YJRK İran’da Ezber Bozuyor
Kadın / 26 Eylül 2012 Çarşamba Saat 09:48
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Doğu Kürdistan Kadınlar Birliği YJRK Yürütmesi’nde yer alan Rengîn Urmiye, İran’daki kadın sorunları ve örgütlerinin çözüm yaklaşımlarını anlattı.

8 yıl önce kuruluşunu ilan eden ve Doğu Kürdistan’da faaliyet yürüten Doğu Kürdistan Kadın Birliği-YJRK, sadece Kürt kadınları için değil İran’daki kadın mücadelesi için de önemli bir alternatif haline geldi. YJRK’nin hedefi; İran devletinin toplum üzerindeki hem sömürgeci hem cinsiyetçi etkilerini aşmak.

Doğu Kürdistan’da faaliyet yürüten Yekîtiya Jinên Rojhilatê Kurdistanê-Doğu Kürdistan Kadın Birliği (YJRK) Yürütmesi Üyesi Rengîn Urmiye, İran’daki sistemi ve mücadeleyi anlattı. İran’da geçmişten süregelen bir kadın mücadelesinden söz eden Urmiye, “Eğer ideolojik bir bakış açısı yoksa, verilen emek heba olur” dedi.

Doğu Kürdistan Kadınlar Birliği YJRK Yürütmesi’nde yer alan Rengîn Urmiye, İran’daki kadın sorunları ve örgütlerinin çözüm yaklaşımlarını anlattı. İran’da geçmişten süregelen bir kadın mücadelesinin olduğunu vurgulayan Urmiye, hem Kaçarlar döneminde, hem Şah Muhammed ve Şah Rıza döneminde hem de 1979 devriminde kadınların aktif bir mücadele verdiğine dikkat çekti. Ancak buna rağmen kadınların kurumsal örgütlülüğe ulaşamadığını kaydeden Urmiye, “Kadın sorunları sürekli ulusal ya da genel sorunların gölgesi ve altında kaldı. Ne kadar emek ve bedeller verilirse verilsin, eğer ideolojik bir bakış açısı yoksa, verilen emek bir noktadan sonra heba olur. Kadın toplumsal sorunlara karşı mücadele etti, ancak kendi sorunları ile ilgilenecek ideolojik bir alt yapısını sağlayamadı” dedi.

YÜZLERCE KADIN CEZAEVİNDE

İran’da devletin bütün mekanizmaların dini lider denen tek merkezden yönetildiğinin altını çizen Rengîn Urmiye, alttan üste tüm hiyerarşik yapının erkek egemenliği altında olduğunu söyledi. Tartışmanın önünün açılması durumunda birçok sorunda inancın ötesinde derin çelişkilerin ortaya çıkacağını belirten Urmiye, “devletin en zayıf noktalarından birinin din, diğeri ise kadın ve gençlik olduğunu, bunun için de teoloji üzerine en küçük bir tartışmaya dahi izin vermiyor” diye konuştu. Urmiye, şu anda yüzlerce kadının siyaset yapmak istediği için cezaevlerinde tutulduğunu dile getirdikten sonra, kadının dönüştürücü gücünü şöyle tarif etti: “Kadın hareketinin örgütlenmesi, güç kazanması demek toplumun yarısının mücadele içinde olması demektir. Onun için kadınlar, yüksek öğrenim dahil başarılı olmalarına rağmen devlet bürokrasisinde kadına sadece yüzde 5 gibi küçük bir kota tanınıyor. Kadın, hukuk alanında sadece karar veren hakimin yardımcısı olabiliyor. Ordu içerisinde sadece doktor, asayişte ise ahlak polisi gibi, aslında kadın için onur kırıcı bir görev veriliyor. Ahlak polisi ile de kadın üzerindeki şiddet daha da derinleştirilerek, kadın eli ile toplum kontrol edilmeye çalışılıyor.”

‘KUTSAL EVLİLİK’ İLE KADIN SİSTEME BAĞLANIYOR

İran genelinde en yüksek düzeyde fuhuş yaşandığına dikkat çeken Rengîn Urmiye, bu konuya ilişkin çarpıcı bilgiler verdi: “Ticaret ve mafya işlerinde kadın yoğun kullanılıyor. İran’da kadını düşürmenin en faal yöntemi cinselliğini öne çıkarmaktır. Zehra ya da kutsal evlilik olarak adlandırılan evliliklerle her yıl binlerce genç insanı sisteme bağımlı hale getiriyorlar. Bu şekilde genç insanların özellikle kadınların arayışlarının önü alınmak isteniyor. Sistem genç kızların yoğunlaşmalarını cinsel konular ve evlilik üzerine çekmeye çalışıyor. Kadının ev ekseninde kalıp sisteme hizmet etmesi için Erdoğan’ın üç çocuk söylemini şimdi Ahmedinejad da dillendiriyor. Kadın eşinin izni olmadan dışarıya dahi adım atamıyor, bir işte çalışamıyor. Toplum içinde sürekli bir cinsel damga ile mühürleniyor. Cinsel damga ile bir kadını infaza kadar da götürebilirler. Kadın üzerindeki recm ve idamlar bu yasaların sonucudur.”

SİSTEM BİR ÇIKMAZI YAŞIYOR

Mevcut durumda İran devletinin ve sisteminin bir çıkmaz içinde olduğunu ifade eden Rengîn Urmiye, sistemi değiştirmenin mümkün olduğunun altını çizdi. Urmiye, halkların baharı içinde bir Kürt baharının yaşandığını vurguladıktan sonra, şu çağrıyı yaptı: “İran’da ister toplumsal, isterse cins sorunlarının aşılması için kalıcı tek çözüm bir demokratik devrimin yaşanmasıdır. YJRK olarak hem Kürt kadınlarına hem de tüm İran’da yaşayan kadınlara çağrımız, yaşanan bu mücadeleye aktif katılmalarıdır. Dış güçler değil, iç dinamikler ancak değişim ve dönüşüme cevap olunabilir. Sistemi değişime zorlayabiliriz.”

YJRK 8 YILDA ÖNEMLİ BİR ALTERNATİF HALİNE GELDİ

2004 yılında kurulan YJRK hakkında da bilgi veren Rengîn Urmiye, Doğu Kürdistan’daki kadın özgürlük mücadelesini şu şekilde özetledi: “1997’den 2004 yılana kadar doğu kadınlarının bir mücadelesi olmasına rağmen bir ara süreç yaşandı. Bu süreçte Doğu kadını kendisini genel kadın özgürlüğü içinde ifade etti. 2004’te YJRK kuruluşu ile birlikte Doğu ya da İran içindeki tüm kadınların sorunlarını ortaklaştıran ve bir alternatif süreç başlattı. YJRK bu ideolojik iddia ile ortaya çıktı.”

Kadın özgürlük mücadelesinin teminatını oluşturan üç temel dayanak olduğunu belirten Urmiye, bunların bağımsız bir ideoloji, özgün örgütlenme ve meşru savunma olduğunu kaydetti. 2010 yılında Doğu Kürdistanlı kadının meşru savunma gücü olarak Hêzên Jinên Rojhilatê Kurdistanê’nin (HJRK) örgütlendirildiğini hatırlatan Urmiye, “İran’da en fazla ‘bir kadın nasıl asker olur’ sorusu ile kafalar karıştırılarak, kadının özgürlük safları içinde yer almasının önü alınmaya çalışılıyor. Fakat şu bir gerçek ki, İran’da bir meşru savunma gücün yoksa ne siyaset yürütebilirsin ne de yaşam hakkı tanınır” dedi.

Geride bırakılan 8 yılda belli bir kurumsallaşma düzeyine ulaşıldığını dile getiren Urmiye, siyasal, sosyal, kültürel ve basın alanında çalışmalar yürüttüklerini söyledi ve şöyle devam etti: “Bizi en çok ideolojik duruşumuz diğer kadın örgütlerinden ayırıyor. Jiyan Suruç, Ronahî Wan, Zîlan Pepûle ve onlarca şehit yoldaşın şahsında ideolojik duruş somutlaşmıştır. Bu yoldaşlar direniş ve mücadele ruhu ile Doğu topraklarına yönelip orada şehit düştüler. Özgür yaşamda ısrar Şirin Elemhuli şahsında ortaya çıktı. Şirin yoldaş sisteme özgürlükte karar kılan kadınların bir daha asla sisteme köle olmayacaklarını hissettirdi, gösterdi. Mücadeleyi İran’daki diğer halkların kadınlarına ulaştırma gibi bir çaba ve amacımız vardır. Toplumun tüm sorunlarını çözebilecek bir ideolojik yapımız vardır. Hem sömürgeci, hem de cinsiyetçi toplumu değiştirip dönüştürmek istiyoruz.”

(M.Nuri Ekinci) – ANF


Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info

Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.