KDP Pratikleri ile AKP’ye Paralel Politika İzliyor
Röportajlar / 24 Temmuz 2015 Cuma Saat 01:37
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
KANDİL- Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerinde sürdürülen tecrit başta olmak üzere KDP’nin son dönem politikalarını da değerlendiren KCK Başkanlık Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Diyar Xerib, KDP’nin sergilemiş olduğu pratikler ile birlikte AKP’ye paralel politika yürüttüğünü söyledi.

HDP’nin seçim başarısının ardından Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerinde AKP’nin sürdürmüş olduğu tecridi değerlendiren KCK Genel Başkanlık Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Diyar Xerib, tecridin sürdürülmesinin Türkiye’yi Suriye’ye çevireceğini söyledi. KDP’nin son dönem politikalarını da değerlendiren Xerib, KDP’nin sergilemiş olduğu pratikler ile AKP’ye paralel politika yürüttüğünü ifade etti. Şengal’de 3 gerillanın şehit düşmesi olayını da değerlendiren Xerib, olayın olma durumuna bakıldığında bunun provokasyon olduğunu aktararak, bir inceleme başlattıklarını ve KDP’ninde bu incelemede yer alması gerektiğini aktardı. KDP ve ona bağlı olarak ENKS’nişn Rojava politikasının da iflas ettiğinin altını çizen Xerib, KDP’nin Haftanin-Metina arasında Türkiye sınırında yapmak istediği kapı hakkında ise, “ KDP AKP’nin siyasetine araç olmamalı” dedi. Son olarak Parastin Başkanı Mesrur Barzani’nin “PKK Şengal ve Kandil’den çıkmalı” açıklamasına da, “ Gidip halka sorsunlar halk bizi istiyorç Biz burada çok bedel verdikçe Bu nedenle bize saygılı davranmalılar. Bu açıklama çok yanlış bir açıklamadır” ifadelerini kullandı.

 

HDP’nin seçim başarısının ardından AKP, seçim öncesi Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerinde sürdürdüğü tecridi derinleştirdi. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

HDP doğru bir siyaset yürüttüğü için başarılı oldu. Bu projeyi ve siyaseti ortaya çıkaran ise Başkan Apo’ydu. Sol sosyalist güçler ise Başkan Apo’nun bu projesine sahip çıktı ve istenen sonuç ortaya çıktı.  Zaten HDP’nin bazı eksiklikleri olmasaydı daha büyük başarılar da elde edilebilirdi.  Sonuç olarak ortaya çıkan bu sonuç demokrasi istemeyenler için çok iyi bir mesaj oldu. Demokrat kesimler için ise Başkan Apo’nun projesinin hayat bulması büyük bir mutluluk kaynağı oldu.

AKP tecrit ile HDP projesinin önünün kapatmaya çalışıyor

Türkiye’de ulusal, idari, toplumsal, dini, mezhebi ve yönetme sorunu gibi birçok sorun var. Bu nedenle HDP projesi başarılı olmasaydı Türkiye’nin Suriye ve Irak’ın içinde bulunduğu duruma dönebilirdi. Onun için Başkan Apo HDP projesi ile bunların önünü alarak büyük bir mesaj verdi. Bunun için HDP projesi desteklenmeli çünkü, bu proje de AKP’nin projesi gibi tekçi anlayış yok, çoğulcu bir anlayış var. Yani toplumun her kesiminden kimseler kendini bu projede görebiliyor.  HDP projesine katılmayanlar demokrasiyi istemeyenlerdir. Ayrıca Erdoğan’ın yolu Türkiye’yi Suriye ve Irak’ın içinde bulunduğu duruma götürür. AKP’de bunu gördüğü için seçim sonrası kendi projesinin hatasını gördü. Yalnız yanlış bir adım atarak Başkan Apo üzerindeki tecridi derinleştirdi. Şimdi Önder Apo zındanda ve AKP ile Erdoğan bu tecridi derinleştirmek istiyor. Barış ve demokrasi isteyenler ise bunun karşısında mücadele vererek Türkiye’nin demokratikleşmesini istiyorlar. Çünkü bu kesimler şunu iyi biliyor ki Önder Apo üzerindeki tecrittin devam ettirilmesi HDP projesinin önünün kapatılması anlamına geliyor. Yine bu tecrit ile Türkiye’nin tek renkli bir ülke haline getirilmeye çalıştığını iyi biliyorlar.

Tecritte KDP’nin rolünün olmamasını isterdik

KDP’nin bu tecritte rolünün olmamasını isterdik ama maalesef seçim öncesine baktığımızda HDP’ye destek vermedi. Bunun aksine bazen açık bazen de üstü örtülü AKP’ye destek verdi. Bu KDP için iyi olmadı. KDP şayet Kürdistani bir şekilde rol oynamak istiyorsa, Kğrdistani ve demokratik bir şekilde davranmalı.  Türkiye’de demokrasiyi isteyen ve bunun için mücadele edeninde HDP olduğunu çok iyi biliyordu ama buna rağmen bunun tam tersi bir şekilde AKP’ye destek verdi. Seçim sonrası HDP’nin başarısı da bunu bize kanıtladı. AKP bu sonuca şok olurken, KDP’nin Kuzey, Güney ve Batı Kürdistan siyaseti boşa çıktı ve KDP büyük bir kriz içine girdi. AKP Türkiye’de büyük bir kriz yaşarken KDP ise Güney’de bu krizi yaşıyor. Şimdi Güney Kürdistan’da Federal Kürdistan Başkanı Mesut Barzani’nin tekrar başkan olması için bir çaba içine girmişler ama parlementoda bulunan diğer partiler bunu kabul etmiyor. Şayet AKP Türkiye’de başarılı olsaydı Barzani’nin tekrar başkan olması için sürenin uzatılması kaçınılmaz olacaktı. Ama HDP’nin zafer kazanması ile parlementoda bulunan YNK, Goran ve diğerleri bunu kabul etmiyor.

KDP Öcalan’a özgürlük eylemlerini engelleyerek siyasetini belirledi

KDP zaten Iraq ile olan ilişkileri nedeni ile bir kriz içindeydiler, bu nedenle AKP’ye dayandılar. Zaten AKP ile petrol konusunda bir proje için anlaşma yapmışlar. Bu anlaşmaya göre 50 yıl boyunca AKP’ye ucuz petrol verecekler. AKP’nin seçimde yenik düşmesi ile KDP’nin bu projesi alt üst oldu. KDP bunlara rağmen AKP ile paralel siyaset yürütüyor. KDP’nin bahsettiğimiz çok sayıda siyasetinde olduğu gibi Başkan Apo üzerindeki tecrit de bu siyasetlerden biri. Bunu ise şuradan çok iyi anlaya biliriz: Çok sayıda barış ve demokrasi isteyenler Başkan Apo’nun özgürlüğünü istemek için eylem yaparken KDP bu eylemleri engelliyor. Bundan kaç gün önce KNK bürosunu bastılar. Bunlar tesadüf değildir. KCK ile olan ilişkilerini bozuyorlar ve KCK ile PKK’ye Güney Kürdistan’da misafir gibi göstermeye çalışıyorlar. Bunların hepsi gösteriyor ki KDP yanlış bir politika izliyor. Umut ederim ki KDP bunu bilinçli yapmıyor ve bu yanlış anlayıştan dönsün. Şayet bu yanlıştan dönmez ise nasıl ki AKP her geçen gün bitme ile yüz yüze kalıyorsa, KDP’de aynı durum ile yüz yüze kalacak. Şayet iyi bir siyaset yürütmek istiyorsa Kürt sorununun çözümü için çabalamalı ve doğru bir siyaset yürütmeli.

 

Parastin Başkanı Mesrur Barzani’nin “PKK sadece Şengal’den değil, Kandil’den de çıkmalı” açıklamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Mesrur Barzani’nin vermiş olduğu bu açıklamayı Federal Kürdistan Başbakanı Neçirvan Barzani’de yapmış olduğu bir açıklama ile doğruladı. Bu da AKP ile paralel siyaset yürüttüklerini gösteriyor. AKP ne yapıyor. KCK’nin güçlü bir siyasi parti olmasını istemiyor ve Başkan Apo ile görüşmelere müdahale etti. Kuzey ve Batı Kürdistan’da alınan büyük başarılar PKK’ye olan terörist bakış açısını değiştirdi. AKP ise PKK’nin legal olmasının önünü almak isterken, KDP’de buna hizmet ediyor. 

Halk PKK’nin güneyden çıkmasını istemiyor

Diğer taraftan ise KDP korkuyor, çünkü güney halkı PKK’nin güneyde bulunmasını ve daha aktif iş yapmasını istiyor. KDP’de bundan korkuyor ve “PKK güneyde aktif iş yaparsa benim etkim azalır” diye düşünüyor. Bu bakış açısı bize göre yanlıştır. KDP’de gidip Kuzey’de çalışabilir. Orada gizli değil, açık çalışsın rahat olsun. Biz buna karşı değiliz. Yalnız orda ulusal, demokratik ve Kürt halkı için çalışma yapsın. Ulusal direnişi öne çıkarsın. Şimdi biz güneyde onların parasını yemek için bulunmuyoruz, keza kimsenin de parasını yememişiz, biz Kürt halkına fedakârlık yapmak için oradayız. Biz yıllardır Kandil Dağlarını savunuyoruz. Onlar kendisi, “ Şayet siz olmasaydınız buralar terörist dolardı, katliam yapan kimseler ile dolardı” diyor. Biz Kerkük, Şengal, Maxmur ve Celawle’de çok sayıda şehit verdik. Bu nedenle bizlere doğru yaklaşıp, şehitlerimize anlam verip, saygı göstermeleri gerekir.

Barzani’nin açıklaması yanlıştır

Biz şimdiye kadar otak bir komutanlık oluştursun istiyoruz ve bunun için ne gerekiyorsa yapmaya hazırız. Barzani’nin bu açıklaması yanlıştı, zaten çok sayıda parti ve STK’lar da buna tepki gösterdi. KDP’nin kendisi gitsin halka sorsun, bakalım halk PKK’yi istiyormu istemiyor mu? Ben kendim Kerkük, Şengal ve Maxmur tarafına gittim. Oradaki peşmergeler bile bize, “PKK’liler buradan giderse biz sıkıntı yaşarız” dediler. Bu nedenle KDP parti aklı ile davranmamalı, aksi durumda kendisi zarar görür.

 

Parveke

TAGS(ETIKETLER): KDP  Pratikleri  ile  AKP  ye  Paralel  Politika  Izliyor  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.