KJB: AKP'nin İmamları Kız Çocuklarına Tecavüz Ediyor
Kadın / 31 Ağustos 2012 Cuma Saat 07:53
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla bir mesaj yayınlayan Kürt kadın hareketi KJB, AKP rejiminin kadın düşmanı politikaları sonucu artan şiddet ve tecavüzlere dikkat çekti.

1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla bir mesaj yayınlayan Kürt kadın hareketi KJB, AKP rejiminin kadın düşmanı politikaları sonucu artan şiddet ve tecavüzlere dikkat çekti. KJB, “AKP’nin imamları Kürdistan’da Kur-an dersi adı altında küçük kız çocuklarını yanına çekerek tecavüz etmektedir. En son Şırnak’ta yaşanan olay tecavüzcü AKP’nin alçak yüzünü bir kez daha ortaya koymaktadır. Şırnak’ta AKP’nin bir imamı, 30 küçük kız çocuğunu muskayla korkutup kandırarak tecavüz etmiştir” dedi. KJB ayrıca, “iktidarcı siyasi İslam’la Kürtler üzerindeki kültürel asimilasyon politikasını derinleştiren” AKP rejiminin kendi Hamidiye Alayları’nı oluşturmak istediğine işaret etti.

KJB Koordinasyonu yaptığı açıklamada, “Halkımızın, bölge ve dünya halklarının 1 Eylül Dünya Barış Günü’nü gerçek bir barış niteliği kazanması dileğiyle kutluyoruz. ‘Önder Apo’ya özgürlük, Kürdistan’a demokratik özerklik’ sloganıyla başta Qoser’de, Cizre’de, Gever’de, Elih’te, Van’da Amed’de ve Kürdistan’ın, Kürdistan’ın dışında her yerde ayağa kalkan özgür ruhlu kadınları, barış analarını ve onurlu Kürt halkını saygıyla selamlıyoruz!” dedi.

KJB’nin mesajında devamla şu ifadeler yer aldı: “Barış insan toplumunun temel değerlerinden biridir. Bir nevi insanı insan yapan en kıymetli toplumsal özelliklerin toplamıdır. Farklı toplulukları bir arada tutan, ortak yaşam kültürünü geliştiren anlayış, barışçıl zihniyetten kaynağını alır. Barışçıl zihniyet, sömürüyü, işgali, savaşı, katliamı, baskıyı ve zulmü reddeder. Barışçıl zihniyet her zaman demokrasiyi, eşitliği, adaleti, hak ve özgürlükleri esas alır. Barışın karakterini demokrasi, eşitlik ve özgürlük değerleri şekillendirir. Eşit ve özgür olmayan ilişkiler barışçıl ilişkiler olamaz. Egemenlik ve köleliğin olduğu yerde barıştan sözedilemez. Kirli bir savaşın, katliamcı politikaların hüküm sürdüğü bir yerde barış sözkonusu olamaz.

AKP KENDİ HAMİDİYE ALAYLARI’NI OLUŞTURMAK İSTİYOR

Sömürülen, işgal edilen, insanı, halkı her gün katliamdan geçen Kürdistan; Türk, Arap ve Fars halkıyla özgür ve eşit yaşamadan, tüm hak ve özgürlüklerini kazanmadan, özgürce kendi kendisini yönetmeden barış içinde yaşayamaz. Teslimiyet, kölelik ve zulüm koşullarında Kürt halkına barışı dayatmak en büyük barış katliamcılığıdır. AKP devleti tankıyla, topuyla, soykırımcı-katliamcı politikasıyla, zindanıyla ve işkencesiyle Kürt halkının üzerine giderken, Kürt halkından barış beklemek, Kürt halkına köleliği, onursuzluğu dayatmaktır.

AKP devleti barış düşmanı politikasıyla Türkiye’yi uçurumun eşiğine getirmiştir. AKP’nin militarist, ırkçı, milliyetçi, mezhepçi ve cinsiyetçi faşist politikası, komşu ülkeleri büyük bir savaş ve kaos içerisine sürüklediği gibi, bu ülkeleri ve toplumunu da Türkiye’ye düşman hale getirmiştir. AKP aynı politikayı daha katmerli bir biçimde Kürtlere, Alevilere, farklı etnik yapıdaki halklara ve kadınlara karşı da uygulamaktadır. AKP, Kürtlerden başlayarak halklar üzerinde sistematik bir soykırım politikası yürütmektedir. İktidarcı siyasi İslam’la Kürtler üzerindeki kültürel asimilasyon politikasını derinleştirmektedir. Kürt halkının dini hassasiyetlerini kullanarak kendine siyasi ve askeri Hamidiye Alayları oluşturmaya çalışmaktadır. Bunun üzerinden Kürtler arası birliğin oluşmasını engellemeye çalışarak hem Kürtleri birbirine düşman yaparak Kürtler arası barışı ortadan kaldırmaya çalışmakta ve hem de Kürt sorununun çözümsüzlüğü üzerinden ülkeyi ve bölgeyi derin bir iç savaş girdabına çekmektedir. Kürtlerin barış yanlısı tutumları ve sağduyusu olmasa Türkiye’de iç savaş önü alınamaz bir düzey kazanacaktır. Aynı biçimde AKP’nin mezhepçi politikaları Sünni- Alevi çelişkisini iç savaş eşiğine getirmiştir. Alevilere karşı gittikçe yoğunlaşan saldırılar ve tepkiler adeta büyük Alevi katliamlarının habercisi gibidir.

CİNSİYETÇİ POLİTİKALAR KADINA ŞİDDETİ HAT SAFHAYA ÇIKARDI

Yine savaş politikasının en yoğunlaşmış biçimi olarak AKP’nin cinsiyetçi politikaları kadına yönelik şiddeti hat safhaya ulaştırmıştır. Neredeyse onlarca kadının öldürülmediği, intihar etmediği gün yok gibidir. Kadının kaç çocuk yapacağına, kürtajına, giyim biçimine, yaşam tarzına kadar karışan, kadına adeta kocalık yapan AKP, kadın üzerindeki egemen erkek şiddetini meşrulaştırıp bu şiddetin artmasına, yaygınlaşmasına destek sunmaktadır. Kadına karşı şiddeti günlük olarak üretmekte ve yaymaktadır. AKP’nin kadın kırım politikaları sonucu her gün onlarca kadın canından olmaktadır. Kadın cinayetlerinde sınır tanınmazken giderek bu vahşi cinayetler doğallaşmaktadır. AKP’nin izlediği savaşçı faşist politika, erkek egemen cinsiyetçiliği derinleştirerek egemen erkeğe şiddeti kullanmada moral ve motivasyon sağlamaktadır.

AKP İMAMLARI KIZ ÇOCUKLARINA TECAVÜZ EDİYOR

AKP’nin kadın kırım toplum kırım politikası imamlar yoluyla küçük kız çocuklarına tecavüze kadar uzanmaktadır. AKP’nin imamları Kürdistan’da Kur-an dersi adı altında küçük kız çocuklarını yanına çekerek tecavüz etmektedir. En son Şırnak’ta yaşanan olay tecavüzcü AKP’nin alçak yüzünü bir kez daha ortaya koymaktadır. Şırnak’ta AKP’nin bir imamı, 30 küçük kız çocuğunu muskayla korkutup kandırarak tecavüz etmiştir. Kim bilir benzer daha kaç olay yaşanmaktadır. AKP tecavüzcü politikasıyla Kürt kadınının iradesini kırıp teslim alarak ve kadını özgürlük mücadelesinden kopararak Kürt toplumunu düşürmeye ve teslim almaya çalışmaktadır. AKP Kürt kadınının özgürlük mücadelesinden duyduğu korkuyu, tecavüz siyasetiyle bastırmaya çalışmaktadır. Bu tecavüz 30 kızın şahsında Kürdistan kadınına ve halkına yapılan bir saldırıdır. Bu tecavüz politikası karşılıksız kalamaz. AKP ve imamları bunun bedelini çok ağır ödeyecektir. Kürt kadını ve halkı bunun hesabını çok büyük soracaktır. Halkımız tek bir AKP binasını ve imamını Kürdistan’da bırakmamalıdır. Bilmelidir ki, AKP’nin eğitip Kürdistan’a gönderdiği imamlar AKP’nin tecavüzcü, katliamcı, soykırımcı politikasını Kürdistan’da uygulamak için gönderilmişlerdir. Hepsi de AKP’nin ideolojik kadroları olup Kürt toplumunu düşürmede rol-misyon üstlenmiş alçak kişiliklerdir. Onların dinle, imanla, vicdanla ve ahlakla hiçbir biçimde bir ilişkisi ve bağlantısı yoktur. O açıdan AKP’nin sahte imamlarını linç etmek, her biçimde cezalandırmak meşrudur ve mubahtır.

AKP, EMPERYALİZMİN UŞAĞI VE TAŞERONU

Savaşın bölgeye yayılmasında AKP, emperyalizmin uşağı ve taşeronu olarak aktif rol oynamaktadır. Kürdistan’da ve bölgede savaş yaygınlaşıp derinleştikçe toplumsal cinsiyetçilik de bir o kadar derinleşmekte, kadına şiddet, tecavüz, baskı artmakta ve kadın katliamları ve intiharları akıl sınırlarını zorlayan bir noktaya ulaşmaktadır. Bu durumdan hiçbir devlet ve egemen güç rahatsızlık duymamakta, aksine, faşist AKP devleti, despotik bölge devletleri ve batı kapitalizmi, kadının ve halkların kanı üzerinden sermayesini büyütme çabasını, savaşı-şiddeti tırmandırarak sürdürmektedir.

Mevcut durumda halklara ve kadına hiçbir faydası olmayan bu kirli savaşın önüne, tek bir irade geçebilir ve barışı sağlayabilir. Bu irade Önder Apo’dur. Önder Apo, tecritte tutulduğu sürece bu demektir ki, barış tecrittedir. Önder Apo tutsak olduğu sürece bu demektir ki, barış tutsaktır. Kirli savaşın son bulup barışın yaşam bulması için Önder Apo’nun tutsaklığına son verilmesi aynı zamanda barışın özgür kılınmasıdır.

ŞEMZİNAN’DAKİ ZAFER HAMLESİ

Kadının ve halkımızın özgürlük mücadelesi çok tarihi bir aşamayı yaşamaktadır. Kürdistan’a özgürlük ve bölgeye demokrasi her zamankinden daha yakın bir noktaya gelmiştir. Halkımız adım adım özgürlüğe ve zafere yürümektedir. Binyıllardır yaşadığı coğrafyasını sömürgecilerin işgalinden parça parça kurtararak demokratik, özgür sistemini inşa etmektedir. Gerillanın öncülüğünde halkımızın 28 yıllık onur savaşı bugün Şemzinan’da zafer hamlesiyle sürmektedir. Batı Kürdistan’da demokratik özerk sistem inşasıyla taçlanmaktadır. Kürdistan Özgür Kadın Hareketi olarak halkımıza çağrımız; bu zafer yürüyüşünü topyekün bir halk direnişine ve ayağa kalkışına dönüştürerek sömürgeci sistemin tüm köleleştirici bağlarından kurtulmaktır.

DEVLETLE HER TÜRLÜ İLİŞKİLER KOPARILMALI

Bu temelde; başta Kürdistan halkı olmak üzere tüm bölge halklarını, gerçek barışın bu topraklarda yaşam bulması için Önder Apo’ya Özgürlük hamlesine katılmaya, 1 Eylül dünya barış yürüyüşüne güçlü katılarak özgürlüğü ve barışı en güçlü bir biçimde haykırmaya davet ediyoruz. Önder Apo’nun özgürlüğü, halkların özgürce barış içinde yaşamasının en temel garantisidir!

1 Eylül dünya barış günü vesilesiyle Halkımızı onurlu gerçek bir barış için demokratik özerk sistemini kurmaya, devletle her türlü ilişkilerini koparmaya çağırıyoruz!

Halkımızı faşist Türk devletinin asimilasyonist politikalarını tümden redederek, çocuklarını okula göndermemeye davet ediyoruz! Halkımız ve analarımız çok iyi bilmelidir ki, faşist Türk devleti, Kürt halkı için her okulu birer kültür kırım kurumuna dönüştürmüştür. Bu okullarda halkına yabancı ve düşman bir gençlik yetiştirmeye çalışmaktadır. Aynı politikayı yıllardır askerlik alanında da uygulamaktadır. Çok alçakça bir biçimde Kürdü Kürde kırdırtmaktadır. Kürt gençlerinin eliyle kendi halkına katliam yaptırmaktadır. Halkımız kendi üzerinde yürütülen bu onur kırıcı, aşağılayıcı iğrenç politikaya karşı çok güçlü bir biçimde savaş açmalı ve çocuklarını, gençlerini hiçbir biçimde okula ve askere göndermemelidir. 1 Eylül barış gününe en anlamlı cevap; halkımızın onurlu ve gerçek bir barış için faşist Türk-AKP devletiyle her türlü ilişkisini kesmesidir.

1 EYLÜL’DE KÜRTLERİN YANINDA YÜRÜME ÇAĞRISI

Türkiye ve bölge barışı için tüm yurtsever, demokrat, sol-sosyalist, inanç-vicdan sahibi insanları ve insanlık değerlerinden yanayım diyen herkesi, Önder Apo’nun özgürlüğü, Kürt sorununun demokratik özerk sistem temelinde barışçıl çözümü için, 1 Eylül günü, sesini ve iradesini birleştirerek ortak mücadele etmeye, Kürt halkının yanında yer almaya çağırıyoruz!

Kürt, Kürdistan kadını başta olmak üzere tüm kadınları, gençleri, demokratik, barışçıl, eşit ve özgür yaşam için; Önder Apo’nun özgürlüğü, demokratik özerk Kürdistan’ın kuruluşu temelinde 1 Eylül’de özgürlük mücadelelerini yükselterek tek yürek ve tek beyin olarak toplumsal öncülük rolünü en görkemli bir biçimde oynamaya çağırıyoruz! – Behdinan (ANF)

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info

Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.