“SOSYAL” HİZMETLERDEKİ VAKALAR
Kadın / 02 Temmuz 2015 Perşembe Saat 05:29
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Türkiye'de son yıllarda artış gösteren kadın cinayetleri, tecavüz, aile işi şiddet ve ensest ilişkiler gün geçtikçe artış göstermektedir. Bu gelişen vakalarda mağdurların büyük çoğunluğu kendi katil ve tecavüzcüsü tanıyor

   Bilindiği üzere Türkiye'de son yıllarda artış gösteren kadın cinayetleri,  tecavüz, aile işi şiddet ve ensest ilişkiler gün geçtikçe artış göstermektedir. Bu gelişen vakalarda mağdurların büyük çoğunluğu kendi katil ve tecavüzcüsü tanıyor. Babası, abisi, öğretmeni, komşusu katili-tecavüzcüsü oluyor. Sistemin Kadına dönük doğru ahlaki politik yaklaşımı olmadığı gibi kadına dönük gelişen saldırılarda sosyal, psikolojik yardımlarda sunulmuyor.

 Bu durumlara mağdur kalanlar teşhir edilip ötekileşiyor-horlanıyor. Sistemin kadını yasal ana yasal hakları daha pozitif ayrımcılıkla ele alması gerekirken yalnızlaştırması gelişiyor. Hele hele ki yaşı 18 altı olan çocuk yaştaki genç kadınlara özel yasal koruma alanları yaratılması kaçınılmazken. İradesi dışında gelişen hamilelik durumlarında istenmeyen bir bebeği dünyaya getirmesini zorunlu kılan haller ortaya çıkıyor.  Doğuran daha çocuk, doğurduğu çocuğa sahiplenecek durumda olmadığı gibi. Birde tecavüzle gelişen utancını da ömür boyu unutmamak için hayatına dâhil etmesi oluyor. Doğan çocuğa da doğacak çocuğa da haksızlık olur.

  Bu durumlar Batman, Şırnak, Siirt, Hakkâri de verilen sosyal hizmetlerde ortaya çıkıyor. Devletinde özel politikası sonucu geliştiriliyor. Kürt toplumu bu tür vakalara kendi içinde izin vermeyen bir toplumdu ahlaki değerleri öndeydi. Bu gün geliştirilen yöntemlerle toplumsal ahlakı da ortada kaldırılıyor. Anne sözde koruma altına alınıyor. Doğan çocuklarda yetim hanelere gönderiliyor. Kürtlerde bu tür vakalara ahlaki değerleri izin vermediği gibi bu tür olaylar yok denecek kadar azdı. Sistem hastalıkları Kürdistani topluluklara da girmiş durumdadır. Bu tür vakalar toplumsal duyarlılıkla aşıla bilir. Yetim hane ve sosyal hizmetler sadece göstermelik alan olmaktadır.

 Görüldüğü gibi devlet hastanelerinde Sistem bu tür olayların artışında ciddi etkilere sahip oluyor. Söz de koruma altına alınan çocuklar yaşadığı tecavüz vakaların da Sosyal hizmetler yardımcı olacağına tecavüz sonucu oluşan gebeliklerini sonlandırılmıyor.

 En son karşı karşıya kaldığımız vaka Sabiha, 9 yaşında abisi tarafından tecavüze uğrayıp hamile kalan genç bir kadın. Bu çocuğun yaşı ve karşı karşıya kaldığı travmalar göz önünde bulundurulmaksızın gebeliği sonlandırılmamış ve doğurmak mecburiyetinde bırakılmış. Gerekçe olarak gebelik ayının büyük olması ortaya konmuş. Sosyal hizmetlere gelen ve doğum yapmak zorunda bırakılan çocukların yaş ortalaması 9-16.  Birçoğuna DNA testi yapılırken sonuç her hangi bir şeyi değiştirmiyor. 9 yaşında abisi tarafından tecavüze uğrayan Sabiha’nın abisi için verilen karar akli dengesinin yerinde olmamasından kaynaklı ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde cezasının çekip tedavisinin yapılması yönünde olmuş.

Cansu Kaya cinayeti daha dün yaşanmışken birde diri, diri ölümden ağır yaptırımlara tabi tutulan çocukl anneler ortaya çıkıyor. Bu anneler ömür boyu toplumda ötekileşmeye mağdur kalacaklar.

Bu çocuklara da Ferideleri koruyan duyarlılık gerekiyor.

Bu durumlar sonucunda dünyaya gelen bebeklerin her hangi bir kaydı söz konusu olmadan farklı illerde ki yetiştirme yurtlarına gönderildiklerini tespit edildi. Bebeğin nasıl dünyaya geldiği, nereden geldiğinin kaydı yapılmıyor. Sosyal hizmet çalışanları sisteme tam itaatkârlardan seçiliyor.  Aynı zaman da rehabilitasyonun da yapılması gereken bu kurumlar da çalışan kadınların eğitimsiz ve tamamen sistem kulu, kölesi olduğu gözleniyor. Nitekim 9 yaşında ki Sabiha ya eşlik ederek gelen Evin ŞEKERCİ adlı çalışanın ‘’ devlet her tür imkânı sağlıyor bu kızlar olmuyor ‘’ cümlesi birçok şeye cevap olabiliyor.

      Yine aldığımız bilgilere bakılacak olursa hala doğum yapmayı bekleyen yaş ortalamaları 10-16 olan 6 çocuk var. Bu çocuklar doğum için getirildikleri hastaneler de tamamen teşhir ediliyor. Doktordan güvenlik görevlisine, Temizlik personelinden, bilgi işlemcisine kadar her kes çocuğun maruz kaldığı şeyleri bilip bu doğrultuda sorgulamalar yapıyor. Çocuğa tamamen suçluymuş gibi davranılıyor.

   Tecavüze uğrayan bütün kadınların yaş gurubuna bakılmaksızın tecavüzcüsü kim olursa olsun ilk bir hafta da yapılması gerekenler şunlardır. Kadına BetaHCG dediğimiz kan testi yapılır ve gebe olup olmadığı öğrenilir pozitif çıkan gebelik sonlandırılır. Geç haberdar olunan tecavüz vakalarında ise testler ve ultrason sonucunda gebelik yine sonlandırılır.

Burada karşı karşıya kaldığımız şey tamamen gebeliğin haftasına bakılmaksızın bu çocukların tecavüzcüsünün bebeğini doğurmak mecburiyetinde bırakılmasıdır.  Yasalara göre 10 haftaya kadar yapılmasında bir engel olmayan kürtaja gizli bir yasaklama getirilmiş durumda. Bu yasaklama özelde devlet hastanelerinde kendini gösteriyor. Fakir çaresiz kadınlar sığındığı hastanelerde istemeyerek verilen hükme tabi oluyor, çocuk doğurmak mecburiyetinde bırakılıyorlar. Doğuranda, doğanda bu durumda mağdur sahipsiz kalıyor.

Devletin Tecavüz sonucu dünyaya gelen bu bebeklerin üzerine ne gibi bir yatırımı var, bu bebekler nasıl yetiştirilecek. Toplumsal deyimle meçhul çocuk ömür boyu kendisini eksik, terk edilmiş bebek olarak görecek ve toplumsallaşamayacaktır. Bu durumda dünyaya gelen çocuğa da yazık değil mi.  Annesini ve babasını hiç bilemeyecek. Bir aile olgusu olmayacak olsa olsa sadece asker olur bu çocuklarda.   Bunun yanı sıra sisteme tam entegre olmuş köleleştirilmiş ve kendi özüne düşmanlaştırılmış bireyler yetiştirilmesi söz konusu olacaktır bu demektir.

 

ZİN MARAŞ

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info - www.navendalekolin.com

 

Parveke

TAGS(ETIKETLER):  SOSYAL  HIZMETLERDEKI  VAKALAR  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.