaya ve arkadaşları ile Doğu Perinçek’in kıytırık-marjinal grubu arasındaki ayrışmadan sonra, İbrahim Kaypak kaya ve arkadaşları, Mao Zedung-ÇKP çizgisinde uzun süreli halk savaşını başlatmak için hazırlıklara girişti. Kürdistan’ın Dersim sahasında üslenmeyi kararlaştıran İbrahim Kaypakkaya ve arkadaşlarının, dönemin koşullarındaki teorik derinliği ile pratik kararlıklarının, Kürdistan da halka dayalı silahlı mücadelede sonuç alacağını gören Gladio-JİTEM Doğu Perinçek’e İbrahim Kaypakkaya’yı infaz talimatını verdi. Bu talimat üzerine Doğu Perinçek grup içindeki bir devrimciyi ‘’İbrahim Kaypakkaya’nın bir “MİT ajanı olduğu’’ yönünde ikna edip silahlandırarak İbrahim Kaypakkaya’yı katletmekle görevlendirdi.                                                                 

Doğu Perinçek tarafından aldatılarak görevlendirilen devrimcinin durumu, infazına gittiği İbrahim Kaypak kaya tarafından fark edilerek açığa çıkarıldı. Kendisini infaza gelen devrimciyle görüşüp ikna ederek onu kazanan İbrahim Kaypak kaya, arkadaşlarıyla Dersim sahasına geçti. İçinde yer aldığı grubun silahlı mücadeleye atılmasını engelleyerek grubun devrimci dinamiğini iğdiş etmek için her türlü ‘’teorik’’ maskaralığı, demagojiyi yapan Doğu Perinçek, bunlardan sonuç alamadığı noktada (hizmetlisi olduğu Gladio-JİTEM’İ n talimatıyla) silahlı mücadelede kararlı olan bir devrimci öncüyü, gözünü kırpmadan katlederek tasfiyeye girişebilen kadrolu bir Gladio ajanıdır.                                                                      

İttihatçıların gerçekleştirdiği Ermeni soykırımından sağlanan menkul ve gayri menkul ganimetlerle biti kanlanarak palazlanan, sonradan görme ‘’aristokrat ve komprador burjuva’’ veletlerinden oluşan Doğu Perinçek’in ‘’kampüs Maocusu’’ kıytırık (marjinal) grubu, sol-sosyalist hareket içindeki görevini (Gladio-JİTEM den aldığı sistemli ve sürekli talimatlarla) sürdürdü. 1975-76 sürecinde ‘’Aydınlık’’ dergisini çıkaran kıytırık grup, 68 hareketinin yarattığı iki ana akımdan devrimci kamuoyunda ‘’halkın sülalesi’’ olarak ta ünlenen HK (Halkın Kurtuluşu), HB (Halkın Birliği), HY (Halkın Yolu), Partizan (Halkın Gücü) arasında teorik-pratik saptırma ve bozuculuk rolünü üstlendi.

1975 sürecinde THKO (Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu) ile Aktan’cı grubun birleşiminden oluşan HK (Halkın Kurtuluşu), 1977’de Aktancıların HK’ dan ayrılmasıyla oluşan DP ( Devrimci Proletarya Muhalefeti) ve TİKB (Türkiye İhtilalci Komünistler Birliği); HK merkezi TDKP (Türkiye Devrimci Komünist Partisi), 1974-75 sürecinde İbrahim Kaypakkaya’dan sonra, TKP/ML –TİKKO dan, Garbis Altınoğlu ve arkadaşlarının ayrılışıyla oluşan TKP/ML-H (Türkiye Komünist Partisi/ Marksist-Leninist-Hareketi) HB (Halkın Birliği);   

Aynı süreçte Necmi ve İlkay Demir ailesinin öncülüğün de THKP/C den koparak ‘’halkın sülalesine’’ katılan HY (Halkın Yolu); İbrahim Kaypakkaya’dan sonra toparlanan TKP/ML (Türkiye Komünist Partisi/ Marksist-Leninist) –TİKKO(Türkiye İşçi Köylü Kurtuluş Ordusu) merkezinden oluşan ‘’halkın sülalesi’’ akımı teorik olarak esasta, Türkiye düzeyine göre modernist bilimci entelektüel ezber düzeyleri ileri olan kampüs Maocusu Doğu Perinçek ve marjinal grubunun, Gladio-JİTEM örgütünün ideolojik-politik-kültürel özel savaş masalarınca belirlenen perspektif ve talimatları doğrultusunda geliştirdikleri ‘’teorik’’ propagandadan beslendiler.

Doğu Perinçek ve grubunun ülke ve halk gerçekliğinden tamamen kopuk, soyut ve sığ ‘’teorik sorunlar ve konular’’ ile bu örgütlerin gündemlerini belirledi ve onları yönlendirdi.                                                          Çin-Sovyet çatışmasında Çin’den yana tavır belirleyen bu örgütler ‘’ Sovyetler Birliğinin, Sosyal emperyalist’’ olduğu tezlerini, Doğu Perinçek’in ODTÜ de verdiği seminer tezleri üzerinden geliştirip derinleştirdiler.

Sosyal emperyalizm tezinin ardından ‘’Stalin sorunu’’ nu sirkülasyona sokan Doğu Perinçek ve grubu, ardından ‘’ Mao Zedung sorununu’’ ortaya attı. Peşi sıra ‘’Üç dünya teorisini’’ sirkülasyona sokan Doğu Perinçek ve grubu, 68 hareketinin yarattığı iki ana akımdan biri olan ve Çin devrimi-ÇKP-Mao Zedung çizgisini benimseyen ‘’halkın sülalesini’’ halk, ülke ve kendi gerçekliklerinden kopuk, soyut, sığ ‘’teorik konu ve sorunlarla’’ uğraştırarak saptırıp güçten düşürmeyi başardı.

Batılı global egemenlerin T.C. devleti içine yuvaladığı paralel örgütü Gladio-Ergenekon örgütü, sivil faşist çetesi MHP-Ülkü Ocakları Genel Başkanı Abdullah Çatlı ve yardımcısı Muhsin Yazıcıoğlu üzerinden, devrimcilere “sorunların görüşülüp tartışılarak çözümlenmesini” teklif ettiği (!) 1977 sürecinde; Doğu Perinçek ve kampüs Maocusu grubu da ‘’ Halkın sülalesine’’ proleter devrimcilerin birliği teklifinde bulundu. Teklif tabi ki Gladio-Ergenekon örgütünün teklifiydi. Amaçta bu akımın bütün örgütlerini Doğu Perinçek ve grubu üzerinden tasfiye etmekti.

Doğu Perinçek ve grubunun, Gladio-Ergenekon örgütünden talimatla alınma “cin fikirli” teklifiyle yapılan birlik görüşmelerinden sonuç alınamayınca ‘’proleter devrimcilerin birliği’’ de gerçekleşemedi.  Başarısızlığın nedeni Doğu Perinçek’in yeteneksizliği değil, görüşmelere katılan ‘’proleter devrimcilerin’’ erkek egemen kariyer hırsları ve iktidar çelişkileri oldu. Gladio-Ergenekon örgütünün Doğu Perinçek üzerinden kurduğu  ‘’proleter devrimcilerin birliği’’ tezgahına yalnızca Necmi ve İlkay Demirin HY örgütü geldi.

Doğu Perinçek ve grubu, ittihatçı mahalli sığlıklarını, güdüklüklerini, içinde fink attıkları sol-sosyalist politik alana dayatarak sonuç aldılar. Yetmişli yılların ikinci yarısı boyunca’’ Halkın Sülalesi’’ içinde Aydınlık dergisi üzerinden geliştirdikleri mahalli tarz ve üslupla, siyasi ilişkilerin seviyesini düşürüp, siyasal ortamı basitleştirip, siyasal mücadeleyi bayağılaştırdılar. Aydınlık dergisinde: ’’ HK’dan, HB den, HY den bir grup proleter devrimci aydınlık saflarına geçti’’ başlıklı haberler yayınlıyor, onlarda: ‘’bir grup Aydınlıkçı devrimcinin saflarına katıldıkları’’ yönünde haberlerle yanıt veriyorlardı. Aydınlık dergisiyle HK, HB, HY, Partizan (Halkın Gücü) arasındaki bu yarış kısasıya sürdü. Bu yöntem, tarz ve üslup Gladio-Ergenekon örgütünün, Doğu Perinçek grubu ve Aydınlık dergisi üzerinden, örgütlü devrimci güçlerin gücünü sağıp helak etme amacının taktiklerinden biriydi.

1977 süreci Mahirlerin, Denizlerin ve İbrahimlerin yarattıkları devrimci değer dinamikleriyle yeniden toparlanan, sol-sosyalist hareketin birleşenleri örgütlerin tümünün tek hücreli ‘’amip’’ gibi bölünüp parçalandığı, birbirleriyle karşılıklı cana kıyarak, devrimcilerin kanına girme düzeyinde çatıştıkları (aralarında çatıştırıldıkları) sürecin başlangıcı oldu. Global batılı egemenlerin NATO odaklı Gladio örgütünün T.C. devleti içindeki paralel örgütü olan Gladio -Ergenekon örgütünün sol-sosyalist harekete ve onun örgütlü birleşenlerinin tümüne sızma girişimleri sırasında, Doğu Perinçek ve grubuna da özel görevler yüklendi. Doğu Perinçek’in özel görevli grubu görevine uygun olarak donatıldı.

1977-78 sürecine gelindiğinde, örgütsel açıdan sol-sosyalist hareketin içinde kelaynaklar durumunda olan Doğu Perinçek grubu, on beş günlük haftalık Aydınlık dergisini, günlük ‘’Aydınlık Gazetesi’’ ne çevirdi. Hepsi on beş günlük yada haftalık dergi-gazete çevresinde örgütlenme çabasında olan sol-sosyalist örgütler, kendi çaplarında bir kitle tabanına sahip olmalarına rağmen, söz konusu yayın organlarını periyodik olarak çıkarmakta mali açıdan zorlanıyorlardı. Doğu Perinçek enişte, bacanak, ahbap çavuş çevresinden oluşan grubuyla, 1978’de günlük gazete çıkarması ebetteki izaha muhtaç bir durumdu! 

Sol-sosyalist örgütlerin parçalanma sürecine sokulmasında, içeriden görevlendirilen Doğu Perinçek ve grubunun, verilen göreve göre donanımının en etkili aracı günlük Aydınlık gazetesiydi.

1977 başında (1975’te birleşerek HK’yi  oluşturan) THKO ile Aktancı grup Doğu Perinçek ve grubunun tedavüle soktuğu ‘’üç dünya teorisi’’ konusunda anlaşamayarak (görünüşteki siyasal gerekçe buydu) ayrıldılar. Arnavutluk Emek Partisi ve Enver Hoca çizgisini benimseyen Aktancı grup DP(Devrimci Proletarya) adı altında oluşturduğu muhalif hareketi TİKB (Türkiye İhtilalci Komünistler Birliği) örgütüne dönüştürdü.

Son derece özlü, devrimci militan bir dar kadro yapısından oluşan TİKB nin, THKO ile birleşmeden önce ‘’Aktancı grup’’ döneminde 1973-74 sürecinde, bugünkü Özgürlük Hareketinin önderi sayın Abdullah Öcalan’ın oluşturduğu ‘’ Apocu grup’’ ile oldukça yakın ve sıkı ilişkileri vardı.

Çoğunluğu İzmir, Ankara, Kırşehir, Samsun, Adana gibi illerden toparlanan Türkmen-Türk öğrenci çevrelerinden oluşan Aktancı grup ile Türkiye’deki devrim ve demokrasi sorununun çözümünü Kürt sorununun çözümün de gören ‘’Apocu grup’’ arasındaki bu sıkı ilişki Gladio-Ergenekon örgütü için bir kabustu…

Doğu Perinçek ve grubunun Gladio-Ergenekon örgütü tarafından finanse edilen günlük Aydınlık gazetesinin, sol-sosyalist hareketin tasfiyecisini bu aşamasındaki ilk icraatlarından biri, illegal TİKB örgütünün yönetici ve etkin kadrolarını kimlik künyeleri, fotoğrafları ve örgüt içindeki görevleriyle deşifre ve teşhir etmek oldu.

1974 Denizli Ziraat Bankası soygunundan sonra yakalanan, 4 milyonluk siyasi banka soygunu davasında çıkarıldığı ilk duruşmada, tuhaf bir şekil de tahliye edilen Doğu Perinçek; bir daha hiç yakalanmadığı için polisteki rumuzu ‘’altın çocuk’’ olan gurup lideri Aktan İncenin, HK dan ayrılışın ardından, örgütün önde gelen kadroları Fatih Öktülmüş, Osman Yoldaşcan, Yaşar Ayaşlı ve ötekiler tarafından örgütten atılmasından sonra Doğu Perinçek ve grubunun, MİT’in verdiği TİKB dosyasını yine verilen perspektif doğrultusunda günlük Aydınlık gazetesinde işleyerek değerlendirilmesi bir başka Gladio operasyonuydu. Bu şekilde Türkiyeli ve Kürdistanlı grup ve örgütlerin erken buluşmasının önüne geçti.

Doğu Perinçek ve grubu TİKB’ye bunları yaparken aynı anda PKK’ye karşıda komplocu saldırganlığını sürdürdü. Şimdi KCK Yürütme Konseyi üyesi olan Mustafa Karasu 78’de, sahte kimlikle yakalandığında gerçek kimliği ile örgütsel-siyasal durumu Aydınlıkçılar tarafından polise bildirildi.    

Doğu Perinçek’in Aydınlık gazetesi, daha sonra İki Bine Doğru dergisi vb. araçlar Gladio-Ergenekon örgütü ve MİT tarafından, devlet içindeki paralel yapılar arasında süren iktidar mücadelesinde teşhir aracı olarak kullanıldı. Doğu Perinçek bu durumu ‘’siyasal cesaret örneği’’ olarak tanımladı(!)

Gladio-Ergenekon örgütünün sol-sosyalist hareket içine yerleştirdiği ajan yapılanma olan Doğu Perinçek ve grubu, 1989-90 sürecinde bu defa Kürt Özgürlük Hareketinin içine sızmakla görevlendirildi. Bu görev doğrultusundan Lübnan-Bekaya giderek, Kürt Halk Önderi ve PKK Genel Başkanı Abdullah Öcalan ile röportaj yapan Doğu Perinçek o süreçte yayınlanmaya başladığı İki Bine Doğru dergisinde, özgürlük hareketine ve önderliğine övgüler yağdırdı. Doğu Perinçek Özgürlük Hareketinin içine sızmak amacıyla, sayın Öcalan dan DEP Millet Vekili olabilmek için destek ve onay istedi. Sayın Öcalan da ona: ‘’git kendini halka kanıtla, onun onayınla vekil ol’’ dediği PKK kaynaklarında yayınlanmıştı.

Aynı süreçte Kürt Özgürlük Hareketinin içine ‘’ bacanak sızdırması’’ olarak giriş yapmak isteyen Yalçın Küçük’ün ‘’Toplumsal Kurtuluş’’ dergisi ile Doğu Perinçek’in İki Bine Doğru dergisi, Kürt Özgürlük Hareketine ve Önderliğine yaranabilmek için adeta birbiriyle yarıştılar. Her ikisinin de ne mal olduklarını çok iyi bilen Kürt Özgürlük Hareketinin Önderi Abdullah Öcalan, bu iki ajandan azami düzeyde yararlanarak, onları Özgürlük Hareketine hizmet ettirdi.

Gladio-Ergenekon örgütü, Özgürlük Hareketinin içine sızdırmak istediği bu kaşarlanmış elemanlarının Öcalan tarafından kullanılma durumuna düştüklerini görüp anladığında, onlara Özgürlük Hareketine cepheden saldırı talimatı verildi.

Cengiz Çandar, üst düzey bir emniyet mensubuna, Doğu Perinçek için: ‘’bunun durumu nedir?’’ diye sorduğunda; söz konusu üst düzey emniyet amirinin kendisine: ’’Ne olacak, JİTEM’in sözleşmeli ajanıdır.’’ dediğini kamuoyuna açıkladı.

Sonuç olarak Doğu Perinçek, Ergenekon örgütü soruşturması kapsamında 21 Mart 2008 günü yeni Gladio-DAİŞ ürünü olan AKP’nin polisleri tarafından gözaltına alındı ve tutuklandı. Perinçek; devlet içinde gizli terör örgütü kurma, yönetme, zorla hükûmeti ıskata teşebbüs, TC hükûmetine karşı silahlı isyana tahrik, devlete ait açıklanması yasak belgeleri temin etme suçlamasıyla İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmıştır ve 5 Ağustos 2013'te İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından karara bağlanan Gladio-Ergenekon davasında 117 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır. 06. Mart 2014 tarihinde yeni Gladio-DAİŞ AKP’si ile eski Gladio-Ergenekon arasında yapılan gizli anlaşmalar sonucu Gladio-Fetullah’a karşı birlikte hareket etme karşılığında özel bir yasa ile düzenlenen Özel Yetkili Mahkemelerin TBMM kararı ile kaldırılmasının ardından 10 Mart 2014 akşamında tahliye edilmiştir.

 

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info - www.navendalekolin.com

 

Parveke

TAGS(ETIKETLER): DOGU  PERINCEK  KIMDIR    

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.