KADINLIĞIMIZ VE EMEĞİMİZ ÜZERİNDE KİMSE HESAP YAPMAMALI!
Kadın / 08 Ocak 2015 Perşembe Saat 14:52
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto


Derya sonsuz derinlikleri anlatır. Sonsuz derinliklerde milyonlarca canlılara analık eder. Dünyamızda insanlar birçok yere el attı değiştirmeye çalıştılar, kendine göre yeniden şekillendirdiler. İnsanlığın uzanmadığı yer kalmadı, yer altı yer üstü her yerde insan izini bulmak mümkündür. Eskide de insanlar toprağı kullanıyordu. Ama yanındakiyle birlikte diğer canlılara da yer açıyordu.  Günümüz insanı sadece beğendiği kontrollü canlılara, hayvanlara kendi yanında yer açıyor. Faydalı olan hayvanları besler duruma gelmişiz. Diğer canlıların yok oluşu görmezden geliyor. Onların yaşam alanlarını kurutuyoruz.  Bu insafsız zihniyet doğa sömürüsü ile sınırlı kalmıyor. İnsan arasına da fark koyuyor.

Kadınla erkeğin eşitliğini önemsemeyen gereksiz gören zihniyet öyle hâkim ki Türkiye cumhurbaşkanı bile bunu rahatça dile getire biliyor. Buna karşı ciddi bir tepki gelişmiyor. Ne kadın kitlesinde nede kamuoyunda ‘kadın erkeğe eşit olamaz’ zihniyeti kendisini gizleme gereği görmüyor. Kadını dört duvar arasında sıkıştırmak için önce üç çocuk talebi, şimdi dört oldu.  Buda yetmedi kadının en büyük kariyeri anneliktir diyerek kadını ev hapsinde tutmak için şimdide AKP devletinin Sağlık bakanı Mehmet Müezzinoğlu, kadının analığını yücelterek yapmaya çalışıyor. Kadın için annelik başka bir olgu ne kariyerle ne başka şeyle sınanamaz. Erkek kariyer edinirken babalık vasıflarını yerine getirmiyor mu, baba olmuyor mu? Ya da babalık kariyerinin önüne geçiyor mu? Kadın içinde bu neden olmasın. Kadını yücelttiğini sanırken anayı çocuğunda yabancılaştırıyorlar. Analık bir meslek olamaz, meslek analık olamaz. Olursa eğer o zaman ‘kadın sadece doğurmak için gereklidir’ mantığı öne çıkıyor demek ki..!  Evet bu olsa gerek.

Kadın birilerine göre siyasetten, kariyerden, yaşamdan ne anlar. Erkek verdiği kadar kadın yaşar. Erkeğinin kadını olur. Kendi başına hiçbir şeydir. Bu yaklaşımlara karşı kadınların ciddi bir tepkisi gelişmiyor. Alışılmış erkek talepleri kendine ortam yaratırken birçok kadın gülüp geçe biliyor. Bunları bir anlayış, bir yaklaşım olarak görmediği için kendini savunma, koruma alanları da yaratamıyorlar. Bundandır ki kadın doğarken doğuşlarımıza pişman oluyoruz.  Hz. Muhammed’in eşi Ayşen in söylemini kaç kadın söylememiş acaba “kız doğacağıma taş doğsam”, yâda erkeğe imrenerek “keşke erkek olsam” diyen kadın az değil. Kadın olarak bu dünyada yaşam alanlarımız olmadığı için hep bir öteki olma istemi insanda gelişiyor. Ya da biraz eli ayağı tutan kadın kendini erkekle kıyaslıyor, erkekle kariyer alanında yarışa girişiyor. Ama yine kendisi değil, kendi emeğini başka bir sıfatta ispatlama derdinde. Kadın emeği yaratılırken bile modeli, ideali sanki hep erkek olmak zorundadır.  Kadın kendini kadından aramaz oldu. Kadının yaratıcılığı, kadının estetik anlayışı, kadının yaşam bicimi bile hep erkeğe göre uyarlanma çabası içinde. Görünen o ki güdümlü erkeğin kadını tiplemesi yaratılmaya çalışıldı.  Sağlıklı bir toplumun gelişimini engellemek için kadını kendi kontrollünde tutmak önemli olmaktadır. Bu zihniyeti aşmak için kadın kendi olabilmesi gerekiyor.

Kadın bakış açısını yaratmazsa kadın erkeğin gölgesinde kalır. Bu erkeğinde sağlıklı geliştiği anlamına gelmiyor. Kadının topluma eksik katılımı insanlığın eksik gelişimine yol açıyor.  Özgür olmayan kadının doğan çocukları da köle doğar. Kölelerinde mutlak efendisi olmak, efendisini benimsek durumundadır. Her özgür erkeğin bir köle kadında doğduğunun farkında olması, eksik insan olmanın eziklik psikolojisi hâkim kılacaktır. Ondandır ki erkek Kendisi ve çevresiyle barışık olmaktan ziyade kendini savunma, yaratma, özgürleştirme adına sürekli saldırı psikolojisi baskın geliyor. Kadın cinayetleri neden bu kadar yoğun? Taciz, tecavüz zihniyeti niye bu kadar hâkim erkeği aşan kadına tahammülsüzlükten olmasın. Kadını kendine eşit görmediği için ona yaşam alanını gerekli görmüyor. Erkeğin Kadını erkeğin arkasında yürümeli, Erkeğin kendini iyi hissetmesi için kadın kulluğu gereklidir bu zihniyet göre. Kadında bir adım önde, ilerden olmak ondan rahatlama psikolojisini geliştiriyor. Bundandır ki, erkeğe hizmete hazır olan kadın makul kadın oluyor. Kadın itirazsız erkeğinin ağzının içine bakmalı, taleplerini karşılamalı.  Erkeğe hizmete hazır olmayan kadın, kadın değildir erkeğe göre.

 Biz kadınların isyanları hep sessiz; asırlardır böyle devam etti. Artık bu zihniyetleri aşmamız için önce kadınlık nedir? Kadın nasıl yaşamalı, kadın ideal ve hayalleri nasıl kendisinin olmalı? sorularını kendimize sormak ve cevaplarımızı bulmamız gerekiyor. Özgürlüğümüzü ideallerimizle yaratmalıyız. Her kadın derya kadar büyük duygu düşüncelere hakim iken niye kendisi olamasın. Bizim üzerimizde siyasetçilerin emellerini aşmak için ne istediğimizi bilmemiz önemlidir. Kadın yaşamsa bu yaşamı kendimiz oluşturacağız ve özgür yaşamak için demokratik toplum alanlarında kendimizi yaratmamız gerekiyor. Kadının söz hakkı kendinin olmalı. Kadının anneliği üzerinde hesaplar birilerine göre değil, Kadın iradesi ile gelişmek durumundadır. Kadınlığımız üzerinde, analık görevlerimiz üzerine hiç kimse yatırım yapmamalı. Kadın yaşamın her alanında güçlü, örgütlü, bilinçli katılımcılığı esas almalı. Kürt kadınları buna özelde öncülük etmeli, yaratmak istediğimiz dünyayı önce düşünce duyguda yaşamak, gerçekleştirmek kadar önemli olmaktadır. Kürt kadınları olarak özgürlük arayışlarımız ne kadar güçlüyse özgürlüğümüz o kadar yakın ve yaşanır dünya yaratabiliriz. Emeğimiz ve analığımız üzerinde kimse hesap yapmamalı. 

Zin Maraş

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info

   

Parveke

TAGS(ETIKETLER): KADINLIGIMIZ  VE  EMEGIMIZ  UZERINDE  KIMSE  HESAP  YAPMAMALI    

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.