30 Ekim 2012 Basın Bültenleri
Basın Bültenleri / 30 Ekim 2012 Salı Saat 09:56
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rêxistina BDP'ê ya Karabaglarê ji bo piştgiriyê bide çalakiya greva birçîbûnê ya girtiyên PKK'yî û PAJK'î konê greva birçîbûnê vekirin.

Polîsan li Îzmirê mudaxaleyî konê grevê kir: 22 kes hatin binçavkirin - Dîha

Rêxistina BDP'ê ya Karabaglarê ji bo piştgiriyê bide çalakiya greva birçîbûnê ya girtiyên PKK'yî û PAJK'î konê greva birçîbûnê vekirin. Pişti BDPîyan kon vekir polîsan êrîş kir û di êrîşê de Serokê BDP'a Karabaglarê Şerafettin Yetim jî di navde 22 kes hatin binçavkirin.

Rêxistina BDP'ê ya navçeya Karabaglara Îzmirê bi boneya piştgiriyê bide çalakiya greva birçîbûnê ya bêdem û bêdorveger a girtiyên PKK'yî û PAJK'î ku 49 rojin berdewam dike li Semta Kahveleran konê grevê veda. Piştî rêveberên BDP'ê konê grevê vekir, polîsên sivîl hatin cem kon û ji rêveberên BDP'ê xwest kon berdin û gef li BDP'iyan xwarin. Piştî ku rêveberên BDP'ê diyar kirin ku mafê wan ê demokatîk e û kon ranakin, polîsan bi piştgiriya TOMA û maşîneyên zirxî û tevlêbûna sedan polîsên hêzên çivîk mudaxaleyî kon kir û kon hilweşand. Polîsan bi awayeki hişk mudaxaleyî konê çareseriyê kir malzemeyên kesên ketine grevê desteser kir. Polîsan di mudaxaleyê de Serokê BDP'a Karabaglarê jî di navde 22 kes binçavkirin. Kesên hatin binçavkirin wiha ne: "Şerafettin Yetim, Fatma Yetim, Berdevka Meclîsa Jinan a BDP'ê ya Îzmirê Ayşe Ayaş, Mehmet Onder, Mehmet Yalçinkaya, Ramazan Okçu, İbrahim Akin, Hasan Dogan, Îdris Daş, Ercan Çelîk, Uzeyir Ayarcı, Gulseven Turgal, Mehmet Ozan, Mahmut Aslan, Mustafa Ceylan, Bişar Akın, Hanife Budak, Mahir Çakir, Veysî Daş, Jale Aydin, Ferda Aktan, Dîlan Onen.


Erdogan gotina Wezir Kazan a di 1996'an de bu sedema mirina 12 girtiyan dubare kir - Dîha

Serokwezîr Recep Tayyip Erdogan, der barê girtiyên ku 49 rojin di greva birçîbûnê ya bêdem û bêdorveger de ne, got "Kesên birçî û di grevê tene tune. Dixwin û vedixwin." Vê gotina Serokwezir Erdogan gotina Wezîrê Dadê Şevket Kazan yê berê ku di sala 1996'an de gotibû û bibû sedema mirina 12 girtiyan anî hiş û aqilan.

Serokwezîr Recep Tayyip Erdogan duh di resepsiyona Cejna Komarê de, der barê girtiyên PKK'yî û PAJK'î yên 49 rojin ji bo azadiya Rêberê PKK'ê Abdullah Ocalan û mafê gelê kurd ên demokratik di girevê dene de axivî û got: "Kesên birçî û di grevê tene tune. Dixwin û vedixwin. Wezîrê Karên Hundir çû ew ziyaret kirin û dîtin." Vê gotina Serokwezir Erdogan gotina Wezîrê Dadê Şevket Kazan yê berê ku di sala 1996'an de gotibû û bibû sedema mirina 12 girtiyan anî hiş û aqilan.

Di sala 1996'an de 12 girtiyan jiyana xwe ji dest dabûn

Di sala 1996'an de Wezîrê Dadê yê wê demê Şevket Kazan jî der barê çalakiya greva birçîbûnê ya girtiyên siyasî de gotibû: "Veşarî xwarinê dixwin. Lîstikan dikin" û xwestibû çalakiyê vala derxe. Berê jî Mehmet Agar di 6'ê Gulana 1996'an de bi giştînameyekê xwestibû ku girtiyan sewqî hucreyan bikin. Li dijî vê giştînameyê di 26'ê Gulana 1996'an de li 43 girtîgehan 2 hezar û 174 girtiyên siyasî ketibûn girevê û di rojiya mirinê de 12 girtiyan jiyana xwe ji dest dabûn.


Direniş çağrısı etkili oldu kepenkler açılmadı - Diha

BDP ve DTK’nin 30 Ekim’de “Topyekün direnişe” çağrısı üzerine bölgede hayat durdu. Okulların boykot edildiği ve araçların kontak açmadığı bölgede esnaflar da kepenklerini kapatarak cezaevlerindeki süresiz ve dönüşümsüz açlık grevlerine destek verdi.

DTK ve BDP'nin, PKK ve PAJK'lı tutsakların 12 Eylül'den bu yana PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın sağlık, güvenlik ve özgürlük koşullarının sağlanması ile anadil üzerindeki baskıların sonlandırılması istemiyle sürdürdükleri açlık grevine destek vermek amacıyla 30 Ekim'de "Topyekun direniş" çağrısı Türkiye ve bölge illerinde etkili oldu.

DİYARBAKIR

PKK ve PAJK'lı tutsaklar tarafından 12 Eylül'den bu yana sürdürülen ve 49'ncu gününe giren süresiz-dönüşümsüz açlık grevine ilişkin yetkililerin duyarsızlığına tepki göstermek amacıyla BDP ve DTK tarafından 30 Ekim'de "Her yerde hayatı durduralım" çağrısına uyan Diyarbakırlılar, adeta evlerine kapanmış durumda. Merkez Bağlar, Kayapınar, Yenişehir ve Sur ilçelerinin neredeyse tamamında fırın ve eczanelerin dışında esnaf kepenk kapatmış durumda. Başta Ofis Semti olmak üzere birçok mahalle, cadde ve sokakta bulunan çöpler, temizlik işçilerinin de boykota destek vermeleri nedeniyle toplanmadı. Kentte ulaşımı sağlayan Büyükşehir Belediyesine ait toplu taşıma araçları yanı sıra özel halk otobüsleri, minibüs ve birçok taksinin de kontak kapatması dikkat çekti. Bazı bankalarında kapalı olduğu gözlenirken, çok sayıda öğrenci de okula gitmedi.

DERİK

Mardin'in Derik İlçesi'nde, PKK ve PAJK'lı tutsakların 49. gününe giren açlık grevlerine destek vermek ve hükümet yetkililerinin duyarsızlığını protesto etmek amacıyla esnaf kepenk açmadı. Hayatın durduğu Derik'te belediye temizlik işçileri de bugün iş başı yapmadı. Öğrencilerin okula gitmeyerek boykot eylemi gerçekleştirdiği ilçede hayat tamamen durdu. Şehirler arası çalışan araçlar kontak kapatırken, BDP İlçe binasına siyah bez ve üzerinde "Ölümlere izin vermeyeceğiz, taleplere yanıt verilsin, açlık grevi direnişçilerini selamlıyoruz, anadilde eğitim talibi kabul edilsin, Öcalan'a özgürlük" pankartı asıldı.

SİLVAN

Silvan'da halk sabah saatlerinden itibaren kepenk açmadı. Bütün kepenklerin kapalı olduğu ilçede Diyarbakır-Silvan, Batman-Silvan araçlarının yanı sıra şehir içi araçları da kontak kapattı. Öte yandan Silvan'a bağlı Demirkuyu (Dêrikamiqûrê) Köyü'nde bulunan ve çevre köylerden de çok sayıda öğrencinin okuduğu Demirkuyu İlköğretim Okulu öğrencilerinin okulu boykot etmesinden dolayı kapalı olduğu öğrenildi.

SİLOPİ

Kepenklerin kapalı oldu ilçe merkezinde, öğrenciler de okulları boykot etti. Araçların kontak kapattığı ilçede, şehir dışında bulunan otogara gitmek isteyen birçok yolcu 2 kilometrelik yolu yaya olarak yürümek zorunda kaldı. Eczanelerin dışında tüm kepenklerin kapalı olduğu ilçede, sessizlik hakim.

SURUÇ

Urfa'nın Suruç ilçesinde cezaevlerinde yaşanan açlık grevlerine destek vermek amacıyla esnaf kepenk açmadı. İlçede öğrenciler okulu boykot ederken, ilçede şahsi araçlar dahi kontak kapattı.

ŞIRNAK

Yapılan çağrı üzerine Şırnak merkezinde hayat durma noktasına geldi. Esnaf kepenk açmazken tüm okullar boykot edildi. Sadece nöbetçi eczanelerin açık olduğu kent merkezinde, kamu kurum ve kuruluşları da işlevsiz kaldı. Şehir içi otobüslerin çalışmadığı ve belediye çöplerinin toplanmadığı kent merkezi sessizliğe büründü.

MAZIDAĞI

BDP tarafından açlık grevindeki tutsaklar için ilan edilen "Topyekûn Direniş Günü" nedeniyle Mardin'in Mazıdağı ilçesinde esnaflar kepenklerini açmadı. İlçe merkezinde fırınlar dışında hiçbir esnafın kepenklerini açmadığı görüldü. Şoförlerin kontak kapattığı ilçede, öğrencilerin okullara gitmediği ve okul önünde bekledikleri görüldü.

VİRANŞEHİR

Urfa'nın Viranşehir İlçesi'nde sabah saatlerinde dersleri boykot eden öğrenciler arasında bulunan Mehmet Tamamboğa adında bir gencin gözaltına alındığı bildirildi. İlçede yoğun güvenlik önlemleri alınırken, ilçenin giriş ve çıkışlarında arama noktaları kuruldu. İlçe'de kepenklerini açmayan esnaflar, açlık grevi eylemlerine destek verdi.

BATMAN

BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın '30 ekimde hayatı durma noktasına getirtelim' çağrısı üzerine Batman'da esnaf kepenk açmadı. Cezaevlerinde 12 eylülden bu yana devam eden ve bu gün 49'uncu gününe giren süresiz-dönüşümsüz açlık grevlerine destek amaçlı Batman'ın en işlek caddeleri olan Diyarbakır, Gülistan, Sağlık ve Komando caddelerindeki ve mahallelerde bulunan esnaf kepenklerini açmazken yalnızca fırınlar ve eczaneler açık kaldı.

CİZRE

Cizre'de esnaf cezaevlerinde PKK'li ve PAJK'lı tutsakların başlattıkları süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemine destek vermek amacıyla bugün kepenk açmadı. Sadece eczanelerin açık olduğu ilçede bütün esnaf kepenk kapatırken, kentte büyük bir sessizlik hakim. Yine birçok noktada polislerin akrep tipi zırhlı araçlarla bekledikleri görülürken, işçilerin işe gitmediği ve binlerce öğrencinin de okulları boykot ederek okula gitmedikleri öğrenildi. Belediye temizlik çalışanları eyleme destek vermek amacıyla bugün çöpleri toplamadı.

İDİL

İdil esnafı da aynı amaçla bugün kepenk açmadı. Sadece eczanelerin açık olduğu kentte, sokakların boş olduğu ve büyük bir sessizliğin hakim olduğu görüldü.

SÜRGÜCÜ

PKK'li ve PAJK'lı tutsakların 12 Eylül günü başlattığı süresiz-dönüşümsüz açlık grevine destek vermek amacıyla Mardin'in Savur İlçesi'ne bağlı Sürgücü Beldesi'nde şehir içi araç şoförleri kontak kapatarak, belde esnafı ise kepenk açmayarak destek verdi. BDP Sürgücü Belde Örgütü yönetici ve üyeleri de parti binası önünde toplanarak oturma eylemi gerçekleştirdi. Eyleme yurttaşlar da destek verdi. Beldede sadece polislerin zırhlı araçlarının olması dikkat çekti.

NUSAYBİN

12 Eylül'de PKK ve PAJK'lı tutsakların başlattığı açlık grevine destek amacıyla Nusaybin esnaflar tamamı kepenk açmadı. Büyük bir sessizliğin hakim olduğu ilçede polisin yoğun önlemleri dikkat çekiyor. Kamu kurum ve kuruluşları ve birçok banka ile ATM'lerin önünde polislerin bekleyişleri devam ediyor.

HANİ

Diyarbakır'ın Hani ilçesinde 12 Eylül'den bu yana açlık grevine giren siyasi tutsakların durumuna dikkat çekmek için esnaf kepenk açmadı. Öğrencilerin de okulları boykot ettiği ilçede sokak ve caddeler boş kaldı. Firmaların kontak kapatıp Hani seferlerinin durdurulduğu görüldü.

KIZILTEPE

Mardin'in Kızıltepe İlçesinde BDP'nin ilan ettiği "Topyekün direniş günü" nedeniyle esnaflar kepenk kapattı. İlçe merkezi ve bütün mahallelerde esnafın kepenk kapattırken, ilçede sadece eczaneler halkın zaruri ihtiyaçlarının karşılanması için açık kaldı. Birçok okulda öğrenciler okulu boykot ederken, ilçede hayat durma noktasına geldi. İlçede şehiriçi hattında çalışan otobüsler kontak kapatırken, sadece Havaalanında giden şehiriçi otobüsleri seferelerini yaptı.

BEYTÜŞŞEBAP

Şırnak'ın Beytüşşebap İlçesinde sabahın ilk ışıklarıyla birlikte esnaflar ve halk evinden dışarı çıkmadı. Bütün esnafların kepenk kapattığı ilçede, hayat durma noktasına geldi. Sessizliğin hakim olduğu ilçede öğrenciler okula gitmeyerek, evlerinden dışarı çıkmadı.

SİİRT

Siirt'te, BDP tarafından cezaevlerinde 12 Eylül’den bu yana devam eden süresiz ve dönüşümsüz açlık grevlerine destek vermek amacıyla ilçe merkezinde birçok esnaf kepenk kapattı. Esnafların kepenk kapattığı şehir merkezinde, Siirt’in Özgen, Sakıp Beygo caddelerinin yanı sıra ve Ülkü Mahallesi'nde bulunan GAP taksi civarında çok sayıda esnaf açmadı. Çakmak, Ulus, Conkbayır, Alan, Çal ve Affet Evler mahallerinde yurttaşların sokağa çıkmadığı görüldü.

BİSMİL

Diyarbakır'ın Bismil İlçesinde, PKK'li ve PAJK'lı tutsakların 12 Eylül'den itibaren başlattıkları süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemine destek vermek için Eczane ve hastanelerin dışında kepenklerin tamamen kapalı olduğu ilçede öğrenciler, okulları boykot etti. Hayatın tamamen durduğu ilçede yurttaşlar kontaklarını kapatırken, çok sayıda memur ve kamu çalışanların bile işe gitmediği öğrenildi. İlçede şehirlerarası minibüsçülerin de çalışmadığı da öğrenildi.

DARGEÇİT

Mardin'in Dargeçit (Kerboran) İlçesi'nde ise esnaf PKK'li ve PAJK'lı tutsaklar tarafından başlatılan süresiz ve dönüşümsüz açlık grevlerine destek vermek amacıyla kepenk açmazken, şehir içi araçlar da kontak kapattı. Çarşı merkezine kimse çıkmazken ilçede hayat durma noktasına geldi. BDP Dargecçit İlçe örgütü binasında ise dönüşümlü açlık grevi eylemi devam ediyor. Bugün öğle saatlerinde ikinci grubun eylemi devir alacağı belirtildi.

ADANA

Adana'nın Seyhan ve Yüreğir İlçeleri'nde bulunan Dağlıoğlu, Karasu, Gülbahçe, Hürriyet, Barbaros, Yenibey, Bey, Havuzlubahçe, Dumlupınar, Şakirpaşa, Ova, Onur, Uçak, Denizli, İsmetpaşa, Mithatpaşa, Anadolu, 19 Mayıs, Yunus Emre, Dedekorkut ve Küçükdikili'deki esnaf kepenklerini açmadı. Mahallelerde bulunan semt pazarları kurulmazken, eczane ve fırın dışında her yerin kapalı olduğunu gözlendi.

Öte yandan süresiz ve dönüşümsüz açlık grevinde olan PKK ve PAJK'lı tutsakların durumuna dikkat çekmek amacıyla Adana merkez Seyhan İlçesi Şakirpaşa semti Ova Mahallesi Ova Caddesi'nde çadır kurulması bekleniyor.

MERSİN

Mersin'de ise aynı amaçla, Akdeniz ve Toroslar ilçelerine bağlı bulunan Yenipazar, Güneş, Yenihal, Gündoğdu, Siteler, Çay, Çilek, Kurtali, Demirtaş, Alsancak, Portakal, Mustafa Kemal, Mevlana, Selçuklar, Halkkent, Güneykent, Toroslar ve Çavuşlu mahallelerinde esnaflar kepenk açmadı. Öte yandan Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Akdeniz Belediyesi önünde bir araya gelerek kitlesel yürüyüş düzenleyecek ve AKP Akdeniz ilçe binası önüne siyah çelenk bırakacak.

VAN

Van’da cezaevlerindeki açlık grevlerini dikkat çekmek amacıyla Van F Tipi Cezaevi önüne yapılacak kitlesel yürüyüş öncesi esnaf kepenk açmadı. İlk kez Cumhuriyet Caddesi başta olmak üzere esnafların tamamı kepenk açmazken, polis birçok noktaya ablukaya aldı. 11 ilçe ve 32 mahallede kitle BDP ilçe binaları önüne akın etmeye başladı. Yaşamın durduğu kentte polisin olağanüstü önlem aldı. Saat 10.00’da onbinlerce kişi Van F Tipi Cezaevi önüne yürüyecek.

HAKKARİ

BDP ve DTK'nin çağrısı üzerine Hakkari’de bugün hayat durdu. Kepenklerin tamamen kapalı olduğu kentte, öğrencilerde okulları boykot ederken, resmi araçların dışında hiçbir araç çalışmıyor. Yurttaşlar BDP İl binasına akın ediyor. Kentte polis zırhlı araçlarla farklı noktalarda önlem almaya başladı.


ÇUKURCA

Sınırın sıfır noktasında bulunan Çukurca İlçesi’nde ise esnafların tamamı kepenk açmadı. Okulların boykot edildiği ilçede yurttaşlar araçlarla Hakkari’de yapılacak yürüyüşe katılmak üzere kente akın etmeye başladı.

YÜKSEKOVA

Yüksekova’da ise, yaşam tamamen durdu. Kepenklerin kapalı olduğu, okulların boykot edildiği ilçede resmi daireler bile iş yapmadı. Sesezliğin hakim olduğu ilçede polis zırhlı araçlarla yoğun önlem aldı. Araçların çalışmadığı ilçede yurttaşlar gruplar halinde BDP İlçe binasına akın ediyor.

ŞEMDİNLİ

Şemdinli İlçe merkezinde ise açlık grevlerine destek amaçlı esnafların tamamı kepenk kapattı. Kepenklerin tamamen kapalı olduğu ilçede araçlarda kontak kapattı. Çarşı merkezinde polislere ait zırhlı araçlar tur atarken, ilçede saat 10.00’da kitlesel basın açıklaması yapılacak.

VARTO

Muş Varto’da 12 Eylül’de PKK ve PAJK’lı tutsakların başlattığı açlık grevine destek amacıyla bir fırın ve bir nöbetçi eczane dışında tüm esnaf kepenk kapattı, polis araçları dışında tüm araçlar kontak kapattı, halkta sokağa çıkmayarak hayatı durdurdu. Varto esnaf kepenk kapatıp sokağa çıkmamasından kaynaklı resmi kurumlarda ise sadece memurlar kalarak kurumların kapısını da kapalı tutuyor.

BULANIK
Muş’un Bulanık İlçesi’nde Sabah saatlerinden itibaren esnaflar kepenklerini açmazken ilçede fırın ve eczaneler dışında açık yer kalmadı. Önceki gün Bulanık’ta başlatılan süresiz dönüşümlü açlık grevine destek olmak amacıyla BDP İlçe binasına halk akın ederken, saat 11.00’da ilçede kitlesel bir yürüyüşün düzenleneceği öğrenildi. Sessizliğin hakim olduğu ilçede polislerin yoğun önlemler aldığı bildirildi.

MALAZGİRT

PKK ve PAJK'lı tutsakların cezaevlerinde başlattığı süresiz ve dönüşümsüz açlık grevi eylemlerine destek vermek amacıyla Malazgirt’te esnaf kepenk açmadı. Eczane ve fırınların dışında açık olmayan ilçede yaşam adeta durmuş durumda. Kitle saat 10.00’da BDP ilçe binası önünde yapılacak basın açıklaması için toplanmaya başlandı.

BAŞKALE

Van’ın Başkale İlçesi’nde açlık grevine dikkat çekmek amacıyla esnafların tamamı kepenk açmazken, öğrencilerde okulları boykot ederek, gitmedi. Hayatın tamamen durduğu kentte kitle araçlarla Van’da yapılacak olan büyük yürüyüşe katılmak üzere kente hareket etmeye başladı.

ÖZALP

Van’ın Özalp İlçesi’nde sabah saatlerinde kepenklerini kapatan esnafların tamamı BDP İlçe binası önünde toplandı. İlçe binası önüne toplanan kitle daha sonra araçlarla Van merkezine hareket etti.
DOĞUBAYAZIT

Günlerdir açlık grevi ve protesto eylemlerin sürdüğü Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde esnafların tamamı kepenk kapattı. Öğrencilerin okulların boykot etmesinden dolayı hiçbir okulda ders başı yapılmadı. Ticari taksilerin bile çalışmadığı kentte kitle BDP İlçe binasında ve çözüm çadırında yürüyüş için toplanmaya başladı.

KARAYAZI

Erzurum merkezli kitlesel yürüyüşün yapılacağı Karayazı İlçesi’nde esnafların büyük bölümü kepenk açmazken, başta Erzurum merkez olmak üzere bölgede ilçeye çok sayıda polis ve zırhlı araç sevk edildi. Polis ablukasına rağmen yurttaşlar BDP İlçe binasına akın etmeye başladı.


Karayazı’da kitleye müdahale - Diha

Erzurum’un Karayazı İlçesi’nde cezaevlerindeki açlık grevine dikkat çekmek amacıyla yapılan basın açıklamasına polis müdahale etti. Gençlerin taşlarla karşılık verdiği müdahale sonrası başlayan olaylar sürüyor.

Erzurum merkezli olarak Karayazı’da cezaevlerindeki açlık grevlerine dikkat çekmek amacıyla kitlesel basın açıklaması yapıldı. Açıklama öncesi Erzurum merkez, ilçe ve köylerden gelen binlerce kişi BDP İlçe binası önünde toplanmaya başladı. Toplanan kitle daha sonra, “Açlık grevindekiler onurumuzdur” sloganlarıyla yürüyüşe geçti. Polisin kurduğu barikatı aşan kitle Dörtyol mevkiine kadar yürüdü. Yürüyüş sonrası BDP Erzurum İl Başkanı Rıza Güler ile BDP Karayazı İlçe yöneticisi Ayhan Kaya birer konuşma yaptı. Açlık grevlerinde dile getirilen taleplerin kendi talepleri olduğu belirtilen konuşmalarda, Kürt halkının tutsaklara sahip çıkması istendi.

Yürüyüşe müdahale

Açıklamadan sonra kitle açlık grevine girmek üzere BDP İlçe binasına doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüşe geçen binlerce kişiye başta Erzurum olmak üzere çevre il ve çevre ilçelerde getirilen yüzlerce polis gaz bombası ve tazikli suyla müdahale etti. Gençler müdahaleye taşlarla karşılık verdi. Müdahale sonrası ilçe geneline yayılan olaylar devam ediyor. Polis çekim yapan gazetecilerin kamaralarına el koymaya başladı.

İlçede olaylar sürüyor.


Diyarbakır’da hayat durdu - ANF
 
Amed - PKK ve PAJK’lı tutsakların 12 Eylül’den bu yana devam ettiği süresiz-dönüşümsüz açlık grevi 49’uncu gününde. BDP’nin ‘Topyekûn direniş’ çağrısı kapsamında Diyarbakır’da esnaf kepenk açmazken, şoförler de kontak kapattı. Belediye çalışanları işbaşı yapmazken, öğrenciler de okulları boykot etti.

Türk cezaevlerinde PKK ve PAJK’lı tutsakların 12 Eylül’de başlattıkları ve bugün 49’uncu gününde devam eden süresiz- dönüşümsüz açlık grevlerine destek olmak amacıyla BDP’nin ‘Topyekûn direniş günü’ ilan ettiği bugün Diyarbakır’da hayat durdu.

Kritik bir süreçte olan açlık grevindeki tutsaklarına sahip çıkan esnaf kepenk açmadı. Kentte hemen hemen tüm esnafın kepenk kapattığı görüldü.

Tüm belediye çalışanları da işbaşı yapmazken, şoförlerinde kontak kapattı, öğrenciler ise okulları boykot etti. Günün ilerleyen saatlerinde halkın sokağa çıkarak büyük yürüyüşler düzenlemesi bekleniyor.

Ayrıca, Meclis’te grubu bulunan BDP siyasi tutsakların cezaevlerinde 49 gündür sürdürdüğü açlık grevine destek vermek amacıyla haftalık grup toplantısını Diyarbakır E Tipi Cezaevi önünde gerçekleştirecek.


Kıbrıs'tan açlık grevi eylemcilerine destek - ANF

Yeni Kıbrıs Partisi, Türkiye'deki açlık grevlerinde yaşanacak ölümleri durdurmak için mücadele eden BDP başta olmak üzere tüm kesimlerle dayanışma içinde olduğunu duyurdu, tutukluların taleplerinin karşılanmasını istedi.

Yeni Kıbrıs Partisi (YKP), 49. gününde devam eden açlık grevleri ile ilgili yazılı bir açıklama yaptı.

Eylemi 12 Eylül'den bu yana sürdüren 63 kişi için kritik eşiğin geçildiğine dikkat çeken YKP, "Türkiye'yi yönetenler bir kez daha zoru, şiddeti ilk tercih olarak gündemlerine almış durumdalar. Bir dönem açılım sözcükleri ile herkesi oyalayan AKP hükümetlerinin ne Kürt sorunu, ne de Kıbrıs sorunu çözmek diye bir niyetinin olmadığı artık net olarak ortaya çıkmıştır" dedi.

"Türkiye'de yeni bir vesayet rejimi inşa sürecinde olan AKP, kendi İslami vesayet rejimi için herkesim ile fiziki ve psikolojik çatışmaya girmektedir" diyen AKP, açıklamasında şu görüşlere yer verdi: "Böylesi bir aşamada açlık grevleri daha da önem kazanmaktadır. İçinden geçmekte olduğumuz süreç, ilk grup açlık grevci için ölüm sınırıdır, cezaevlerinden her an tabutlar çıkabilir. Buna rağmen tıpkı 1996 ve 2000 açlık grevlerindeki yöneticilerin açıklamaları gibi Erdoğan, 'Aç kalan yok, herkes her şeyi yiyor' diye açıklamalar yapmaktadır. Yani aslında Türkiye yönetimde mentalite değişikliği yok, söylem farkları vardı, bunu bir kez daha bu açıklamalarla hatırlamış olduk! Türkiye'yi yönetenlerin tercihi, açıklamaları göstermektedir ki bu kez de ölümler olacak. Daha önce adına 'hayata dönüş operasyonu7 dedikleri müdahale ile onlarca açlık grevcisini öldüren Türkiye'yi yönetenler Kıbrıs'taki savaş için de 'barış operasyonu' demişlerdi. Kelime oyunları ile vahşetlerini örtmeye çalışmaları yeni değil!"

Ölümlerin, savaşların ve devlet şiddetinin karşısında yaşamın kazanmasını istediklerini vurgulayan YKP, "Bu nedenle YKP olarak Türkiye'deki açlık grevleri ile ilgili çağrı yapan BDP başta olmak üzere ölümleri durdurmak için mücadele eden tüm kesimlerle dayanışmamızı ortaya koyarız. YKP olarak tutuklularının ana dilde savunma, ana dilde eğitim ve Abdullah Öcalan üzerindeki tecritin kaldırılması talebi Kürt sorununda demokratik çözümün de yolunu açacak bir adım olarak görülerek bu talepler karşılanmalıdır diyoruz. YKP olarak bölgedeki silahların susması için hemen şimdi diyalog çağrısı yapıyoruz" dedi.


IPPNW: Tutukluların tıbbi ihtiyaçları karşılanmalı - ANF
 
Nükleer Savaşı Önlemek için Uluslararası Hekimler Birliği (IPPNW), Türk hükümetinden açlık grevindeki eylemcilerinin tıbbı taleplerinin karşılamasını istedi. Almanya'daki Türk büyükelçiliğine başvuran IPPNW Ankara'dan tutukluların eylemlerinden dolayı kötü muamele görmemesini ve cezalara çarpıtılmamasını talep etti.

Türk başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bugün başlayacak Almanya gezisi öncesi Nükleer Savaşı Önlemek için Uluslararası Hekimler Birliği (IPPNW), bugün 49. güne giren açlık grevi eylemine dikkat çekti. Almanya'daki Türk büyükelçiliğine yazılı mektupla başvuran IPPNW, kritik bir aşamaya giren eylemcilerin sağlığı için bütün imkanların devreye girmesini istedi.

Türk Tabipler Birliği'nin "Eylemcilerin hayati tehlike altında" açıklamasına dikkat çeken dünya barış örgütü IPPNW, Türk hükümetinden eylemcilerin tıbbi ihtiyaçlarının karşılanmasını talep etti. IPPNW, ayrıca Tutukluların eylemlerinden dolayı her hangi bir kötü muameleye ve cezai yaptırıma uğramaması gerektiğini bildirdi.

IPPNW'den bir heyet, cezaevlerindeki durumu öğrenmek için geçtiğimiz Şubat ayında Türkiye'ye bir heyet göndermiş ve Kürt tutukluların ölüme terk edildiğini duyurmuştu. Adalet Bakanı Ergin'e mektup gönderen IPPNW, sadece Diyarbakır'da 256 ağır hasta tutukluğunun olduğuna dikkat çekerek, bunların bir an önce sağlık ihtiyaçlarının karşılanmasını istemişti.


Banga serhildana giştî – Yeni Özgür Politika

Serokatiya Konseya Rêveber a KCK’ê bang hemû gelê Kurdistanê kir ku îro ‘Roja Berxwedana Topyekun’ e, jiyanê rawestînin. KCK’ê bal kişand ser 89’emîn salvegera damezrandina Komara Tirkiyeyê jî û xwest dest ji nakokiyan berde.

Serokatiya Konseya Rêveber a KCK’ê daxuyaniyeke nivîskî weşand û diyar kir ku her çendî komar bi hevkariya gelên Kurd û Tirk hate avakirin, lê salek piştî vê Kurd tune hatin hesibandin û xwestin Kurdan bikin Tirk. KCK’ê diyar kir ku 89 sal in bi feraseta yekperest û nijadperest, li Kurdistanê li ser esasê qirkirin û komkujiyan pêvajoya avabûnê ya komarê pêş bixin.
KCK’ê destnîşan kir ku her çendî 89 sal bi ser avabûna komara Tirk re derbas bûn, îro jî bi riya polîtîkayên înkarker-yekperest ên desthilatiya AKP’ê, siyaseta qirkirinê tê meşandin û wiha berdewam kir: “Heta ku li hemberî rastiya gelê Kurd ê ku bi fedekariyeke bêhempa li hemberî neheqî û hewldanên tunekirinê li ber xwe dide, ev pirsgirêk neyê çareserkin, ne mimkun e ku komar pêşketinek li gorî serdemê û demokratîkbûnê pêk bîne.”
KCK’ê diyar kir ku îro li aliyekê nijadperestiya Tirk roja 29’ê cotmehê ku xwe dispêre qirkirinê weke cejn pîroz dike, li aliyeke din gelê Kurd li derdora pêşnegên ku ji bo mafên xwezayî û rewa yên gelê Kurd bedena xwe danîne holê, berxwedaneke mezin pêş dixînin.” KCK’ê destnîşan kir ku heta ku ev nakokî neyê derbaskirin mirov nikare qala yekitî û yekpariya Tirkiyeyê bike û wiha domand: “Ji ber vê çendê gava mesele dibe Kurd û Kurdistan, her tişt li ser esasê înkar û derewê tên rûniştandin, durûtiya herî mezin a dîrokê tê nîşandan. Îro li aliyekê cejn, li aliyekê berxwedan û girî heye.”
Serokatiya Konseya Rêveber a KCK’ê bal kişand li ser ç berxwedana greva birçîbûnê ya bi pêşengiya kadroyên pêşeng ên gelê Kurd ên ku di girtîgehan de dîl tên ragirtin ketiye roja 49’an, lê xemsariya hikûmeta AKP’ê berdewam dike.
KCK’ê daxuyaniya xwe wiha berdewam kir: “Pêkanîna daxwazên girtiyan, ne tenê çareseriya pirsgirêka Kurd ya ku ji komarê de heta îro heye didome ye, di heman demê de ji bo hemû gelên Tirkiyeyê jî roleke girîng dilîze. Ev daxwaz daxwazên ku dikare pêk bêne. Israra nepêkanînana van daxwazan tê wê wateyê ku di polîtîkaya qikririna li ser Kurdan de tê irsrarkirin û tê wateya domandina şer.”

Roja çalakiya mezin
KCK’ê biryara BDP’ê ya îro jî nirxand û diyar kir ku divê îro gelê Kurd jiyanê rawestîne rawestandina. KCK’ê ev tişt got: “Di heman demê de hemû gelê me divê piştgiriyê bidin vê biryarê û divê hemû kes tevlî vê çalakiyê bibe. Roj roja ku êdî gelê me ji zor û zilmê re dibêje ‘Êdî bese’ ye. Roj roja xwedîderketina li nasnameya Kurd û Rêber Apo ye. Roj roja fedekariyê ye.”
Serokatiya Konseya Rêveber a KCK’ê der barê gotinên hin AKP’iyan ku wekê heqaret li Rêberê Gelê Kurd Abdullah Ocalan hatibû kirin jî wiha bersiv da: “Kesê herî nêzî serokwezîr û mîmarê xeta înkar-şovenîst-nijadperest yên AKP’a îro, her tim siyaset, siyasetmedarên Kurd, bi zihiniyeteke şoven-serdest û netewperest biçûk dixin. Herî dawî bi namerdiyeke mezin zimanê xwe dirêjî Rêberê Gelê Kurd Abdullah Ocalan kir û di şexsê Rêber Apo de heqaret li gelê me kiriye.”
KCK’ê wiha domand: “Ev kes dizane ku çiqas li ber derê wan bihewte dê evqas zêde hestî bê ber wî û li ber hewşa AKP’ê wekî kuçikekî heta ku dikare diqire û ev berdoş û beredayê ku heqaretê li gelê Kurd dike bila hedê xwe bizane. Ev xwediyên wî yên ku cesaretê didin wî, divê zêde firsetê nedin wî ku bila zêde nehewte û ji bo zêde xwîn nêreje nebe zemîn.”
KCK’ê di dirêjiya daxuyaniya xwe de destnîşan kir ku hikûmeta AKP’ê ji hêlekî ve li ser gelê Kurd qirkirina siyasî dide meşandin jî hêleke din ve jî pesnê demokrasiya xwe ya “pêşketî” dide û ev tişt got: “Ev polîtîkaya AKP’ê ji hemû hêla xwe polîtîkayeke ne exlaqî ye. Tu dê bi her awayî bi ser mirovan de biçî û dure behsa demokrasiyê bikî. Dewleta Tirk li hemberî têkoşîna gelê Kurd têk çûye û vê têkçuyina xwe jî wekî serkeftinê dide nîşandan. Heta dîkê lewçe yê di dava AKP’ê de bang bidin, dê derbarê çareserkirina pirsgirêka Kurd de tu gav neyên avîtin.”

'Serokwezîr derew kir'
Serokatiya Konseya Rêbeberî a KCK’ê bal kişand ser axaftina Serokwezîrê Tirk Erdogan a di salvegera erdheja Wanê jî û ev tişt anî ziman: “Serokwezîrê Tirk Erdogan ji bo Tevgera Azadiyê reş bike serî li hemû cûre derewan dide. Di axaftina xwe ya herî dawî ya li Wanê de jî dîsa hemû rastî berovajî kirin. Bê şerm û fedî xebatên saziyên gelê Kurd yên li herêmê û alîkariyên ji bo gel hatine berhevkirin dibêje dane rêxistinê. Gava serokwezîr van tiştan dibêje dibê di destê min de belgeyên wê jî hene. Ev îdiayên serokwezîr bi tevahî derew in. Em wekî Tevgera Azadiya Gelê Kurd bang li serokwezîrê Tirk dikin ku çi belge di destê wî de hene bila ji raya giştî re parve bike.”

‘Vîna civakî deynin holê'
KCK’ê di dawiya daxuyaniya xwe de destnîşan kir ku sedema ku ew qas AKP û mêtîngeriya Tirk serî li şerê pîskolokîk û derewê dide, berxwedan û têkoşîna gelê Kurd e û ev tişt got: “Ev têkoşîna gelê Kurd ya di pêşengtiya Rêber Apo de ku bi xwîna bi 40 hezaran ewladên gelê Kurd hatiye vê rojî, êdî berbi serkeftinê ve diçe. Hemû rêbazên mêtîngeriyê û komkujiyan heta niha berxwedana gelê Kurd neda rawestandin dê îro şûn ve jî nede rawestandin. Divê hemû gelê me vê rastiyê bizanibe û bi hemû derfetên xwe, bi ruhê serhildanê têkoşîna xwe dexe asta herî jor û ji mêtîngeriya faşîzan re bêje êdî bese. Ev jî bi berxwedanên girseyî pêkan e. Em bang li gelê Kurd û hemû dostên wanê demokrat dikin ku bila xwedî li berxwedana girtîgehan derkevin û helwesta xwe daynin holê.” 


'Xweserî çareserî ye' – Yeni Özgür Politika

Endama Desteya Bilind a Kurd Îlham Ehmed, diyar kir ku wan hemû siyasetên qirêj vala derxistine û xebatên xwe yên ji bo avakirina yekîtiya Kurdan didomînin.

Di demeke ku rewşa Sûriyeyê ber bi şerê navxeyî û mezhebî ve diçe de, rojavayê Kurdistanê ku niha aramî lê heye, zêdetir dikeve rojevê. Kurdên ku berê ji aliyê tu hêzan ve nedihatin nasîn, di encama siyasetek rast de, êdî bûne hêz û aktorek diyarker. Lewre jî hêzên derve hewl da ku li vir bibandor bibin û Kurdan bixin bin tesîra xwe. Ji bo vê yekê jî ketin nava lîstikan, lê Kurdan jî di warê yekîtiyê de pêngavên girîng avêtin û bersiv dan. Di demên dawiyê de li hemberî Kurdan bi taybetî li Helep û Efrînê êrîş zêde bûne. Kurd jî li dijî van di siyaseta xwe de bi israr in. Endama Desteya Bilind a Kurd Îlham Ehmed, der barê xebatên xwe û van hewldanên hanê de pirsên rojnameya me bersivandin.

Desteya Bilind a Kurd ji çend partiyan pêk tê, xebatên wê niha di kîjan astê de ne?
Di nava Desteya Bilind a Kurd de 5 partî hene, lê Desteya Bilind ji Meclîsa Gel a rojavayê Kurdistanê û Encumena Niştimanî Kurd a Suriyê pêk tê. Lewre 12 partiyên din ên di nava Encumena Niştimanî de jî hene. Lê di nava Encumena Niştimanî de zîhniyeta partiyan zêdetir li pêş e, yanî her yek dixwaze partiyan wan li pêş be, loma di gelek mijaran de lihevkirin çênabe.
Danustandin heta astekê hatine. Di bin banê Desteya Bilind a Kurd de, komîteyên parastinê, xizmetên civakî û têkiliyên derve hatine avakirin. Hema bêje di hemû mijaran de xebatên komîteyan hene û hewl didin ku pirsgirêkên gel çareser bikin. Dîsa ji bo ku li ser navê rojavayê Kurdistanê yek nûner û siyaset hebe, xebat tê meşandin. Em dixwazin desteya me takane muxatab be, di vî warî de jî gelek pêngav hatine avêtin. Di nava desteyê û partiyan de têkilî hene, lê bi taybetî bi hinek partiyên di nava Encumena Niştimanî de cîh digirin, hinek nakokî hene. Di nava Encumena Niştimanî de cîh digirin, lê desteyê qebûl nakin. Li aliyê din Desteya Bilind bi erêkirina herdu meclîsan hatiye avakirin. Yanî Encumena Niştimanî jî di nava xwe de hilbijartin kiriye û nunerên xwe yên Desteya Bilind diyar kirine. Lê piştî demekê neqebulkirin derketin. Hinekan li dijî desteyê civîn çêkirin û belavok belav kirin. Sedema wê jî berjewendiyên partiyan e. Dixwazin ku di her merheleyek biyarê de wekî partî cîh bigirin.

Gelo di zêdetirîn di kîjan mijaran de qebûlnekirin heye, an jî pirsgirêk derdikevin?
Zêdetirin di mijarên tifaqan û xebatên dîplomasiyê de qebûl nakin, dixwazin ew li pêş bin, di nava hevdîtinan de bin. Carinan endamên Desteya Bilind biçuk dixin, teşhîr dikin. Lê li aliyê din di peymana desteyê de xalek jî ew e ku hevdû teşhîr nekin. Lê mesela Hekîm Beşar çend caran diçe hevdîtina çêdike, hewl dide PYD’ê reş nîşan bide. Wekî ku têkiliyên PYD’ê bi Îran û Suriyê re hene, nîşan didin. Carinan jî hinek li gorî xwe tevdigerin. Li hinek bajaran di komîteya Xizmetên Civakî de pirsgirêk derdikevin. Mînak li Amudê kesek bi navê Elî Bagarî di nava komîteya xizmetê ya jor de cîh digire, lê ji alîkariya ku ji başûr hatiye para çuye Amudê, bêyî agahîya komîteyê, li gorî xwe belav kiriye. Ev jî buye sedema nerazîbûnan. Dîsa di meseleya asayişê de carinan pirsgirêk derdikevin.

‘Ermanc avakirina meclîsa giştî ye’

Baş e têkiliyên Desteya Bilind ên bi partiyên din re di kîjan astê de ne?
Têkiliyên me hema bêje bi hemû partiyan re hene. Em dixwazin meclîsek giştî çêbikin. Jixwe me biryar girtibû ku herdu meclîs (Meclîsa Gel a rojavayê Kurdistanê û Encumenî Niştimanî Kurd) bêne ba hev. Lê Encumena Niştimanî gotibû divê nêrîna rêveberiya xwe bigirin. Niha qebûl kirine. Di rojên pêş de wê civîn bê lidarxistin. Di vê civinê de em ê hewl bidin ku nêrinek hevpar a siyasî diyar bikin û meclîsek giştî ava bikin. Li ser van herdu mijaran dê nîqaş bêne kirin. Ji bilî vana 12 partiyên din jî hene, lê têkiliyên me bi wan re jî hene, hinek erênî nêzîk dibin, lê tu hêzek wan tune ye.
Li aliyê din partiyên wekî Azadî çi karên xirab hene dikin. Sedema pevçûna li Efrînê ku endamek asayîşê jiyana xwe ji dest da û 2 êrîşkar mirin ew bûn. Zemîna wê wana çêkiribû. Dîsa li gundê Mabata xwestin şerê di navbera 2 malbatan de veguherînin şerê elewî û sunî. Li çend cihên din jî hewldanên wan ên bi vî rengî hene. Em li dijî van siyasetên qirêj jî têkoşînê dimeşînin.

‘Lîstik ji destpêkê ve hene’

Derkete holê ku li başûrê Kurdistanê bi beşdariya dîplomatên Tirk, Amerîka, Îsraîl û hikûmeta herêmê civînek nepenî hatiye lidarxistin û biryarên li dijî PYD’ê hatine girtin, her wiha tê xwestin Desteya Bilind ji bo bêhêzkirina PYD’ê bê bikaranîn…
Ev lîstik ji destpêkê ve li hemberî Kurdên Rojava û li dijî PYD’ê hene, hewldanên tunekirinê hene. Hemû hewldanên ku tevgera me wekî alîgira Baasê nîşan didin û hwd. bi vê armancê bûn. Lê tevgera me siyasetek demokratîk meşand û bi şêwazek rast herêmên Kurdan bidest xistin. Piştî vê yekê Kurd bi riya Meclîsa Gel û PYD’ê, wekî muxatap hatin girtin. Vaye planên tên meşandin li hemberî vê siyaseta me bûn. Hemû hewldan ji bo tunekirina Meclîsa Gel û PYD’ê bûn. Xwestin kesên wekî Hekîm Beşar ku bi hêzên derve re di nava hewkariyê de ne, tu xizmetek wan ji bo gelê Kurd nîn e û temsîla Kurdan nakin, derxînin pêş. Ev siyaset hertim hebû, lê me ev hewldan hemû vala derxistin.
Pişti avakirina Desteya Bilind ku me wekî “pêvajoyek dîrokî” binav kir, ev siyaset vala derket. Bi vê yekê hate nîşandan ku PYD naxwaze bi tena serê xwe be, dixwaze hemû rêxistinên din jî hebin. Lê ne li ser esasê tunekirina wê. Li aliyê din hezên derve û hikûmeta herêmê dixwazin bi riya Desteya Bilind jî PYD’ê tune bikin. Piştî vê civîna veşartî, di nava desteyê de hewldanên wiha çêbûn. Mînak, di nava desteyê de komîtiya dîplomasiyê hate avakirin û hevdîtin dê bi kê re bêne kirin, divê bi agahiya desteyê bihatana kirin. Lê di nava nunerên partiyên din de, bi hinceta ku Amerîka yan jî Tirkiye naxwaze bi PYD’ê re hevdîtinan çêbike, xwestin ku hevdîtin bi riya desteyê na, bi riya partiyên din bêne çêkirin.
Mesela em ji bo civînê çubûn Hewlêrê, me dît ku di navbera nunerên Encumana Niştimanî û Wezîrê Karên Derve yê Tirkiyeyê Ahmet Davutoglu de civînek veşartî çêbû. Ev bêyî agahiya me çêbû. Ev hemû berdewama vê siyaseta qirêj bûn, dixwestin PYD’ê tasfiye bikin. Lewre me nerazîbûna xwe nîşan da û got ku hevdîtin ancax bi riya desteyê dikare pêk werin û kesên dê biçine hevdîtinan jî, dê deste diyar bike.

‘Hêzên derve dargirker in’

Têkiliyên we û Yekîneyên Parastina Gel (YPG) di kîjan astê de ne.
Desteya Bilind bi YPG’ê re civîn çêkir û wekî hêzek fermî erênî nêzîk bû, lê piştre qebûlkirina fermî hate taloqkirin. Ev bandora van hewldanan e. Hevdîtina di navbera Desteya Bilind û YPG’ê de çêbû jî, bi armanca ku ev hêza bi derfetên xwe hatiye avakirin, bi fermî bê qebûlkirin bû. Desteyê jî erênî dît. Lê dîsa nûnerên Encumenî Niştimanî xwestin ji meclîsa xwe desturê bigirin. Lê piştre derket holê ku dixwazin ji bo amadekirina pêşmergeyan demê qezenç bikin.

Serokê Herêma Kurdistanê Mesût Barzanî ji rojnameya Fransî re axivî got ku ew 15 hezar ciwanên Rojavayî perwerde dikin...
Li başûrê Kurdistanê hêzek heye, lê ev 15 hezar kes ne yên Rojava ne. Wekî di civîna wan a veşartî de hatiye gotin, behsa pêşmergeyên xwe dike. Ew Kurdên ku ji vir çûne jî perdekirina wan e. Yanî dixwaze bêje ku Kurdên rojava hatine wir, wan ji alîkari daye wan, ew perwerde kirine. Lê di bin de jî pêşmergeyên xwe bişînin. Di rastiyê de dixwazin pêşmergeyan bişînin. Hatina wan jî, dagirkirina Rojava ye.  Her wiha dixwazin balefirgehên leşkerî vekin.
Lê pêdiviya Rojava ne bi pêşmergeyan ne jî bi balefirgehan heye. Gelê Rojava heta niha xwe bi xwe parastiye, jiniha û pêde jî dê biparêz e. Em dizanin ka ew pêşmerge çawa tên perwerdekirin jî. Kesên wan perwerde dikin, ên ku ji PKK’ê reviyan e, yên xiyanet kirine. Niha jî ciwanan perwerde dikin, hinek fermandar ji pêşmerge ne. Gelo kesên xayintî kirine, dê çawa ciwanên Rojava perwerde bikin û feydeyekê bidin miletê vir. Pêdiviya gelê vir bi felsefeya azadiyê heye, vê jî gel dê bixwe çêbike.

Li hemberî van hewldan dê helwesta we çibe gelo?
Hevditinên me yên bi YPG’ê re didomin. Komîteyek parastinê ya leşkerî dê çêbibe. Ev komîte dê ji 10 kesan pêk bê, ji vana 5 YPG 5 ji partiyên din. Ev dê bihemû hêzên ku di bêjin çekdar in re hevdîtinan çêbikin ku dibin sîwanekê  de bibin yek. Ger ku neyên ji , dê ruyê wan baştir bê zanîn. Her wiha hevdîtinên me yên bi partî û rêxistinên din ên Rojava re didomin. Em ê ji bo yekîtiyê hewldanên xwe bidomînin, lê yên nebaş jî, em ê teşhîr bikin. Em ê têkoşîna xwe ya birdozî û siyasî jî bidomînin. Yên ku dixwazin di nava yekîtiyê de bin, em ê heta dawiyê bi wan re di nava danû stendinan de bin. Êdî ev gel ji aliyê hêzên din ve nayê birêvebirin. 


Ölümlere seyirci kalmayın – Yeni Özgür Politika

Öcalan’a özgürlük ve Kürtçe önündeki engellerin kaldırılması talebiyle sürdürülen süresiz-dönüşümsüz açlık grevi 49. gününe girdi. Avrupa’nın ölümlere seyirci kalmasını protesto eden bir grup Kürdistanlı, Avrupa Parlementosu önünde oturma eylemi başlattı.

Kürdistanlılar, Türkiye ve Kürdistan cezaevlerinde PKK ve PAJK'lı tutsakların başlattığı açlık grevlerine destek vermek amacıyla dün Belçika'nın başkenti Brüksel'deki Avrupa Parlamentosu önünde oturma eylemi yaptı.
KONGRA GEL Başkanı Remzi Kartal, Almanya Sol Parti Milletvekili Cansu Özdemir, Ali Dağdeviren, Nuçe TV'den Erdal Er, Gazeteci Ferda Çetin, Avukat Mahmut Şakar ve sanatçı Cevat Mervani'nin aralarında bulunduğu çok sayıda Kürt siyasetçi, gazeteci ve aydın, Belçika'nın başkenti Brüksel'de bulunan Avrupa Parlamentosu binası önünde oturma eylemi yaptı. Bir heyet ise yetkililerle görüştü. Değişik ülkelerden otobüs ve özel araçlarla gelen Kürdistanlılar attıları sloganlarla, Kürt tutsakların taleplerini sahiplendiklerini dile getirdi.
Avrupa Parlamentosu yetkilileri ile görüşen heyet adına bir açıklama yapan KNK üyesi Nilüfer Koç, Avrupa Parlamentosu'nun ölümlere seyirci kalmamasını bunun için de acilen açlık grevlerinin yapıldığı cezaevlerine ve İmralı'ya heyet göndermesini istediklerini belirtti.
Koç, Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schultz ile resmi bir ziyaret için Romanya'da olmasından dolayı görüşemediklerini ama eylemlerinde bir sonuç alıncaya kadar Parlamento'nun kapısından ayrılmayacaklarını söyledi.
Heyet içerisinde yer alan Avrupa Parlamentosu Sol Parti Milletvekili Jürgen Klute de açlık grevinde ölümlerin yaşanmaması için çabalarının süreceğini belirtti.
Bu arada Belçika polisi, gösteri yapan bir grup Kürdistanlıya biber gazıyla müdahalede bulundu. Bazı eylemcilerin fenalaştığı görüldü. Ancak Kürdistanlılar eylemlerini sürdürdü. Polis ise eylemcileri abluka altına aldı. Haber yayına hazırlandığı sırada polis ablukası devam ediyordu.

Avrupa'da açlık grevleri
Bu arada Kürdistanlılar Avrupa'nın değişik kentlerinde ise destek açlık grevi yapıyor.
Almanya'nın Mannheim kentinde 17 Kürdistanlı, dün 3 günlük açlık grevi başlattı. Paradeplatz'da başlayan açlık grevine Türkiyeli demokratik sivil toplum örgütleri ile Sol Parti Mannheim il teşkilatı da destek veriyor.
Bir grup genç, katolik kilisesini ziyaret ederek, açlık grevleri hakkında bilgilendirmede bulundu. Gençler, kentte faaliyette bulunan sivil toplum örgütleri ve siyasi partilere yönelik ziyaretlerini sürdürüyor.
Duisburg'da 3 günlük açlık grevi, Kürdistan Dayanışma Derneği önünde bir basın açıklamasıyla başladı.
Paris'in Evry bölgesinde bulunan Mezopotamya Kültür Derneği'nde 17 Kürdistanlının yaptığı açlık grevi dün sona erdi.

Basel'de dayanışma eylemi
İsviçre'nin Basel şehir merkezi Claraplazt'ta önceki gün bir araya gelen Sosyalist Yeniden Kuruluş girişimcileri, açlık grevleriyle dayanışmak için bir eylem düzenledi. Beyaz kefenler giyerek üzerine "açlık grevlerinde ölüm riski" yazıları yazan girişimciler, yaklaşık 5 bin bildiri dağıtarak açlık grevlerine dikkat çekti. Claraplazt'tan Barfüserplazt meydanına yürüyen sosyalistlerin beyaz kefenli eylem biçimleri ilgiyle karşıland


Zulüm içinde zulüm – Yeni Özgür Politika

Türk cezaevlerindeki PKK ve PAJK'lı tutsakların açlık grevi 49'uncu gününe girdi. Türk devleti, taleplere yanıt vermezken tutsaklar üzerindeki zulmünü arttırıyor.

Türk cezaevlerinden dışarı yansıyan bilgiler, tutsakların üzerindeki zulmün katmerleştiğini gösteriyor. Tekirdağ'da içme suyu bile verilmiyor. Tekirdağ'daki keyfiyet artık işkence derecesine vardı. Eylemci tutsak, gardiyanların işkencesine maruz kaldı. Kırıklar'da mektuplarına el konuluyor. Ceyhan'da B1 vitamini verilmiyor. Kepsut'ta tutsaklar tecrit edilirken kaloriferler yakılmıyor. Başsavcı, Diyarbakır D Tipi Cezaevi'nde tehdit ve hakaretler savururken, bazı cezaevlerindeki doktorlar, zulme ortak alıyor. Tıbbi kontrol yapması gereken doktorlar, dalga geçerek tansiyon ölçümünü bile 'muayeneye girer olmaz' diyerek reddediyor. "Her gün ölen bedenimiz biraz da sizin ölmenizdir, yarınların ölmesidir, insanlığın ölmesidir" diyen tutsaklar ise talepleri hatırlatarak, Kürt halkının kesintisiz eylemde olmasını istiyor.

İçecek su verilmiyor
Tekirdağ 1 No'lu F Tipi Cezaevi'nde açlık grevinde bulunan tutsaklar, cezaevi yönetiminin kendilerini sindirme amaçlı, başta içecek su olmak üzere temel ihtiyaçlarını karşılamadığını bildirdi.
Tekirdağ 1 No'lu F Tipi Cezaevi'ndeki PKK'li tutsaklar, eylemlerini kararlılıkla sürdüreceklerini duyurdu. Aileleri aracılığıyla durumlarını kamuoyu ile paylaşan 21 tutsak, aynı talep ve kararlılıkla sürdürdüklerini eylemlerinden, talepleri karşılanıncaya dek geri adım atmayacaklarını belirtti. "Neticede ölüm dahi olsa, eylemimizin amacına bağlı olarak, bunu karşılayacak, göğüsleyeceğiz" diyen tutsaklar, eylemlerine başlamalarının akabinde, cezaevi idaresinin keyfi uygulamalarına maruz kaldıklarını bildirdi. Tutsaklar, açlık grevinde bulunan 2 tutsağın, 3 kişilik hücrelerden alınarak tek başlarına tutulduğunu belirtti. Ayrıca sohbet ve sosyal faaliyet haklarının da gasp edildiğini bildiren tutsaklar, hiçbir faaliyete çıkarılmadıklarını aktardı. Başta içecek su olmak üzere, idare tarafından verilmesi gereken limon, tuz, şeker gibi ihtiyaçlarının karşılanmadığına dikkat çeken tutsaklar, musluk suyunun da içecek durumda olmadığı için kullanılmadığını kaydetti.

Açlık grevi eylemcisine işkence
Tekirdağ 1 ve 2 Nolu cezaevlerinde de sürüyor. Tekirdağ’daki açlık grevi eylemcileri ilgili bilgi veren Avukat Gülizar Tuncer, cezaevindeki uygulamaların vahşet boyutlarına ulaştığını belirterek, açlık grevindeki Mazlum Dikmen’e gardiyanlar tarafında işkenceye yapıldığını açıkladı.
Tekirdağ F Tipi 1 ve 2.Nolu cezaevlerinde müvekkilleriyle görüşen Avukat Gülizar Tuncer cezaevinde yaşananlarla ilgili açıklamalarda bulundu. 12 Eylül günü başlayan açlık grevine yeni grubun katılmasıyla diğer cezaevlerinde olduğu gibi burada aralıksız ve dönüşümsüz olarak devam ettiğini anlatan Tuncer, grevdeki tutsakların sağlık durumları ve cezaevi yönetiminin uygulamalarını şöyle açıkladı: “Cezaevinde gördüğümüz; tutsakların kararlı olduğuydu. Açlık grevi sürüyor. Cezaevinde aile hekimliği uygulaması olduğu için orada sürekli görev yapan doktor yok. Sadece Pazartesi ve Perşembe günü geliyor doktor. 1, 2 Nolu F Tipi ve T Tipi cezaevlerinde yaklaşık 500 tutuklu ve hükümlü bulunmakta ve haftada sadece 2 gün, 1 doktor gelip görev yapıyor. Tutsakların anlatımına göre doktor gelip elini cebinde çıkarmadan ‘tedavi kabul ediyor musunuz’ diye sorup sonra da grevdeki tutsaklara tedavi kabul etmediklerine dair kağıt imzalatıp gidiyormuş. Oysa cezaevi yönetmeliğine göre tıbbi kontrol etmesi lazım. Tedavi başka bir şeydir, tıbbi kontrol başka bir şey. Tıbbi etik ve mesleki sorumlulukla bağdaşmayacak şekilde cezalandırma amaçlı yaklaşılıyor tutsaklara. Doktor, tıbbi kontrol (nabız, tansiyon ve kilo kaybını kontrolü) yapmak zorundadır. Bütün tutsaklarda kusma, boğazdan kan gelme, kas ağrıları, göz kararmaları yaşanıyor.

B1 yerine B
Revirden gerçek B1 yerine sade B vitamini veriliyor. Biz gerçek B1 götürdük ama içeri almadılar. Gerekçe olarak da ‘biz zaten B1 veriyoruz’ söylendi. Oysa tutsaklarla görüşmemizde cezaevi yönetiminin yalan söylediğini anladık çünkü B1 değil sadece B vitamini verilmiş. Bu arada B vitamini uzun süre kullanılırsa sinir uçlarında uyuşmaya neden oluyor ve vücutta kalıcı hasarlara yol açıyor.

Çırılçıplak işkence
Mazlum Dikmen açlık grevine 22 Eylül’de başladı. Grevin 8. gününde avukat görüşmesine çıkan Mazlum, görüşme yaptıktan sonra içeriye girerken ‘içeriye malzeme sokuyorsunuz’ gerekçesiyle çırılçıplak soyunması istenmiş. Buna itiraz eden Mazlum Dikmen, çırılçıplak soyundurulmuş ve 7-8 gardiyanın saldırısına uğramış. Açlık grevinde sağlığı gittikçe kötüleşen bir tutukluya karşı dikkatli davranması gerekirken aksine kendisine işkence yapılmış. Bu olaydan sonra B1 için defalarca yazılı ve sözlü olarak başvurmasına rağmen kendisini cezalandırma amaçlı dilekçesi dikkate bile alınmamış. Bu arada kendisine saldıran gardiyanlara ‘bu yaptıklarınızın hesabını vereceksiniz’ dediği için de cezaevi yönetimi Mazlum Dikmen’in babasına 6 ay görüş yasağı getirmiş.

Kürt halkı sahiplensin
Tutsakların mesajı şu: Kendimiz için bir şey istemiyoruz. Taleplerimiz tamamen Kürt halkının haklı talepleridir. Bütün Kürt halkı, bu taleplerine ve bu direnişe sahip çıkmalıdır.”

Mektuplarına el konuluyor
Kırıklar 2 Nolu F Tipi Cezaevi'nde açlık grevinde olan Turgut Koyuncu'nun açlık greviyle ilgili İHD'ye göndermek istediği faksa, "Açlık grevlerini destekleyen, eylemlerin basın yoluyla kamuoyu oluşturmaya çalışan cümlelerin bulunduğu" gerekçesiyle el konuldu.
Koyuncu, İHD Genel Merkez Cezaevi Komisyonu sorumlusu Necla Şengül'e gönderdiği mektupta açlık greviyle ilgili yazdıkları mektuplara, fakslara cezaevi idaresi tarafından keyfi bir şekilde el konulduğunu belirtti. Koyuncu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Süresiz ve dönüşümsüz açlık grevinde olduğumuz için doğal olarak eylemimizi ve amacını kamuoyuna duyarmak hakkım olmasına rağmen bu yönlü yazdıklarım, fakslara keyfi bir biçimde el konulup gönderilmedi. Sadece benim yazdıklarım değil, bir çok arkadaşımın açlık grevi eylemini anlatan mektup ve fakslara el konuldu."
Koyuncu, cezaevi idaresinin el koyduğu ve engellediği mektup ve fakslar için İHD'den hukuki yardım talebinde bulundu.
Kırıklar 2 Nolu F Tipi Cezaevi Müdürlüğü Disiplin Kurulu, Koyuncu'nun açlık greviyle ilgili bir yakınına, İHD Genel Merkezi ve İHD İzmir Şubesi'ne gönderdiği üç adet faks metnine el koydu. Disiplin Kurulunun fakslara el koyma gerekçesi ise şöyle: "Hükümet ve devletin terörle mücadelesini kötüleyici cümleler içeren, Hükümlü Abdullah Öcalan'ın özgürlüğü maksadıyla yapılan açlık grevi eylemlerini desteklemek maksadıyla ziyarete çıkmama vb gibi eylemleri basın yoluyla kamuoyu oluşturmaya çalışan cümlelerin bulunması nedeniyle kurumumuz Mektup Okuma Komisyonu tarafından sakıncalı görülerek, hakkında tutulan tutanak ile kurulumuza tevdii edilmiş, 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı Hakındaki Kanun gereğince sakıncalı faks metinlerine el konulmuştur."

Acele acele yazıyorum…
Şakran 2 Nolu T Tipi Cezaevi'nde kalan Mehmet Yavuz, cezaevinde yaşanan keyfi uygulamalar ve hak ihlallerine ilişkin Necla Şengül'e mektup gönderdi. Adalet Bakanlığı'na dilekçe yazan 170 tutsak hakkında soruşturma açıldığı hatırlatılan mektupta, sorunlarının çözümü için cezaevi idaresi ve savcılığıyla görüşme taleplerini içeren dilekçeleri 3 ay önce vermelerine rağmen hala bir cevap alamadıkları kaydedildi. Yavuz, hakkında 7-8 soruşturma açıldığını, her soruşturma için 2 aylık iletişim cezası istendiğini aktararak, "Cezam devreye girerse hiç bir kimseye yazamayacağım. Bunun size acele acele yazıyorum. Bu konuda hukuki yardımlarınıza ve kamuoyunun duyarlı hale getirilmesine ihtiyaçlarımızın olduğunu sizinle paylaşmak istedim" diye aktardı. Yavuz mektubunda cezaevinde hiç bir sosyal ve kültürel etkinlikten yararlandırılmadıklarını belirtti.

Gün gün ölüme yürüyorum...
Rize Kalkandere L Tipi Kapalı Cezaevi'nde açlık grevini sürdüren Recep Bal adlı tutsak, ailesi aracılığıyla yaptıkları eylemin amacına ilişkin açıklama yaptı. Tutsak Bal, "Ben insanım diyen herkesi vicdanlı olmaya ve insani görevini üstlenmeye davet etmek için gün gün ölüme yürüyorum ve yürüyoruz. Kürdistan ve Türkiye cezaevlerinin hepsinde genç, kadın, yaşlı demeden birçok arkadaşla birlikte süresiz ve dönüşümsüz açlık grevine girmiş bulunmaktayız. Her gün ölen bedenimiz biraz da sizin ölmenizdir, yarınların ölmesidir, insanlığın ölmesidir. Bu ölümleri geç olmadan durdurmak sizin vicdanınıza ve buna dur demek için gece gündüz durmadan yetkilileri ciddiyete çekmeye; taleplerimizi sahiplenme ve kavratmanıza bağlıdır. Bize düşen tek yol kaldı o da ölünceye kadar onurluca direnmektir" dedi.

B1 vitamini verilmiyor
Ceyhan M Tipi Kapalı Cezaevi'ndeki tutsak yakınlarının verdiği bilgiye göre; cezaevi idaresi tarafından B1 vitamini verilmiyor.

Kepsut'ta baskı arttı
Balıkesir Kepsut Cezaevi'nde açlık grevi eyleminde olan tutsakların baskılara maruz kaldığı ve haklarının ellerinden alındığı bildirildi.
Alınan bilgilere göre, açlık grevine başlayanların koğuşlarının değiştirildiği, sıcak su, battaniye, içme suyu, tuz ve şeker dışında hiçbir şeyin verilmediği ve cezaevi kaloriferlerinin yakılmadığı kaydedildi. Açlık grevindeki tutsakların doktor kontrollerinin kelepçeli şekilde yapıldığı, Kürtçe yayın, mektup ve telefon haklarının gasp edildiği bildirildi.

Başsavcı tehdit etti
Diyarbakır D Tipi Cezaevi'nde bulunan siyasi tutsak Mehmet Çoku, haftalık telefon görüşmesinde, içerisinde bulunduğu durumu ailesine aktardı. Görüşmede, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı'nın 15 Ekim günü koğuşa gelerek süresiz-dönüşümsüz açlık grevlerine başlayan siyasi tutsakları tehdit ettiğini belirten Çoku, savcının ayrıca kendilerine hakaret ettiğini de aktardı.

BDP’linin durumu ağır
Açlık grevlerine destek için Mardin’in Mazıdağ İlçesi’nde yürüyüş yapan kitleye yönelik polis saldırısında başına gaz bombası fişeği isabet eden BDP yöneticisi Emanet Eneş ağır yaralandı. Sağlık durumu ciddiyetini koruyan Eneş yoğun bakımda tutuluyor.

HDK’liler gözaltına alındı

İzmir’de Eski Sümerbank önünde açlık grevinde yapılan HDK üyesi 13 kişi, önceki gün kentteki 29 Ekim gösterileri bahane edilerek gözaltına alındı.
Bursa’da ise BDP Yıldırım İlçe Örgütü binası 300 kişilik ırkçı grubun saldırısına uğradı.


49. GÜN HAYATI DURDUR DİRENİŞİ YÜKSELT TUTSAKLARI YAŞAT

İSTANBUL / DİHA
Güncellenme : 30.10.2012 05:30

‘Öcalan’ın özgürlüğü ve anadil hakkı’ için 12 Eylül’den beri bedenlerini açlığa yatıran tutsakların talepleri etrafında bütünleşen Kürtler, bugün her yerde hayatı durduracak. DTK ve BDP de, tüm toplumu bu talepleri sahiplenerek direnişi yükseltmeye çağırdı

KÜRTLER TOPYEKÜN DİRENİŞTE

Günlerdir gece-gündüz meydanlarda açlık grevindeki tutsakların taleplerini haykıran Kürtler, bugün tarihi bir güne imza atacak. BDP’nin “topyekün direniş” çağrısına yanıt veren ve tutsakların amaçlarını sahiplenen Kürtler, bugün kepenkleri, kontakları açmayacak, okulları boykot edecek, işe gitmeyecek ve alanlarda olacak.

BÜTÜN DÜNYAYA GÖSTERELİM

DTK de, Kürtleri bulundukları her yerde hayatı durdurmaya çağırdı: “Kürt halkının açlık grevi yapan tutsaklarla aynı amaçlar uğruna bütünleştiğini tüm dünyaya göstermesi tarihi bir sorumluluktur. Ancak halkımızın bu süreci direniş ruhuyla karşılaması taleplerin yaşama geçirilmesini sağlayabilir ve ölümleri durdurabilir.”

İstanbul bugün itaat etmeyecek

Aynı amaç doğrultusunda Kürtler, İstanbul’da da hayatı durduracak. BDP, 34 ilçede sivil itaatsizlik eylemleri yapacak. 34 ilçede “çadır kurma, oturma eylemi, açlık grevi” yapacaklarını ve okul ile işi boykot edeceklerini söyleyen BDP İl Eşbaşkanları, “herkesi bugün saat 13.00’da AKP’ye yürümek için Okmeydanı’na” çağırdı.

Basın karalamak için yalan yazıyor

Hükümet medyasının manipülatif haberlerine TUHAD-FED’den yalanlama. 65 cezaevinde 658 tutsağın grevi sürdürdüğünü belirten TUHAD-FED, tutsakların destek amaçlı bir haftalık grevlerini; “tutsaklar açlık grevini bıraktı” şeklinde veren gazetlerin psikolojik savaş yürüttüğüne dikkat çekti.

Gece gündüz çadırdalar

Açlık grevlerine dışarıdan da destek büyüyor. Birçok merkezde kurulan direniş çadırlarının sayısı giderek artarken, halk bu çadırlarla direnişi büyütüyor, evlatlarını sahipleniyor.

 

HAYATI DURDUR DİRENİŞİ BÜYÜT TUTSAKLARI YAŞAT! – Özgür Gündem


PKK ve PAJK’lı tutsakların cezaevlerinde 12 Eylül’den bu yana bedenlerini ölüme yatırarak sürdürdükleri açlık grevine dikkat çeken DTK, 30 Ekim’de “Topyekün Direniş” çağrısında bulundu. DTK, “Kürt halkının tutsaklarla aynı amaçlar etrafında bütünleştiğini tüm dünyaya göstermek tarihi bir sorumluluktur” dedi.

DTK’nin açıklamasında, Kürt halkının tarihe geçecek olan bir süreci yaşamakta olduğu ifade edilerek şunlar kaydedildi: “Halkımızın değerli evlatları tüm cezaevlerinde hepimizin olan talepler uğruna bedenlerini siper ederek görkemli bir direniş sürdürüyor. 14 Temmuz 1982 Büyük Ölüm Orucu nasıl Kürt halkının dirilişinin ilk kıvılcımı olduysa, 12 Eylül 2012 Süresiz Dönüşümsüz Açlık Grevi de Kürt halkının özgürlüğüne giden büyük bir adım olarak tarihe geçecektir. Bu süreç sıradan yaklaşılmayacak bir şekilde hassastır. Tüm halkımızın hem Açlık Grevi Eylemi’ni sürdüren tutsaklarla hem de onların talepleri etrafında birleşmesi gerekmektedir. Demokratik çözümden, özgürlüklerden, insan haklarından yana olduğunu iddia eden hiç kimse bu sürece uzak kalmamalıdır. Herkes bulunduğu alanda yapabilecekleri ile büyük bir sahiplenme gerçekleştirmelidir.”

Evlatlarımız kan kusuyor,

Yurttaşlardan da BDP’nin çağrısına tam destek geldi. Çiçek Çakal, herkesin tutsakların sesini duyarak sokağa çıkması çağrısında bulunarak, “Onlar için cezaevi önlerinde, sokaklarda olacağız. Herkes tutsakların sesini duysun ve sokağa çıksın” dedi.

Bir kızı cezaevinde bulunan Gülperi İlbasan ise, Türkiye’de bir taraf kan kusarken bir tarafın bayram kutladığını belirterek, “Tüm halk olarak ayaklanmamız gerekiyor. Cezaevlerinin önünde kendini siper ederek direnmek gerekiyor. Kızımın kaldığı cezaevinin çatısını gördüm açlığımı hissetmedim. Biz soframızı kurarken gözümün önüne onlar geliyor. İnsanlar nasıl evlatlarıyla beraber oturup yemek yiyor. Tüm yurtsever halk, sanatçılar, yazarlar herkes alana çıksın. Sofrayı kurup da üstüne oturmayalım. Herkes ayakta olsun. Evlatlarımız demir parmaklıkların arkasında kan kusarken biz oturup seyir mi edeceğiz” dedi.

Sessizlik olmaz

Rukiye Döner adlı yurttaş ise, Türkiye metropollerindeki duyarsızlığı eleştirerek, “Gerekiyorsa açlık grevi, gerekiyorsa alanlara çıkılmalı” dedi. İki çocuğu cezaevinde olan Saadet Şahbudak da “Açlık grevindeki herkes bizim çocuklarımızdır. Sessizlik olmaz. Alanlara, meydanlara çıkmak gerekiyor” diye konuştu. Sosyalist Yeniden Kuruluş ise, “BDP’nin çağrısını destekliyoruz ” dedi.

Özgür Demokratik Alevi Derneği tarafından Gazi mahallesinde düzenlenen Alevi Halk Şöleni’ne eyleme destek çağrısı yapıldı.

İstanbul yürüyecek

BDP’nin, bugün için ilan ettiği “Topyekün Direniş Günü”nde İstanbul’da 34 ilçede sivil itaatsizlik eylemleri yapılacak. BDP İl Eşbaşkanı Asiye Kolcak, 34 ilçede çadır kurma, oturma eylemi ve açlık grevi yapma şeklinde sivil itaatsizlik eylemleri yapacaklarını duyurdu. İşe gidilmeyeceğini ve çocukların okula gönderilmeyeceğini kaydeden Kolçak, “Yaşatmak için 30 Ekim’de yaşamı durduralım” dedi. Sivil itaatsizlik eylemine HDK’nin yanı sıra sendikalardaki yurtsever ve sosyalistlerin de katılımının olacağını belirtti.

Okmeydanı’nda saat 1’de

BDP İstanbul İl Eşbaşkanı Ali Rıza Bilgili ise bugün 13.00’da Okmeydanı Cemal Kamacı Parkı’nda bir araya gelerek AKP il binasına kitlesel olarak yürüyeceklerini açıkladı.

BDP grup toplantısı cezaevi önünde

BDP grup toplantısını Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi önünde gerçekleştirilecek. BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, “Grup toplantımızı yarın saat 12.00’da Diyarbakır E Tipi Cezaevi önünde yapacağız. Dışarıda, içeride ölümleri durdurmak için 1 günlüğüne yaşamı durduralım” dedi. Öte yandan Demirtaş bütün Amed halkına cezaevi önünde yapacakları grup toplantısına davet etti.

Medya çarpıtıyor eylem sürüyor

Plaza medyası eyleme desteğin giderek artması üzerine açlık grevlerinin sonlandırıldığı yönünde haberler yaymaya başladı. Haberlere yanıt veren BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, “Hiçbir cezaevinde açlık grevi sonlanmış değil” dedi. Aralarında hükümet yanlısı Star, Sabah, Haber Türk gibi bazı gazeteler 700’ü aşkın tutsağın sürdürdüğü açlık greviyle ilgili, bazı cezaevlerinde tutsakların eylemi sonlandırdığını ileri sürdü. Demirtaş, “Açlık grevlerinin bir an önce sonlanmasını biz de isteriz. Ama hiçbir cezaevinde açlık grevi sonlanmış değil” açıklamasında bulundu.

Medya maniple ediyor

TUHAD-FED Başkanı Zübeyde Teker ise yaptığı açıklamada, 65 cezaevinde 658 siyasi tutsağın açlık grevini sürdürdüğü, basında çıkan haberlerin gerçeği yansıtmadığını bildirdi. Teker, “Medya açlık grevi direnişçilerini itibarsızlaştırıp, eylemi ve talepleri manipüle etmeyi hedefliyor” dedi.

Çadırlardan destek sürüyor

Cezaevlerindeki açlık grevleri sürerken dışarıdan da tutsaklara ve taleplerine destek büyüyor. Tutsaklara destek vermek için Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi önünde ve Qoser’de (Kızıltepe) kurulan 3 çadırda açlık grevine girenler yurttaşlar tarafından ziyaret edildi. BDP Beyoğlu ve Şişli ilçe örgütleri tarafından Okmeydanı’nda bulunan Sibel Yalçın Parkı’ndaki açlık grevi de devam ediyor. Açlık grevine 21 kişi katıldı. İzmir’de ise HDK üyelerinin açlık grevine müdahalede bulunan polis, Şengül Umutlu, Hacay Yılmaz, Kaan Uğur, Erol Akcan, Mehmet Akdoğan, Pınar Türk, Teyfik Bugakaptan, Mehmet Ertaş, Fırat Kalyon, Fatma Acar, Dilek Bakış, Özgür Demirtaş ve Ferdi Beştaş Bozyaka isimli yurttaşları gözaltına aldı. BDP Konya İl Örgütü ise, iki günlük dönüşümlü açlık grevi başlattı.

Tutsakların talepleri doğal hak

Aralarında Celal Başlangıç, Av. Fikret İlkiz, Prof. Dr. Gençay Gürsoy, Doç. Dr. Murat Paker, Yrd. Doç. Dr. Nazan Üstündağ, Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, Dr. Tarık Ziya Ekinci, Prof. Dr. Tahsin Yeşildere gibi çok sayıda aydın, gazeteci, akademisyen ve yazarın bulunduğu Diyarbakır Askeri Cezaevi Hakikatleri Araştırma ve Adalet Komisyonu üyeleri, yazılı açıklama yaparak, “Tutsakların sürdürdüğü açlık grevlerinin ölümle sonuçlanması ülke için büyük bir felaket anlamına gelecektir” dedi.

Komisyon, “Bugünkü açlık grevleri anadil üzerindeki sınırlandırmadan ve Abdullah Öcalan’ın üzerindeki hukuksuz tecritten kaynaklanmaktadır. Bugün, düne baktığımızda Diyarbakır Cezaevi’ni tüm halkın kaderinin kurban edildiği bir vahşet yeri olarak hatırlıyoruz. Korkumuz, yarın da benzer bir şeyin bugün için söyleneceğidir. Bu sebeple süresiz-dönüşümsüz açlık grevlerinin son bulması ve ölümlerin olmaması için insanların en doğal demokratik hakkı olan anadilde eğitim ve anadilde savunma hakkının tanınması ve barışın tesisinde kritik bir rol oynar” dedi.


Gün ‘artık yeter’ deme günüdür – Özgür Gündem

KCK yaptığı açıklamada, BDP’nin bugün yaşamı durdurma çağrısına destek verdi. ANF’nin geçtiği habere göre KCK, herkesi “artık yeter” diyerek  topyekün direnişe katılmaya çağırdı. KCK açıklamasında şöyle denildi: “Gün Öcalan’ı özgürleştirme, kimliğine sahip çıkma, anadil hakkını elde etme günüdür.”

 KCK: Gün ‘artık yeter’ deme günü

Fırat Haber Ajansı’nın (ANF) geçtiği habere göre, KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı, ‘topyekün direniş günü’ ilan edilen 30 Ekim’de genç, yaşlı, esnaf, emekçi, kadın, erkek tüm Kürt halkını yaşamı durdurmaya çağırdı ve “30 Ekim zulmü reva görenlere artık yeter deme günüdür” dedi. Cumhuriyetin 89. yıldönümüne de dikkat çeken KCK, “Bir yanda bayram bir yanda direniş ve ağıt. Bu tezatlık aşılmadan Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünden bahsedilemez” ifadesini kullandı.

KCK, “cezaevlerinde esir tutulan Kürt halkının öncü kadrolarının başlattığı açlık grevinin 48. gününe gelmiş olmasına rağmen AKP hükümetinin duyarsızlığını sürdürdüğüne” dikkat çekerek şunları kaydetti: “BDP’nin, açlık grevindeki tutsaklarla dayanışmak amacıyla, 30 Ekim günü (bugün) yaşamı durdurma ve çeşitli etkinliklerle bu tarihsel direnişi gündeme taşıma kararı yerinde bir karar olduğu gibi, aynı zamanda tüm halkımızın desteklemesi gereken bir karar ve herkesin katılması gereken bir insani eylemselliktir. Gün halkımıza zulüm ve zorbalığı reva görenlere ‘artık yeter’ demenin günüdür. Gün, Kürt halkının kimliğine ve Önderliğine sahip çıkma ve özgürleştirme günüdür. Gün, tüm insanlığın olduğu gibi Kürt halkının da bir halk olarak anadil hakkını elde etmesi için büyük fedakarlık yapma günüdür. Bu temelde 30 Ekim günü, kadın-erkek, genç-yaşlı, esnaf-emekçi ve her kesimden tüm Kürdistan halkını yaşamı durdurmaya, çok çeşitli eylem ve etkinliklerle zindanlarda yükselen direnişe ses olmaya çağırıyoruz.”

Yer gök eylem alanı oldu!

Êlîh (Batman), Semsûr (Adıyaman), Sêrt (Siirt), Şirnex (Şırnak), Çınar, Mêrdîn (Mardin), Qoser (Kızıltepe), Kerboran (Dargeçit), Gêl (Eğil), Wan (Van) Antalya, İzmir, Riha (Urfa), Adana, Dersim, Nisêbîn (Nusaybin), Sîlopya (Silopi), Cizîr (Cizre), Bostaniçi, Bazîd (Doğubayazıt), Colemêrg (Hakkari), Bedlîs (Bitlis), Erdîş (Erciş), Golan (Göle) ve Kop’ta (Bulanık) sokağa çıkan, HDK, BDP, EMEP, ESP, DÖKH, İHD, KESK, YAKAY-DER, TUHADER, KURDİ-DER, MEYA-DER, Eğitim-Sen, Barış Anneleri İnsiyatifi’nin aralarında bulunduğu bir çok STK ve onbinlerce yurttaş tutsaklar için ayağa kalktı.  PKK ve PAJK’lı tutsakların taleplerinin biran önce kabul edilmesini isteyen yurtttaşlar yaptıkları kitlesel eylemlerde, “Cezaevlerinden yükselen çığlığa herkes kulak vermelidir” dedi. Bir çok yerde kurulan direniş çadırlarında açlık grevine başlanırken, basın açıklamaları, yürüyüşler gerçekleştiren Kürtler, hükümete olan tepkilerini de AKP binalarına siyah çelenk bırakarak ortaya koydu.

Bazîd’de konuşan BDP Milletvekili Halil Aksoy, tüm çalışmaların bugünkü hayatı durdurma eylemine hedeflendiğini belirterek, “Hiç kimsenin böylesi bir süreçte duyarsız ve etkisiz kalması beklenemez. Bu sessizliği hep beraber bozacağız” dedi.

KESK Amed Şubeler Platformu üyeleri açlık grevi eylemlerine dikkat çekmek amacıyla Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi önüne kadar yürüdü. Önceki gün akşam saatlerinde Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi önünde açlık grevi eyleminde olan BDP Milletvekilleri Emine Ayna ve Nursel Aydoğan açlık grevlerini sonlandırarak oturma eylemi yapan KESK’lilerin yanına geldi.

BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü ve beraberindekiler de Tarsus ilçesinde dönüşümlü açlık grevine giren yurttaşları ziyaret etti. Kürkçü, ziyarette, “Kim kanunen hak olanı yasaklamışsa fatura elbette ki ona çıkacaktır. Hükümet haksız uygulamalarından vazgeçmeli” diye konuştu.

Mexmur’da binler tutsaklar için yürüdü

Mexmur’da “5. Beritan Kültür ve Sanat Festivali”nin 3. gününde; açlık grevinde olan tutsaklar ve Kürt halkının içinde bulunduğu direniş sürecine dikkat çekildi. Kadınların öncülüğünde yürüyüşe katılan binlerce kişi, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünü istedi.

Bütün Gever grevde!

Colemêrg’in (Hakkari) Gever (Yüksekova) ilçesinde PKK’li ve PAJK’lı tutsakların açlık grevine destek vermek amacıyla fırın, lokanta ve pastane işletmeleri kepenk açmadı. Ekmek çıkarmayan fırıncılar yurttaşlara, “Bugün hepimiz aç olacağız. Bugün hepimiz direnişte olacağız” açıklamasını yaptı. İlçede bulunan onlarca lokantanın tamamı kepenk açmayarak hizmet vermedi.

Her yerde hayat duruyor

WAN: Onbinlerin katılımıyla kitlesel bir yürüyüşün yapılması bekleniyor. TUYAD-DER öncülüğünde yarın saat 10’da BDP çadırı önünde bir arayla gelecek olan kitle, Cumhuriyet Caddesi üzerinden Akköprü Mahallesine kadar yürüyüş yaptıktan sonra araçlarla 20 kilometre uzaklıkta bulunan Van F Tipi Cezaevi giderek basın açıklaması yapılacak.

MÛŞ: BDP il binası önünde saat 12’de toplanacak olan kitle belediye binası önüne kadar yürüyüş düzenlenecek. Ayrıca Gimgim (Varto), Milazgîr (Malazgirt) ve Kop (Bulanık) ilçelerinde saat 10’da basın açıklamaları ve yürüyüşler yapılacak.

ERZEROM: Qareyzî (Karayazı) ilçesinde BDP ilçe binası önünde saat 10’da kitlesel basın açıklaması yapılacak.

COLEMÊRG: Saat 10’da BDP il binası önünden belediye binası önüne kadar kitlesel yürüyüş ve basın açıklaması yapılacak. Çelê (Çukurca) ilçesinin de katılım sağlayacağı yürüyüşe halka kepenkleri kapatarak okulları boykot etme çağrısı yapıldı. Gever’de (Yüksekova) saat 10’da Oslo Oteli önünde bir araya gelecek kitle, eski Cezaevi Kavşağı’na kadar yürüyüş düzenleyecek.

Şemzînan’da  (Şemdinli) ise BDP öncülüğünde kitlesel basın açıklaması yapılacak.

AGIRÎ: Saat 12’de BDP il binası önünde toplanacak olan kitle, yürüyüş ile AKP İl binası önüne kadar gelerek, siyah çelenk bırakıp basın açıklaması yapılacak. Açlık grevlerin sürdüğü Avkevir (Taşlıçay), Gîyadin (Diyadin), Bazîd (Doğubayazıt), Patnos ilçelerinde ise BDP ilçe binaları önünde saat 10’da kitlesel basın açıklamaları yapılacak.

QERS: Saat: 11’de BDP il binasından AKP il binasına kadar kitlesel yürüyüş yapılacak. Qaqîzman’da (Kağızman) ise saat 10’da BDP ilçe binasından AKP ilçe binasına kadar yürüyüş yapılarak siyah çelenk bırakıldıktan sonra Cumhuriyet Meydanı’nda basın açıklaması yapılacak.

ÎDIR: Saat 12’de BDP il binasının önünde toplanacak olan kitle AKP il binasına yürüyüş düzenleyecek.

ERDEXEN: BDP il binası önünde saat 10’da basın açıklaması yapılacak.

BEDLÎS: Saat 11’de BDP il binası önünden toplanacak olan kitle AKP il binası önüne yürüyüş düzenleyerek, silah çelenk bırakacak.

Bursa’da ırkçılar püskürtüldü

Bursa’nın Yıldırım ilçesinde bulunan BDP ilçe binasına öğle saatlerinde 200 kadar ırkçı saldırı girişiminde bulundu. Saldırı çok sayıda BDP’linin olay yerine gelmesiyle engellendi. Yavuz Selim mahallesindeki BDP ilçe binası önünde 200 kadar ırkçı toplandı. Irkçı sloganlar atan grup ilçe binasına girmek istedi. Çevrede yaşayan BDP’liler olay yerine giderek ırkçı grubun saldırısını engelledi. 400 kadar partilinin ilçe binasına gelmesiyle ırkçı grup dağıldı.

Olay sonrası bölgeye gelen BDP Bursa İl Başkanı Mehmet Dilek, saldırıyı haber alarak mahalleye gelen bin kadar partiliye seslendi. Dilek, Kürt halkının saldırılara vereceği cevapları bulunduğunu söyledi.



Gerîlayan li qereqola Oremarê xist – Azadiya Welat

Gerîlayan li qereqola Oremarê xist Gerîlayên HPG’ê li dijî qereqola Oremarê ya navçeya Gevera Colemêrgê çalakiyek li dar xist

Navenda Çapemenî-Ragihandina HPG’ê (HPG-NÇR) der barê çalakiyê de ev agahî da; “Di 27’ê cotmehê de di saet 15.00-16.00’an de û di 28’ê cotmehê de di navbera saet 15.00-16.00’an de li Gevera Colemergê li dijî baregeheke leşkerî ya qereqola Oremarê ji aliyê gerîlayên me ve çalakî hatiye lidarxistin. Di encama çalakiyê de çeper û wesayîtên li gir bi awayeke bandor hatiye lêdan, hejmara kuştî û birîndarên dijmin jî ji aliyê me ve nehatiye zelalkirin. Piştî çalakiyê ji aliyê artêşa dagirker a tirk ve li dijî herêma Geperê bi hewan û obusan hatiye bombekirin.”

HPG-NÇR’ê diyar kir ku 28’êcotmehê, di navbera saet 16.00-17.00’an de li Şemzînana Colemergê li dijî herêma Gostê ji aliyê artêşa tirk ve bi topên hewan û obusan, dîsa di navbera saet 17.00-18.00’an de bi balafirên şer herêmên Gostê û Ranyapîrê hatine bombeberankirin. BEHDÎNAN-ANF

LI ŞEMZÎNANÊ ŞER Û PEVÇÛN

Girên stratejîk ên di navbera Şemzînan û Rûbarokê de ku di bin serweriya gerîlayên HPG’ê de ne pevçûn qewîmî. Herî dawî gelek helîkopterên ku ji Geverê hatin û danîn pîstên 3’yemîn Fermandariya Alaya Komando ya Tektîkî ya Çiya û 34’emîn Fermandariya Tugaya Hidût. Li vir gelek yekîneyên taybet û malzemeyên lojîstîkê veguhestin Çiyayê Goman û Gewriya Zînê. Li herêmê liv û tevgera helîkopteran didome. COLEMÊRG

HPG'Ê SERCEDEVAN SERBEST BERDA

Endamên HGP’ê di 24’ê cotmehê de li gundê Dêzê Sercerdevan Cemal Adiyaman girtibûn û bi xwe re biribûn. Piştî lêpirsînê enda- mên HPG’ê sercerdevan Cemal Adiyaman serbest berdan û şandin malê. COLEMÊRG

LI ŞIRNEXÊ 3 KES HATIN BINÇAVKIRIN

Şevê din gerîlayên HPG’ê li dijî Midûriyeta Polîsan û avahiyên leşkeriyê êrîşa çekdarî pêk anîn. Piştî êrîşê polîsan li taxa Bahçelievlerê di ser gelek malan de girt. Polîsan di serdegirtina malan de 3 kes binçav kirin. Welatiyan diyar kirin ku polîsan di serdegirtina malan de gef li wan xwarine û tundî bi kar anîne.Welatiyên hatin binçavkirin M. Şefîk Bayat, Şerif Gongen û Tahir Batak birin Midûriyeta Polîsan a Şirnexê./ŞIRNEX

POLÎSEK MIR Û DU JÎ BIRÎNDAR BÛN

Li gorî agahiyên hatine bidestxistin, di saetên danê êvarê de, gerîlayên HPG’ê li navenda Şirnexê bi ser 5 nuqteyên polîs û leşkeran de girtin. Piştî çalakiya gerîlayan pevçûn qewimî û dûman ji Midûriyeta Ewlehiya Şirnexê bilind bû. Li gorî agahiyê pêşî polîsek mir û 2 birîndar bûn. Di navbera gerîla û polîsan de pevçûn derket. Polîsên li ber lojmanên TOKÎ’yê nobet digirtin li Taxa Vakifkentê bê serûber gelek mal gulebaran kirin. Gulebarana ku ji wesayîtên zirxî yên akrep jî hatin avêtin gelek camên malan şikandin. Gel bertek nîşan da û dan diyarkirin ku bi awayek zanabûn polîsan mal gulebaran kirine.ŞIRNEX

NASNAMEYA 2 GERÎLAYÊN HPG'Ê HAT AŞKERA KIRIN

Nasnameyên du gerîlayên HPG’ê yên ku di 14’ê cotmehê de li Geliyê Zapê yê navçeya Çelê ya Colemêrgê di çalakiyekê de jiyana xwe ji dest dan aşkere bû.

Navenda Çapemenî-Ragihandina HPG’ê, nasnameyên du gerîlayên HPG’ê yên ku 14’ê cotmehê li Geliyê Zapê jiyana xwe ji dest dabûn, aşkere kir. HPG-NÇR’ê ev agahî da: “Di 14’ê Cotmehê de li navçeya Çelê ya Colemergê li herêma Geliyê Zapê li dijî leşkerên artêşa dagirker a tirk ji aliyê gerîlayên me ve çalakiyek hatibû lidarxistin. Di encama vê çalakiyê de 6 wesayîtên zirxî hatibûn rûxandin, 2 wesayît texrîp bûbûn, 25 leşker hatibûn kuştin ji 10’an zêdetir leşker jî birîndar bûbûn. Her wiha me dabû diyarkirin ku di van pevçûnan de du rêhevalên me gihîştibûn şahadetê.” Nasnameya 2 gerîlayên jiyana xwe ji dest dan wiha ne:

Mahmut Kiraç bi nasnavê Azad, cihê jidayikbûnê: Semsûr

Savaş Okuducu, bi nsanavê Bahoz Xanî, cihê jidayikbûnê: Konya (Bi eslê xwe ji Amedê ye)


Erdogan bi çi rûyî tê Almanyayê? – Azadiya Welat
Erdogan bi çi rûyî tê Almanyayê? Li gorî rapora ku dê Neteweyên Yekbûyî (NY) aşkera bike, fikarên li ser hejmara karkerên zarok her ku diçe zêdetir dibin û NY yê aşkere kir ku ew plan dikin heta sala 2020’ê, li seranserê cîhanê dawî li karkeriya zarokan bînin

Roja çarşemê Serokwezîrê tirk Erdogan, dê li Berlînê bi Serokwezîra Alman Merkelê re hevdîtinek pêk bîne. Di dema hevdîtinê de, saziyên kurd, tirk, ermenî, elewî, asurî, ereb û êzidî xwepêşandaneke girseyî li dar bixin.

Ji saziyên ku mîtîngê organîze dikin Sekreterê Giştî yê Federasyona Yekitiya Elewiyan a Almanyayê Alî Dogan got; “Ger serokwezîrek ku li welatê wî 750 girtî di girtîgehan de, di greva birçîbûnê de bin û gihîştibin ber mirinê, tê Almanyayê û resepsiyonê dide, bila ji xwe şerm bike.”
Serokwezîrê tirk Recep Tayyip Erdogan, ji bo hin hevdîtinên fermî dê sibê bê Almanyayê û roja çarşemê jî dê li paytexta Almanya Berlînê be. Tê payîn ku Erdogan çarşemê bi Serokwezîra Alman Angela Merkelê re hevdîtinek pêk bîne. Penaberên Tirkiyeyê jî dê di dema hevdîtinê de bi pankartên “Ne şer aştî, ne zimanek, pirzimanî, ne gelek pirgelî, ne olek pirolî” Erdogan pêşwazî bikin.

31 ê cotmehê saet di 11.00’an de, Erdogan dê were avahiya Serokwezîra Alman Angela Merkelê û li wir hevdîtinek pêre pêk bîne. Di dema hevdîtinê de, dê cara yekem saziyên wekî AABF, YEK-KOM, ATÎF, AGÎF, DÎDF, ODA, Yekitiya Ciwanên Ereb-Elewiyan, TUDAY û FKE û saziyên din ên penaberan, li Brandenburg Tor (Derî) ê ku ji 300 metre ji avahiya Serokwezaretê dûr e, li hev bicivin û bêjin “Em Erdogan naxwazin” û mîtîngek protestoyî li dar bixin. Di mîtîngê de dê Hevseroka Keskan Claudia Roth û Serokê Koma Partiya Çepgir Gregor Gysi axaftin bikin.

XEBATÊN MÎTÎNGÊ
Sekreterê Giştî yê Federasyona Yekitiya Elewiyan a Almanyayê (AABF) Alî Dogan diyar kir ku ew xebatên xwe yên mîtîngê berdewam dikin û sedema nexwestina Erdogan ji ANF’ê re vegot. Dogan da zanîn ku amadekariyên mîtîngê li ber qedandinê ne û got; “Em li bendê ne 10 hezar kes tevli bibin. Her çendî di nava hefteyê de be jî, lê hejmarek zêde ye. Em li gel girseya demokratîk bi hezaran afîş û belavok amade dikin. Heyecaneke cidî heye. Em dê wekî pêwîstî Erdogan pêşwazî bikin. Em wî li vir naxwazin û em dê ji wî re bêjin ku divê ji vir bicehime.”
Dogan destnîşan kir ku dê ji bo mîtîngê ji her derên Almanyayê otobus rabin û got ku ew ê rûyê rast ê Erdogan nîşanî hemû raya giştî ya Alman bidin. Dogan da zanîn ku ew ê li her derê bêjin ku Erdogan li dijî demokrasiyê ye û ev bang li Serokwezîra Merkelê kir:

BILA MERKEL BIPIRSE
“Mîtînga me 300 metreyî ji serokwezaretê dûr e. Merkel dê ji dirûşme û mîtînga ji xwe agadar be. Ne tenê Merkel û hikûmeta Alman, banga me dê li hemû partiyên muxalefetê be. Bi salan e li Almanyayê Tayyîp Erdoganê ku wekî demokratê pêşketî dihat nasîn. Em rûyê rast ê Tayyîp Erdogan nîşan bidin û em dê şaşiyên Erdogan ên di siyaseta li hemberî kurd, Sûriye û kêmaran dimeşîne dê hemûyan nîşan bidin.
Jixwe dema mirov li rapora Pêşveçûnê ya YE yê dinêre rewşa Tirkiyeyê li holê ye. Em li gorî van dixwazin ku Merkel jî pirsan ji Erdogan bike. Serokwezîrekî ku li welatê wî, niha 750 girtî di greva birçîbûnê de bin û ev girtî li ber mirinê bin û bê Almanyayê resepsiyonê bide divê ji xwe şerm bike. Ji ber ku li welatekî demokratîk serokwezîr û wezîrê dadê neçar e îstîfa bike. Dema rewşek wisa hebe serokwezîr wekî ku qet tiştek nebûye, tu dibêjî qey Tirkiye wekî gul û gulistan e nîşan dide û ev şerma herî mezin e.”

CIVAKEK GETO AVA DIKE
Sekreterê Giştî yê AABF’ê Alî Dogan da zanîn ku her ku Erdogan hatiye Almanyayê bûye sedema krîzê û wiha got: “Em wekî ku Alman difikire, naxwazin pirsgirêkên Tirkiyeyê bînin vir. Lê em ji Almanan; naxwazin ku Erdogan li vir civakek geto ava bike û senteza xwe ya îslam-tirk bikişîne vir. Hikûmeta AKP’ê li ser penaberên li Tirkiyeyê zextên mezin pêk tîne”.

Dogan di berdewamiya axaftina xwe de wiha got: “Xebatên cidî yên AKP’ê û Cemaeta Gulen li Almanyayê hene. Li vir bi dehan sazî û dibistan tên avakirin. Her wiha Ocaxên Ulku û Nêrîna Neteweyî jî xebatên cidî dimeşînin. Ev yek nayê qebûlkirin. Dive Almanya li dijî vê planeke çalakiyê pêk bîne. Ev mirov li vir demokrasiyê naxwazin.”
Dogan destnîşan kir ku dema komên cuda yên Tirkiyeyê tên cem hev ev heyecanê dide wan û wiha got: “Ev bo me destpêkek mezin e. Sala pêş em dixwazin mîtîngeke ku 100 hezar kes tevli dibin pêk bînin. Li wir bila Almanya daxwazên me bibihîze.”


Topyekûn direniş' - Radikal

BDP, cezaevlerinde 48 gündür süren açlık grevlerine destek için bugün, tüm bölgede 'topyekûn direniş' çağrısı yaptı. Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak ise bu çağrıya tepki gösterdi.Açlık grevlerine destek ve bugünkü eylemlere katılım için BDP liler Hakk ri de bildiri dağıttı.İmralı Cezaevi’nde bir yılı aşkın süredir avukatlarıyla görüştürülmeyen Öcalan’ın hapishane koşullarının iyileştirilmesi ve anadilde eğitim haklarının verilmesi için, PKK ’lı ve PJAK’lı tutuklu ve hükümlüler 12 Eylül ’de açlık grevi başlatmış, grev, 15 Ekim’de Türkiye genelinde 58 cezaevine yayılmıştı. BDP , cezaevlerinde 48 gündür süren süresiz-dönüşümsüz açlık grevlerine destek için bugün, tüm bölgede ‘topyekûn direnişe’ hazırlanıyor. BDP, Doğu ve Güneydoğu ’da tüm illerde kepenk kapatma eylemleri yapılması, öğrencilerin okula gitmemesi ve 1 günlüğüne ‘hayatın felç edilmesi’ çağrısı yaptı. Partililer, açlık grevi yapılan cezaevlerine yürümeyi planlıyor. BDP kongresinin ardından gerçekleştirilen ilk MYK toplantısının sonuç bildirgesinde açlık grevlerine destek için çağrı yapılarak, “Taleplere yanıt verilmesini sağlamak, çözüme giden yolu açmak ve olası ölümleri engellemek için 30 Ekim 2012 Salı gününü ‘topyekûn direniş günü’ olarak ilan ediyor, tüm halkımızı bulundukları alanda hayatı durdurmaya çağırıyoruz” denilmişti. BDP’nin çağrısına, DTK da bir açıklamayla destek verdi. BDP’nin ‘topyekûn direniş’ çağrısının anımsatıldığı DTK açıklamasında, bugün yaşamın her alanında çalışanların genel greve gideceği, esnafın dükkânlarını açmayacağı, şoförlerin kontak kapatacağı kaydedildi.

BDP grup toplantısı cezaevinin önünde
BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ise sosyal medyadan yaptığı açıklamada “Grup toplantımızı yarın saat 12.00’de Diyarbakır E Tipi Cezaevi önünde yapacağız. Dışarıda, içeride ölümleri durdurmak için 1 günlüğüne yaşamı durduralım” dedi.

Açlık grevlerine destek için yürüdüler
Öte yandan Adana , Van , Diyarbakır, Hakkâri ve Bursa’da BDP’liler cezaevlerinde açlık grevi yapan PKK- KCK tutuklu ve hükümlülerine destek için yürüdüler. Diyarbakır E Tipi Cezaevi önünde toplanan bir grup oturma eylemi yaptı. Burada konuşan BDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, “Bu açlık grevleri, daha fazla büyümeden binlere 9 bine ulaşmadan hükümetin, Adalet Bakanlığı ’nın sorunun çözümü yönünde bir adım atması gerekir” dedi.

Diyarbakır Valisi Toprak’tan tepki
Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak , BDP’nin açlık grevlerine destek için yaptığı ‘topyekun direniş’ çağrısına tepki gösterdi. Halkın bu çağrıya itibar etmeyeceğini söyleyen Toprak, eğitim-öğretim dönemi başında da okulların boykot edilmesi yönünde telkin ve tehditler olduğunu, ancak halkın buna prim vermediğini belirterek, şunları söyledi: “Çocukların okula gönderilmemesini ifade etmek, memurun görev yerine gitmesini engellemek, otobüsleri çalıştırmama gibi bir takım yanlış emeller içerisine girmek, kepenkleri kapattırmak, okulları boykot ettirmek... Vicdani, ahlaki ve hukuki olmayan bu çağrılara bundan önce itibar etmeyen vatandaşlarımız bundan sonra da etmeyecektir.”


BDP'li Eneş, gaz fişeğiyle vuruldu - Radikal

MARDİN - Mardin’in Mazıdağı ilçesinde, PKK ’lı tutuklu ve hükümlülerin cezaevlerinde sürdürdüğü açlık grevlerine destek amacıyla önceki gün BDP ’li bir grubun AK Parti İlçe Başkanlığı’na yürümesi sırasında çıkan olaylarda BDP’li İl Genel Meclisi üyesi Emanet Eneş, başına gaz bombası fişeği isabet etmesi sonucu yaralandı. Mazıdağı’nda, aralarında BDP ilçe yöneticileri ve üyelerinin de yer aldığı bir grubun önceki akşam AK Parti İlçe Başkanlığı’na yürüyüşüne polis izin vermedi. Polisin gruba biber gazı, tazyikli su ve gaz bombalarıyla müdahale etmesinin ardından çıkan arbede sırasında BDP’li Mardin İl Genel Meclisi üyesi Emanet Eneş, yaralandı. İlk müdahalenin ardından, Mardin Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Mardin Tabip Odası Başkanı Kamuran Yıldırım, Eneş’in başının sol tarafından darbe aldığını ve ameliyatta beyninden metal bir parça çıkarıldığını belirterek, “48 saat geçmeden hayati tehlikeyi atlattığını söyleyemeyiz. Ama risk azaldı” dedi.

 
CHP gizli genelgeyi deşifre etti - Milliyet

CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, Emniyet Genel Müdürlüğü’nce bütün illere gönderilen ve Ankara’daki eyleme katılmak için yola çıkmaya hazırlanan otobüslerin engellenmesine neden olan Müsteşar Yardımcısı Mustafa Demirer imzalı “gizli” ibareli genelgeyi deşifre etti. Polis tarafından Manisa’da bir midibüsün içindeki 20 gencin durdurulması sırasında yaşananlara eşlik eden Özel, Türkiye’nin hiçbir yerinde gösterilmeyen “gizli” ibareli genelgeyi emniyet amirlerinden aldı. Genelgede, eylemin yasalara aykırı olduğu vurgulanırken, Anayasa’nın 14. maddesi kapsamında sınırlama getirileceği vurgulanıyor.

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info

Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.