BİR İLKE İMZA ATMAK…
Kadın / 31 Mayıs 2015 Pazar Saat 02:12
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Yüzden fazla kadın beş gün boyunca dünya tarihinde bir ilke imza atarak kadın bilimini, onun teorisini, yol ve yöntemlerini tartıştılar. Jineoloji kendisini nasıl kurumlaştıracak, neleri oluşturması, nelere katkı sunması gerekiyor, neyi düzeltmesi, neyi daha fazla güçlendirmesi, daha fazla önünü açması gerekiyor üzerinden tartışmalar oldu

Baharın en güzel demlerinden olan mayıs ayında gerçekleşti ilk jineoloji konferansı. Dört yıllık tartışmaların, emeğin, çalışmaların ve çabanın meyvesi oldu bu konferans. O yüzden beş günlük dolu dolu tartışma ve yoğunlaşma atmosferine katılan herkes heyecanlı, ilgili, beklentili ve aktifti. Daha öncesinden kongre ve konferanslarda oldukça deneyimli olan böylesi bir bileşim için ilk defa bir bilim, hele de kadın bilimi konferansı yapmak apayrı duygular yaşattı. Jineolojinin ruhu, karakteri, kapsamı konferansa damgasını vurdu. İlk defa bir ilk gerçekleşti bu konferans ile. Yüzden fazla kadın beş gün boyunca dünya tarihinde bir ilke imza atarak kadın bilimini, onun teorisini, yol ve yöntemlerini tartıştılar. Jineoloji kendisini nasıl kurumlaştıracak, neleri oluşturması, nelere katkı sunması gerekiyor, neyi düzeltmesi, neyi daha fazla güçlendirmesi, daha fazla önünü açması gerekiyor üzerinden tartışmalar oldu. Yine kırk yıllık mücadele deneyimimiz ve birikimimizi daha öteye nasıl taşıyacak ve elbette ki başta Ortadoğu olmak üzere dünya kadınları jineoloji ile nasıl tanışacak ve bağ kuracak üzerinden oldu tartışmalar. Beş gün boyunca düşünceler aktı ortama, ortaklaştı ve kararlaştı. Elbette ki jineolojinin gelişimi ve derinleştirilmesi için çalışmalar boyutunda önemli kararlaşmalar yaşandı. Zaten konferansın en temel hedefi jineolojinin somut alanlar üzerinden örgütlendirilmesi, jineolojik çalışma tarzı ve örgütlenmesinin oluşturulmasıydı ve konferans bu amaca hayat verdi, şekillendirdi, ete kemiğe büründürdü. Jineoloji konferansı açısından en önemli başarılardan bir tanesi de, bu kadar yoğun bir tartışma atmosferi ile ortak görüşler yakalanarak jineoloji çalışmalarına bir yol haritası çıkarmak oldu. Peyderpey neler yapılmalı ve temel ihtiyaçlar nelerdir üzerine bir çalışma planlaması, daha doğrusu stratejisi oldu. Yedi yıllık zaman dilimi içinde jineoloji çalışmaları açısından bu kadar somut ve net planlamalar çıkarmak, bu temelde jineolojinin kimlik kazanmasını sağlamak hepimizde büyük bir iddiayı oluştururken, iddialarımızın sağlam temellere dayanması moral-motivasyonumuzu, çalışma şevkimizi daha da arttırdı. 

Aslında söylenmesi gereken, anlatılması gereken çok şey var jineoloji konferansına dair. Duyguların ve düşüncelerin iç içe geçtiği, kadın aklının ve emeğinin kendine has yanının bilime büyük bir çıkış yaptırması olarak da değerlendirebiliriz. Elbette ki bunun iddialı bir değerlendirme olduğunun farkındaydık hepimiz ve bu konferansı yapış amacımız da bu iddiayı hayata geçirmek idi. Bizler yani kadınlar hiçbir kalıba girmeden, mevcut dogmalardan uzak, farklılıklara açık bir şekilde tartıştık her şeyi. Kadınlar olarak mevcut bilme yapılarının, kurumlarının toplumu ne hale getirdiği, pozitivist bilimlerin aklı nasıl dumura uğrattığını, bunu da en çok kadın aklı üzerinden yapmaya çalıştığının eleştirisi koyduk. Sadece eleştirmek değildi elbette amacımız, buna karşı jineolojiyi bir alternatif olarak hangi temeller üzerinden oluşturuyoruz ve bunun yolunu, yöntemini nasıl somutlaştırıyoruz konusunda da bir çok tartışma yürüttük. Bu tartışmaların önümüzdeki günlerde, süreçlerde toplumsal anlamda da yankı uyandıracağı iddiası damgasını vurdu tartışmalara. Konferans açısından en önemli tartışma gündemlerinden bir tanesi de büyük bir emek, yoğunlaşma ve çaba ile hazırlanmış olan jineoloji broşürü oldu. Kadın dili dediğimiz şiirsel ve edebi bir dilin motifleri ile akademik ve bilimsel dilin, tespitlerin iç içe geçmiş, aslında bedenleşmiş üslubu ile kaleme alındı broşür. Dinleyende jineolojinin ne olduğuna dönük daha da büyük bir merak oluşturan, ilgiyle takip ettiren, insanı kendisi ile alıp götüren, düşüncelere aktıran, ilklerin bol olduğu akıcı bir materyal olmuştu broşür. Bu broşür jineolojinin tanıtımı açısından önemli bir belge konferansa sunuldu ve bütün konferans delegasyonu oldukça büyük bir heyecan ile merak ile okudu broşürü. Değerlendirme yapan her arkadaş verilen emeği ve çabayı kutladı, broşürde yer alan bir çok tespitin doğruluğu konusunda görüş belirtti ve aynı zamanda daha da güçlendirilmesi gereken noktalara kendi görüşleri ile güç kattı. Bu açıdan bu kadar kalabalık bir bileşim ile bir bilimin kendini tanıtan, akıllarda soru işareti olarak kalan -özellikle de “neden jineoloji” sorusu açısından- konuları üzerine önemli bir tartışma yürütüldü. Yani şu olmadı; bir gurup kadın oturup, tartışıp, sonra da yazıp, kimseden görüş almadan işte jineoloji budur ve herkes de böyle bilecek demedi. Bir grup kadın oturdu, tartıştı, bunu yazıya döktü ve sonrasında bunu bir konferansa sundu ve o konferansın ortak görüşleri ile bilgiler, yoğunlaşmalar daha da pekişti ve genelleşti. Jineoloji broşürü böyle önemli aşamalardan ve tartışmalardan geçti, yani jineoloji broşürü konferansa katılan herkese mal oldu, ortaklaştı ve topluma açılım ile toplumla ortaklaşma iddiasına sahip oldu. Kadın biliminin en büyük farkı bu konferansta bu bir de böyle açığa çıktı.

Jineoloji konferansına içeriğinin dışında ayrıca farklı bir hava katan bir yan da biraz tesadüfen de olsa konferansın yapıldığı yer oldu. Hayat nelere kadirdir ki ve dünyada ne kadar güzel tesadüfler vardır ki, konferans tam da kendine yaraşır bir mekanda oldu. Köylü halkın İştar kayalıkları dediği, İştar’ın tapınağı olarak bilenen, bakınca gerçekten de bir tapınağa benzeyen küçük bir sırtın eteklerinde oldu. Hepimizde ne güzel bir tesadüf dedirten bir durumdu. Hatta konferans esnasında bazı arkadaşlar konuşmalarında da bu gerçeği dile getirdiler. Kadın aklı ve ruhu böyle bir şey demek ki. İştar’ın kızları olan bizler İştar tanrıçamızın tapınağı olan, tanrıça inancının yaşanmış olduğu bir yerde yaptık ilk kadın bilimi konferansını. Tarih kadın lehine, kadın özgürlüğü için tekerrür etti bu sefer. Bin yıllar önce kadınların kendi yaşamlarını, sistemlerini, inançlarını, ekonomilerini, özgür eş yaşamlarını, eğitimlerini, kimliklerini oluşturdukları bir yerde, bundan bin yıllar sonra kadınlar yine o aynı yerde aynı konular üzerine tartışmalar yaparak, nasıl yaşamsallaştırılabilir üzerinden kararlar aldılar ve iddialarını ortaya koydular. Tanrıçalarımızı yeniden nasıl çağdaşlaştırabiliriz, nasıl somutlaştırabiliriz üzerinden tartışmalar yürüttüler. Jineoloji bu anlamda hem tarihsel hem de güncel olarak yine bir fark yarattı. Kendi özüne yaraşan, kendi kimliğini açığa çıkartan bir mekanda vücut buldu, dile geldi ve dünyaya açılım yapma stratejisini çizdi. İştar’ın huzurunda, onun kanatları arasında olmak, her araya çıkışımızda onun görkemli mabedi ile karşılaşmak hepimize farklı duygular yarattı. Heyecanımıza daha fazla heyecan katarak güçlü ve özgür tanrıçamızı yüreklerimizde hissettirdi.

Bu güzel birliktelik, bu güzel farkındalık jineolojinin ne kadar sağlam temeller üzerinden inşa edildiğini kanıtladı, tüm zorluklara ve karşımıza çıkacak engellere rağmen jineolojik bakış açısı ve yaşamın inşası için iddiamızı öncesine oranla daha güçlendirdi. İştar’ın memleketinde, onun mirası üzerinden yapılan jineolojinin ilk konferansı ile tüm kadınlar adına büyük ve görkemli bir çıkış yapıldı. İştar’ın doğduğu ve binyıllarca özgürce yaşadığı bu toprakların hakikatini, sesini ve bizden beklentisini en iyi ifade eden, umut ve coşku dolu bir çıkış oldu bu konferans...

Armanc Sarya

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info

  

Parveke

TAGS(ETIKETLER): BIR  ILKE  IMZA  ATMAK    

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.