KATLİAM
Okuyucudan / 22 Temmuz 2015 Çarşamba Saat 10:44
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
19 Temmuz Rojava Devrimini AKP hiçbir zaman hazmedemedi. Bunun için kapılarını sonuna kadar DAİŞ’e açtı. HDP açıkça DAİŞ’e hedef gösterildi. Secim sonrası kazanan HDP olunca AKP’nin açık düşmanlığı öne çıktı

HDP Seçim sonrasında da çözüm sürecinde ısrar ediyor. Seçim öncesi dillendirdiği “Yeni Yaşam” projesinden vazgeçmiş değil. HDP Türkiye’nin savaş konseptine girmesinin önünü almaya çalıştıkça. Türkiye’de savaşa davet artıyor. Siyasal süreçten yana olmayan AKP hükümeti Çözüm dendikçe savaş çığırtkanlığı yapıyor. Kanlı sahneler hazırlıyor dün Suruç’ta yaşanan olaylar salt DAİŞ vahşeti ile izah edilemez. Bu vahşete yardım yataklık eden AKP siyaseti bu günleri hazırladı.

Aynı zamanda seçimler sonrası gündem koalisyon olurken, koalisyona da dürüst yaklaşmayan AKP hükümeti, yeni bir hükümet oluşturmak için yeni koalisyon arayışlarında olurken arayışlarında’ da samimi değil. Samimi olsa çözüm sürecini tıkayan AKP hükümetidir. HDP Çözüm sürecini tıkamadı. Ama HDP’ yi hiçbir zaman siyasal bir parti olarak görmediği için HDP ile her oturumda PKK’nin silah bırakma çağrısını yaptırmaya çalışıyor. Silah bırakılıp bırakılmayacağı kararını HDP verecek durumda değil bunun muhatabı Sayın Öcalan olmaktadır. Çözüm sürecinin gelişmesini istiyorsan muhatap İmralı Cezaevinde olmaktadır. Bunun içinde Sayın Öcalan’ın çözüm deklarasyonu bilinmektedir.

Çözüm sürecinin mimarı ile de diyaloğu sürdürülür koparılmazdı.  Ama önderliğe karşı tecrit devam etmektedir. Gerçekleşen diyaloglar da yok farz edildi cumhurbaşkanı nezdinde

Suruç’ta gelişen katliamdan bile pay çıkaran AKP parti PKK ile DAİŞİ aynılaştıran terörist benzetmeleri ve teröre karşı ortak deklarasyon çağrısı ile çok ciddiyetsiz bir açıklama yapmaktadır Davutoğlu. HDP’yi kendince bu katliamlarla korkutma, terbiye etmeye kendince teslimiyetçi siyasetine çekmeye çalışıyor. AKP’nin samimiyetsiz yaklaşımlarına karşı PKK nasıl silah bıraka bilir. Hele, hele yanı başımızda İŞİD gibi bir vahşet dururken. Ve kendi vatandaşını bile korumayan devlet dururken PKK kaderini başkalarının eline bırakamaz. AKP bu noktada sadece kendini kandırıyor. Ortak çözüm anlayışı olmadan silah bırakılmaz.

 Çözüm sürecini tıkayan AKP Kürdistan’ın çeşitli bölgelerinde operasyonlar geliştiriyor. Kürdistanı ateşe veriyor. Bununla da sınırlı kalmayıp Rojava sınırları üzerinde Tempon bölgelerini oluşturmaya yönelik girişimler içinde DAİŞ’ e karşı mevzilenmeyen AKP hükümeti PYD karşı mevzilendi sınıra asker yığdı. DAİŞ’ bir tehdit değildi. Türkiye toprakları için PYD’yi daha büyük bir tehdit olarak gördü AKP hükümeti.

19 Temmuz Rojava Devrimini AKP hiçbir zaman hazmedemedi. Bunun için kapılarını sonuna kadar DAİŞ’e açtı. HDP açıkça DAİŞ’e hedef gösterildi. Secim sonrası kazanan HDP olunca AKP’nin açık düşmanlığı öne çıktı.  

  DAİŞ gibi bir vahşetin karşısında direnişiyle birlikte özgürlük alanlarını yaratan Kürt halkına karşı, faşist Türk milliyetçi, dinci yapıları geliştiriliyor. Bölgede kaostan yararlanan faşist zihniyetler kabusu ülkelerine davet ediyor. Kaldı ki kaç sefer bu belgelenerek kamuoyuna yansıdı. Bunun bir tedbiri geliştirildi mi? Geliştirilmedi niye geliştirilsin ki DAİŞİ sadece Kürt halkı ile savaşı var AKP zihniyetine göre.  Türkiye’nin bundan etkilenmeyeceği noktasında hem fikir olmasalar DAİŞ’e cephane, erzak, ilaç, eğitim alanları sağlamazdı.

DAİŞ Türkiye sokaklarında rahat hareket etti. Her türlü ihtiyacını Türkiye’ de karşılıyordu. Hatta kaç ana çocuğunun DAİŞ’e gitmemesi için devlet kapısına gitmesine rağmen Devlet ne kadar bu anaları dinledi. DAİŞ yapılanması önüne geçti. Gündemine bile almadı. Düşmanımın düşmanı benim dostum anlayışını sürdürdü. 

Türkiye sınırlarını rahat kendine mekân tutan DAİŞ çetelerine karşı hiçbir tedbir geliştirmedi AKP hükümeti, sınırda ekmek peşinde koşan insanlara kurşun sıkarken DAİŞ’in geçişlerini kolaylaştırdı. DAİŞ faaliyetlerinin önünü almadı. Bu gün 20.07.15 gelişen katliam, katliamda yaşamını yitiren gençlerin ölümünde AKP DAİŞ İşbirliği ile geliştirilmiştir. ROJAVA devrimine tahammülsüz olan Türkiye, Türkiye sınırlarını sonuna kadar DAİŞ’e açmıştır. Bu saldırılar ilkte değil. Diyarbakır Mitinginde gerçekleşen patlamada bu hazımsızlığın sonucu gelişmedi mi? DAİŞ Saldırıları Türkiye’nin başka yerlerinde de faaliyetlerini derinleştirerek geliştiriyor.  DAİŞ’in sınırları aşmasının Önünü Tempon bölge ile aşamaz artık, Tempon bölge sadece ezilen halkları zorlar.  Ambargoyu derinleştirir. Bölge halklarını karşı, karşıya getirir. Ama DAİŞ vahşetinin önünü almaz. DAİŞ’i sınırlarda bir zat devlet yetkilileri askerleri geçiriyor? . DAİŞ’in geçmesini önünü almak isten yine sivil toplum değil miydi? . Kaç sefer DAİŞ’İ tuttu devlete teslim etti. Devlet yine onları serbest bırakmadı mı? .  AKP hükümeti Kürt düşmanlığı sonucu DAİŞ gibi bir vahşete sınırsız kucak açtı. Günlük DAİŞİ Besleyen işbirliği faaliyetini silah, erzak, ilaç vb. ihtiyaçlarını da bir zat karşılar konumda yer aldı. Hatta DAİŞ eğitim alanları oluşturuldu Antep, Hatay da eğitim kampları bu kamplar AKP onayı ile oluşturuldu.

Ezilenlerin sosyalist partisinin demokratik gençlik bileşimi, Kobanê’ye destek olma İnşa çalışmalarına katkı sunmak için Suruç’tan basın açıklaması yapmak için bir araya geldiğinde yaşanan büyük katliam açığa çıktı. 32 genç, 32 gelecek yaşamını yitirdi. Yüzlerce insanda yaralandı. Türkiye halklarında oluşan demokratik sosyalist gençliğin kayıtsız kalamadığı savaşa karşı Biz sırtımızı KOBANİ yaslıyoruz demek için gittiği Suruç Kobanê sınırında yaşamlarında oldular. 

Devlet artık kendi halkını savunamıyor. Türk ‘iye halkları her an DAİŞ tehdidi altında Türkiye halklarına da bu vahşet uzak olmadığı, yakın olduğu da bu olayla birlikte açığa çıktı. Halkların el ele, omuz omuza verme vakti gelmiştir. Biz halkların açısını devletle izah edemeyiz. Halkın vicdanı devlet vicdanında daha büyük ve değerli olmaktadır.  Türkiye halkları olarak açılarımız ortak geleceğimizi karanlığa gömmeyelim. Geleceğimiz gençliktir. Yaşamını yitiren gençlere sahiplenmek geleceği sahiplenmektir. Etnik yapımız ne olursa olsun yaşanan açılar ortaktır. Devrimci sosyalist gençliğin yaşadığı açılar unutulamayacak açılardır. Buna sahiplenmek insanlığa sahiplenmek olacaktır.

Bu katliam sonrası AKP yetkileri timsah gözyaşları döküyor katliamı kınıyor.  Katliamı yaratanlar şimdi terörün her türlüsünü kınıyor. Bu ne kadar samimi 19 Temmuz devrimine tahammül edemeyen AKP hükümeti DAİŞ Vahşetine kapı aralarken sınırların ötesinde de 19 Temmuzunu selamlayan gençlere tahammül edemedi.

Bu savaş halkların savaşı, Türkiye ve Kobanê arasında fark yok. DAİŞ gibi bir vahşet her an her canı alabilecek bir konumdadır. Bu vahşete kayıtsız kalmayan demokratik gençliğe karşıda katliamla karşılık verildi.   Türkiye halklarıyla asırlardır birlikteyiz. Biz bu birliktelikle vaaz geçemeyiz de ortak kader birlikteliklerimiz bu topraklarda gelişti gelişecekte. Yaşanan açılar sadece Kürt halkının açıcı değil tüm demokratik halkların açıcı olmaktadır. Bu katliamda hesapsız kalmayacak hesabı sorulacaktır.

 Zin MARAŞ

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info - www.navendalekolin.com

 

Parveke

TAGS(ETIKETLER): KATLIAM  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.