Direnişin Diğer Adı Sakine Yoldaş
Kadın / 31 Ocak 2013 Perşembe Saat 19:06
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Sakine arkadaş heybetli, onurlu ve başı dik duruşuyla tüm arkadaşlar için güç kaynağı olmuş, hem eğitimlerle hem de geliştirdiği birbirinden farklı yöntemlerle arkadaşları yaşama bağlamıştır.

Sakine arkadaş heybetli, onurlu ve başı dik duruşuyla tüm arkadaşlar için güç kaynağı olmuş, hem eğitimlerle hem de geliştirdiği birbirinden farklı yöntemlerle arkadaşları yaşama bağlamıştır.

27 Kasım 1978’de gerçekleştirilen PKK kuruluş kongresine yirmi üç arkadaş katılmış, kadın arkadaşlardan ise kongreye Sakine Cansız arkadaş ve Fatma Yıldırım katılmıştır. O dönemler içerisinde gelişen örgütsel çalışmalara, toplantı ve kongrelere kadın arkadaşların katılımını engelleyici bir yaklaşım açığa çıkmamış hatta arkadaşların kongreye katılmalarında çalışmalarda rol oynayabilecek kadın kadrolar olmaları etkili olmuştur. Kongrede kadın üzerine kapsamlı tartışmalar geliştirilmese de genel hatlarıyla kadının kurtuluşunun toplumun kurtuluşu olduğu değerlendirilmesi yapılmış hatta daha sonrasında geliştirilen kuruluş bildirgesinde ve ilk belgelerde kadın üzerine kısa da olsa değerlendirmeler yer almıştır.

Partileşme ilanının 1979 yılında Siverek’te gerçekleştirilecek eylemle açıklanması kararlaşmasına ulaşılmıştır. Kuruluş bildirgesi de bizzat Önderlik tarafından hazırlanarak sarı saman kâğıtları üzerine yazılıp çoğaltılmış ülkenin her yerine kısa bir sürede ulaştırılmıştır. Hareketin faaliyetlerini daha güçlü örgütlemek için kongreden sonra gerçekleştirilen toplantılardan Elazığ toplantısından sonra hareketin ideolojik faaliyetlerini güçlendirmek için basın komitesi oluşturulmuş ve bu örgütlenme Mazlum arkadaşın çabasıyla Ajitasyon ve Propaganda Birliği adını almıştır. Mazlum Doğan, Abbas (Duran Kalkan) arkadaşlar ve Fatma ajitasyon ve propaganda çalışmalarını yürütmüşlerdir. Bu süreçlerde Dersim’den Sara (Sakine Cansız) arkadaş çalışmalarda aktif yer almış daha sonrasında Elazığ’dan Sakine Karakoçan arkadaş katılım sağlamış aktif olarak örgütleme ve eğitim çalışmalarına katılmıştır.

Sakine Cansız arkadaş hareketle tanıştığı ilk günlerden itibaren büyük bir dirayetle ailesiyle ve çevresinde bulunan herkesle büyük bir kavga içerisinde olmuştur. İnandığı ve bildiği doğruları büyük bir inatla savunmuş, inandığı doğruların kavgasını vermiş ve bunları yaşamsallaştırmak için kendi topraklarından uzakta İzmir’de ucuz iş gücü olarak insan emeğinin sömürüldüğü meşrubat fabrikalarında, konfeksiyon atölyelerinde çalışmıştır. Sakine arkadaşın amacı bu fabrikalarda çalışan kadın işçileri eğitmek, bilinçlendirmek, örgütlemek olmuş ve çalıştığı yerlerde yaşamdaki duruşu, disiplini ve bilinciyle kısa sürede birçok genç kadını örgütlemiş, bilinçlendirmiş, en azından bu kadınların ilgilerini siyasallaştırmış ve arayışlarını güçlendirmiştir. Sakine arkadaş adeta iğneyle kuyu kazarcasına mücadeleyi yaygınlaştırmaya, toplumsallaştırmaya çalışmış mahalle mahalle dolaşmış yetmiş kişilik bir grup oluşturmuştur. Ev ev dolaşmış eğitimler vermiştir. İlk katılımlardan olan Çiçek Selcan (Ruken) arkadaş da manifestoyu bölüm bölüm inceleyerek arkadaşlara eğitimle kavratmaya çalışmış, ulusların kendi kaderlerini tayin hakkı, devlet ve sömürgecilik nedir, felsefe nedir, diyalektik nedir, kadın ve erkek ilişkileri nasıl olmalıdır, sosyalizm ve toplum nedir konularında kadın arkadaşlarla tartışmalar yürüterek bilinçlenme faaliyetlerini güçlendirmeyi hedeflemiştir. Türkan Derin ve Sevim Kaya arkadaşlar özellikle ulusal sorun ve sömürgecilik üzerine seminerler vererek bu konularda kadın arkadaşların derinleşmesi çabası içerisinde olan arkadaşlar olmuşlardır. Bir kelime üzerine dahi saatlerce tartışmalar yürüten arkadaşlar manifestoyu teksirle çoğaltıp gizli gizli okumuş, kutsal bir kitap gibi her arkadaş manifestoyu hep yanında taşımıştır. Arkadaşlar eğitim çalışmalarını birlikte ve daha sağlıklı yürütebilmek için paralarını birleştirip evler kiralamışlar bu evleri akademi olarak kullanmışlar ve eğitim materyalleri yetersiz olmasına rağmen ısrarlı ve disiplinli çalışmışlardır.

İlk kongremizde alınan karar doğrultusunda partimizin kuruluşu, 30 Temmuz 1979’da Siverek’te Bucaklara karşı gerçekleştirilen eylemle dünya kamuoyuna ve halkımıza duyurulmuştur. Siverek direnişi eylemsel olarak amacına ulaşmaması yönüyle eleştirilse de siyasal olarak amaçlarına ulaşmıştır. Artık kendini programlaştıran, ideolojik, politik olarak netleştiren kendini parti biçiminde formülasyona kavuşturan hareketimizin ilanıdır. Aynı zamanda halkımıza büyük moral ve destek olduğu gibi Kürdistan toplumunun devrimde çıkarı olan bütün sosyal kesimlerinin böyle bir mücadeleye katılmaları yönünde de tarihsel bir çağrıdır. Hareket tarafından gerçekleştirilen bu çağrı oldukça etkili olmuş o dönemden sonra toplumun her kesiminden ve ülkenin her yanından gençler mücadele saflarına katılmıştır. Bu yıllarla birlikte kadın katılımında bir artış yaşanmış ve artık salt bir sınıftan, kesimden ve aynı yörelerden değil farklı farklı alanlardan, sınıflardan kadın katılımları gerçekleşmiştir. Özgürlük mücadelesine ilgi duyan kadınlar devlet ve aile baskılarıyla karşılaşmalarına rağmen ideolojik çalışmalarda, eğitim gruplarında ve eylemliliklerde aktif katılım sergilemişlerdir. Hareketin ilk oluşum aşaması tamamlanmak üzereyken Önderlik Denizlerin, Mahirlerin, Kaypakkayaların trajik sonlarından sonuçlar çıkararak, 12 Eylül darbesinin gelişini önceden görmüş ve tedbirler geliştirmiştir.

Ülke dışına çıkış Kürdistan açısından harekete yeni bir ivme kazandırmış ancak dönemin taktik önderliğinin geç davranması ve sürece yüzeysel yaklaşımı tedbirleri zayıf bırakmıştır. Önemli düzeyde kadro gücünün içeride kalmasında ve yakalanmasında bu kararın geç uygulanması etkili olmuştur. Mazlum Doğan, Kemal Pir, Hayri Durmuş, Sakine Cansız, Mustafa Karasu arkadaşların da aralarında bulunduğu çok sayıda kadro, sempatizan, yurtsever yakalanarak düşmanın eline geçmiş, işkencelerden geçirilmiş ve zindanlara atılmıştır. İnsanlık tarihinde ender görülen baskı, zulüm ve işkencelerle özgürlük hareketi militanları teslim alınmak istenmiştir. Düşmanın tüm bu yönelimleri karşısında mezbahaya çevrilen zindanlarda PKK hareketinin direnişçi özü zindan direnişlerinde en üst düzeyde ortaya çıkmıştır. Uygulanan bu insanlık dışı yöntemler karşısında geliştirilen ilk direniş 1981 yılının Ocak ayındadır.

O dönemde kadın arkadaşların sayısı erkek arkadaşların sayısına göre daha az olsa da arkadaşlar direnişe aktif katılım sağlamışlardır. Özellikle Sakine Cansız arkadaşın düşmanın her türden işkencesi karşısındaki onurlu direnişi ve erdemli duruşu halk içerisinde oldukça olumlu bir etki yaratmış, dillere destan olmuştur. Merkez üyeliği ve kurucu üyelikten yargılanan Sakine arkadaş siyasi savunma yapmış, başından sonuna kadar düşman karşısında onurlu ve devrimci duruşunu devam ettirmiştir. Birçok yurtsever ana çocuklarına Sakine adını vermiş yine mücadeleye o dönemlerde katılan kadın arkadaşlar Sakine adını almıştır.

Sakine arkadaşın düşman karşısındaki duruşu kadar kadın yapısı içerisindeki duruşunun da zindan direnişlerinde belirleyici yönü vardır. Zindanda bulunan Fatma Çelik, Aysel Çürükkaya ve Cahide, Sakine arkadaşın duruşundan etkilenerek direnişe daha güçlü katılmışlardır. Kadın arkadaşlar geliştirilen eylemliliklere ortak olmuşlar, açlık grevlerine katılmışlar, güçlü bir biçimde alınan kararları yaşamsallaştırarak direnmişlerdir. Bu durum 12 Eylül faşist darbesinden 1982 yılında geliştirilen ölüm oruçlarına kadar bu biçimde devam etmiştir. Ancak darbeden sonra erkek arkadaşlarla kadın arkadaşlar arasında herhangi bir iletişim geliştirme imkânı olmadığından çoğu zaman geliştirilen eylemlerden haberdar olamamışlardır. Kadın arkadaşlar sürekli olarak iletişim kurmaya çalışmışlar, ilişki kurmak için ellerinden gelen her tür yöntemi denemişlerdir.

Sakine Cansız arkadaş o dönemde Amed zindanında yönetimde yer almıştır. Duyguda, düşüncede, tutumda oldukça tutarlı, direnişi ileriye taşıyan aktif bir arkadaş olmuştur.

Arkadaşlar salt fiziki direnişten ziyade düşman karşısında ruhsal, yaşamsal direnişi esas aldıklarından Mazlum arkadaşın “Direnmek Yaşamaktır” sözü doğrultusunda yaşamlarını, eğitim faaliyetlerini örgütlemişlerdir. Kadın arkadaşların sayısı az olduğundan diğer hareketlerden tutuklananlarla aynı koğuşlarda kalmışlar, kadın arkadaşların yaşam tarzı, birbirleriyle ve çevreleriyle ilişkileri farklı fraksiyonlardan olan kadın militanları da etkilemiştir. Yine arkadaşlarla birlikte Amed zindanında bulunan Hanım Yaverkaya arkadaşın annesi Dürre Yaverkaya, o yaşına rağmen düşman karşısındaki direnişiyle herkesi etkilemiştir. Dürre Ananın düşman karşısındaki duruşu kadar kadın arkadaşlarla ortak yaşama ve zindandaki tavrı da oldukça onurlu bir duruştur.

Bu dönemlerde kadın ilk defa gözaltına alınmış, işkencelerden geçmiş ve tutuklanmıştır. İlk olmanın kendisiyle birlikte getirdiği zorlanmalarda yaşanabilmiştir. Ancak düşmanın tüm çirkin yönelimleri karşısında kadın arkadaşlar iradeli ve erdemli duruşlarından taviz vermemişler daha sonraki dönemlerde de bu tavırlarını devam ettirmişlerdir. Bütün koğuşlarda kırılmalar olmasına karşın kadın koğuşlarında teslimiyet yaşanmamıştır. Düşman, arkadaşların duygularında, inançlarında, ruhlarında, iradelerinde kırılma yaratmayı başaramamıştır.

Bunda Sakine arkadaşın kadın arkadaşlar içerisindeki duruşunun önemli payı vardır. Sakine arkadaş heybetli, onurlu ve başı dik duruşuyla tüm arkadaşlar için güç kaynağı olmuş, hem eğitimlerle hem de geliştirdiği birbirinden farklı yöntemlerle arkadaşları yaşama bağlamıştır.

Eğitim çalışmalarından tiyatro çalışmalarına, tiyatro çalışmalarından yazım çalışmalarına kadar arkadaşlara her konuda öncülük yapmıştır. Kadın arkadaşlar kadın koğuşundaki yaşamı günlük olarak değerlendirmiş ve bin beş yüz sayfalık yazıyı dışarıya göndermişlerdir. Arkadaşlar dışarıdaki arkadaşlarla bağlantı kurmak için notlar yazmış, bu notları eteklerin dikişlerinde, yumakların içinde saklayarak arkadaşlara ulaştırmışlardır.

Kendi içlerindeki eğitim çalışmalarını yürütmek için ellerinde bulunan tek kaynak üniversiteden gelen bir kitaptır. Arkadaşlar bu kitabı, Çirusk adlı kadın dergisini ve Cumhuriyet gazetesinde çıkan köşe yazılarını okuyarak yaşamlarını programa kavuşturmuşlardır. Zindandaki yaşamda kadın arkadaşlar içerisinde eğitim çalışmaları kadar komün yaşamının oturtulmasına önem verilmiş, düşmanın tüm baskılarına rağmen bu yaşamdan taviz verilmemiştir. Kadın arkadaşların bu direnişleri o dönemdeki genel kitle kadar kadın kitlesini de oldukça derinden etkilemiştir…

Özgür Kadın Kimdir, Nasıl Yaşar kitabından alınmıştır.

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info

Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.