Zagros: Kürtler Bölgede En Belirleyici Güçtür
Kadın / 01 Nisan 2013 Pazartesi Saat 16:25
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
PAJK Koordinasyon üyesi Zaxo Zagros,“Türkiye, Kürt sorununu çözmeden gelişen yeni dönemde ve bölgede oluşan yeni dengelerde yer alamaz”

PAJK Koordinasyon üyesi Zaxo Zagros, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın başlattığı çözüm sürecinde Kürtlerin Ortadoğu’da belirleyici bir güç olduğunu belirterek, “Türkiye, Kürt sorununu çözmeden gelişen yeni dönemde ve bölgede oluşan yeni dengelerde yer alamaz” dedi.

AKP hükümetinin eski tarzın kaybettirdiğini bildiğini söyleyen Zagros, ”Çözüm süreci Türkiye’de demokratikleşmenin önünü açacaktır” diyerek bunun için gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasını istedi.
Kürdistan Özgür Kadın Partisi(PAJK) koordinasyon üyesi Zaxo Zagros, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın tarihi Amed Newroz’unda yaptığı çağrıyla birlikte başlattığı süreçle ilgili ANF’ye değerlendirmelerde bulundu.

Ortadoğu’da yaşanan savaşın kızışacağını ve Büyük Ortadoğu Projesi(BOP) bünyesinde yeni planların devrede olduğunu ve bu proje kapsamında uzun bir süredir alanda savaş yürütüldüğünü dile getiren Zagros, “Önderlik daha önce de birçok kez 3. Dünya savaşından bahsetti. Ortadoğu’ya yapılan müdahaleler ve Suriye’de yaşanan savaş kapsamında görülüyor ki Ortadoğu da yeni dengeler oluşturulacak. Emperyalist güçler kendi çıkarları temelinde bir sistem oluşturmaya çalışıyor. Suriye ye müdahale gündemde. Olası müdahale askeri de olsa farklı bir yaklaşım da gerçekleşse dengeler değişecektir” dedi.

Suriye’de yaşanan değişimin Ortadoğu’da büyük etki yaratacağına dikkat çeken Zagros, “Bu değişim Kürtler için de büyük değişimler yaratacaktır. Kürtler alanda esas güçtür. Bu durum alandaki tüm halklar için farklı bir durum yaratacaktır. Önderlik bu süreci halkların lehline çevirmeye çalışıyor. Önderlik emperyalistlerin alandaki planlarını boşa çıkarmaya çalışıyor. Önderlik 93’den beri Kürt sorununu barışçıl yöntemlerle çözmeye çalışıyor. Hükümetler ve komplocu güçler bu adımları boşa çıkarmaya çalıştırlar. Farklı yöntemlerle saldırdılar. Harekete de yoğun saldırdılar ve Türkiye de çözüm geliştirmeye çalışan kesimler tasfiye edildi’ diye belirtti.

AKP hükümetinin savaş ve şiddetle Kürt sorununu çözemeyeceğini anladığını söyleyen Zagros, Kürt sorununu çözmeden de bölgede oluşan yeni dengelerde yer alamayacağını kaydetti:

“Askeri saldırılar, operasyonlar geliştirdiler. Önderliği Kürt sorunun çözümünün dışında tutmaya çalıştılar. Ancak halk ve hareket bu planları boşa çıkardık. Türkiye’nin bu yaklaşımının sonucu Ortadoğu’da yürüttüğü siyaset, büyük bir tıkanıklıkla yüz yüze kaldı.  Irak, Suriye ve İran ile yürüttükleri sıfır sorun politikası iflas etti. Komşularıyla ilişkilerinde diplomatik tecrit yaşadılar. Diplomasisi tıkandı. Türkiye, Kürt sorununu çözmeden gelişen yeni dönemde ve bölgede oluşan yeni dengelerde yer alamaz.”

Kürtlerin bölgede güçlü bir pozisyon yakalamış olduğuna vurgu yapan Zagros, “Kürtler bu süreçte kiminle birlikte olursa oluşacak yeni dengede onlar güç sahibi olacaktır. Oluşan koşulları göz önüne getirdiğimizde, objektiv ve subjectiv koşullara baktığımızda görüyoruz ki barış ve demokratik çözüm sürecinin gelişmesi için tüm koşullar uygundur. Önderlik bu koşulları değerlendirince bölgede demokratik modernitenin geliştirilmesi için koşulların hazır olduğunu gördü. Bu fırsatları değerlendirmek istedi. Önderlik bu süreci halkların çıkarlarını korumak için başlattı. Bu süreci Türkiye de başlattı ve Türkiye’yi model olarak geliştirmek istedi” dedi.

AKP’nin eski tarzla süreci karşılayamayacağını anladığını belirten Zagros “AKP bölgedeki dengeleri gözeterek böyle bir sürecin yürütülmesini kendi çıkarları için daha uygun buldu. Eski tarzın kaybettirdiğini biliyorlar” diye kaydetti.

İDARİ TEDBİRLERLE BU SÜREÇ GELİŞMEZ

Zagros, gerilla güçlerinin geri çekilmesinin idari tedbirlerle gelişemeyeceğini belirterek, yasal düzenlemenin gerekliliğine dikkat çekti:
“Önderliğin kararları bizim için talimattır, ancak Newroz’da belirtilen noktaların gelişmesi için yasal düzenlemelerin gelişmesi gerekiyor. Pratiki bazı engeller var. Geri çekilmenin sağlılık gelişmesi için güçlü tedbirler gereklidir. Olası provokasyonların önünün alınması için güvence gerekir. Bu konuda hükümetin yaklaşımı biz sorumluluğu alırız tarzındadır. Bazı idari tedbirler ile provokasyonların ve olumsuz gelişmelerin önünü alabileceklerini iddia ediyorlar. İdari tedbirlerle bu süreç geliştirilemez. Çok hassas bir mesele. Olumsuz bir gelişme olunca bunun sorumluluğunu kim alacaktır. Böylesi bir yaklaşım AKP için de çok tehlikelidir. Hiçbir garantisi yoktur. Bu gibi şeylerin önünün alınması için yasal düzenleme gereklidir.”

Akil İnsanlar komisyonunun kurulmasına ihtiyaç olduğunu, rollerinin olduğunu ancak bazı sorumlulukları üstlenmek için yetkilerinin olmadığına vurgu yapan Zagros, “Yasal düzenleme noktasında korkak bir yaklaşım var. Bu değişimler yapılmazsa tıkanmaya yol açar. CHP ve MHP karşıtlığını, bu görüşmelerin yasal olmadığı üzerinden geliştiriyor. Korsan olarak adlandırıyor. Mecliste bu yasaların çıkarılması bunlarında önünü alır. Onlarda sorumluluk üstlenecektir. AKP’nin korkak yaklaşımı süreci tehlikeye sokuyor, aynı zamanda karşıt güçleri de güçlendiriyor. Cesur yaklaşımlara ihtiyaç var” diyerek sürecin kritik olduğuna dikkat çekti.

BARIŞI GELİŞTİRMEK SAVAŞMAKTAN DAHA ZORDUR

Bazı Emperyalist güçlerin Ortadoğu’da savaşın bitmesini istemediğini belirten Zagros Bundan kaynaklı barış dönemlerini engellemek isteyen güçlerin çıkabileceğine dikkat çekerek, “Önderlik her zaman barış savaştan daha zorludur diyor. Hareket olarak farklı seçeneklerimiz var ancak biz barışın gelişmesi için dayatıcı olacağız. Kürtler olarak her zamankinden daha avantajlıyız. Mücadele koşullarımız çok güçlü. Halk olarak kimlik, özgürlük ve siyasi statümüzü kazanmayı hedefliyoruz. Eğer koşullar gelişirse tabi ki bu amacımıza ulaşmak için siyasi yöntemleri kullanmak bizim tercihimiz olacaktır. Fakat tıkanıklık olursa o zaman Kürtlerde çaresiz değildir. Hem askeri olarak hem de oluşan dengeler Kürtlerin siyaset yürütmesi ve ittifaklar oluşturması için uygundur. Hükümet de akıllı davranırsa bu soruna eski yöntemlerle yaklaşmaz” diye belirtti.

Kürtlerin konumunun bölgede kilit rolde olduğunu, bölgedeki gelişmelerde Kürtlerin kendini koruyabilecek ve güç olabilecek konumda olduğuna vurgu yapan Zagros, “Rojava ve Irakta Kürtlerin kazanımları gözler önünde, Türkiye buna rağmen çözüme yaklaşmazsa büyük parçalanmaları yaşar. 2000’li yıllara kadar kimse Saddam’ın düşeceğini, Suriye’nin durumunu ve Libya müdahalesini tahmin etmiyordu. Eğer doğru bir siyaset izlenmezse Sıra Türkiye’ye de gelecektir. Bundan kaynaklı bu sürecin gelişmesi yalnızca Kürtlerin değil Türkiye’nin de kazancınadır. Bunun çok farklı etkileri de olacaktır” dedi.

TÜRKİYE ORTADOĞU’YA MODEL OLABİLİR
Bu sürecin gelişmesinin Türkiye’nin demokratikleşmesinin önünü açacağını belirten Zagros “Türkiye, Ortadoğu halklarının sorunlarını kendilerinin çözebileceğini tüm dünyaya gösterebilir ve bu noktada model olabilir. Şimdiye kadar yapılan görüşmelerde her zaman 3. Bir güç yer almıştır. Bu defa sorunun tarafları birebir görüşüyor, bu olumlu bir adımdır. Özellikle İran ve Suriye için model olacaktır. Kürtler ve Türkler arasında bir barış gelişirse Türkiye, Ortadoğu konfederasyonunun gelişmesi içinde model ülke olur. Türklerin ve Kürtlerin birliği Ortadoğu barışının çekirdeği olabilir. Bu gelişmelerin etkilediği Ortadoğu, tüm dünya üzerinde kapitalist sisteme karşı mücadelede etkin rol oynayacaktır. Bunlar uzun vadeli adımlardır. Ancak bir tıkanıklık yaşanmazsa, olumlu adımlar atılır ve önderliğin perspektifi temelinde uygulanırsa, demokratik modernite ilkeleri esasında kapitalizme karşı güçlü bir mücadele zemini yaratacaktır. Ve bu tüm dünyayı etkileyecektir” diye belirtti.

MÜCADELE GÜÇLENEREK DEVAM EDECEKTİR

Bu dönemde iki konuya dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Zagros, “Önderliğimiz yeni bir dönem başlattı. Buna sonuna kadar güvenmeliyiz. Sonuna kadar etrafında toplanmalıyız. Ancak riskler ve tehlikelerde var. Bazen ya tamamen güvensiz yaklaşılıyor adım atılmıyor. Ya da çok tedbirsiz ve plansız yaklaşılıyor. Her iki yaklaşımdan uzak durmalıyız. En başta Önderliği anlamaya çalışmalıyız ve doğru okumalıyız. Mücadelemiz devam ediyor yalnızca mücadele yöntemlerimiz değişiyor. Silahlı savaş yönteminden demokratik siyaset dönemine geçiş olacak. Bu mücadele daha güçlü devam edecektir” dedi.

Bu sürece güçlü hazırlanmanın gerektiğini dile getiren Zagros, halkın hazırlıklı olması gerektiğini, Yanlış yaklaşımlara karşı duyarlılığın olunması gerektiğini söyledi. Konferansların yapılacağını ve görevlendirmelerin olabileceğini bunun için çok derin ve detaylı hazırlıkların gerektiğini kaydeden Zagros, “Bu süreci her yönüyle anlamaya çalışalım. Sorumlu yaklaşım gereklidir. Disiplin, ciddiyet, cesaret ve ısrar gereklidir. Provakasyonlarda gelişebilir, Paris katliamı gibi yönelimlerde olabilir. AKP hükümetine, her zaman yanlış bir adım atamayacağını hissettirmek gerekir. Halk baskısı sürekli olmalıdır. Provakatif yaklaşımlara karşı pes etmeyeceğiz, hemen geri adım atılmamalıdır. Önderlik, ısrarın önemli olduğunu dile getiriyor. Yanlış yaklaşımlar gelişirse Kürt halkı olarak buna karşı demokratik yöntemlerle refleksimizi göstermeliyiz.  Yürüyüşler ve serhıldanlarla demokratik haklarımızı arayalım” dedi.

Bazı çevrelerin yanlış yorumladığını, mücadelenin duracağı gibi değerlendirmelerin doğru olmadığını belirten Zagros, asıl mücadelenin şimdi başladığına vurgu yaptı. Örgütlülüğün önemine dikkat çeken Zagros, “Ne kadar örgütlenirsek o kadar varlığımızı garanti altına alırız. Yoksa hiçbir garanti yok. Biz niyetimizi belittik, buna karşı nasıl bir yaklaşım gelişeceği henüz net değil bunun için disiplin, ciddiyet ve cesaret çok önemlidir” diye belirtti.

KADININ DOĞASINDA BARIŞ VARDIR

Kürt kadınlarının özgürlük mücadelesinde çok bedel verdiğini ve mücadele ettiğini dile getiren Zagros, kadınların bu süreçte daha belirleyici rol oynamaları gerektiğini söyledi.
“Özgürlük mücadelesinin gelişmesinde ve geçen süreçte nasıl ki Kürt kadını çok aktif bir şekilde katıldı ve rol oynadıysa bu süreçte de Kürt kadınına büyük görevler düşüyor. Bu sürece kadın olarak sahip çıkmalıyız. Kadının özgürlüğü ve toplumsal özgürlük için bu süreç çok önemlidir. Tüm kadınlar için böyledir. Demokrasi ne kadar gelişirse o kadar kadın özgürlük mücadelesinin zemini de güçlenir. Kadının doğasında barış vardır, demokrasi vardır. Kadın bundan dolayı bu sürecin gelişebilmesi için daha belirleyici ve rol oynayacak konumdadır.”

Sadece Kürt kadınlarının değil, Türk, Arap, Ermeni, Çerkez, Laz, Süryani ve diğer uluslardan da kadınlara bu dönemde önemli görevlerin düştüğünü kaydeden Zagros, Özellikle oluşturulacak komisyonlarda kadınların yer almasının çok önemli olduğuna vurgu yaptı. Bu dönemin sorumluluğunu üstlenme ve takip etmede kadınların görevleri olduğuna dikkat çeken Zagros “Şoven ve milliyetçi yaklaşımlara karşı duracak olan kadınlardır, çünkü kadının doğasında şovenizm yoktur. Feminist kadınlar, Sivil toplum örgütlerindeki kadınlar, CHP ve AKP de yer alan kadınlarda bu dönemde rol almalıdır. Çünkü en çok kadınlar bu savaşın mağdurlarıdır. İnanıyoruz ki Kürt kadınları öncülüğünde bu dönemde kadınlar rolünü oynayacaktır” dedi.

Savaşta ısrarın kaybettireceğini barışta ısrarın kazandıracağına dikkat çeken Zagros Herkesin sorumlu yaklaşacağına inandığını belirtti.

Nujiyan Erhan  – ANF

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info


Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.