Antep’teki Bomba AKP’de Patladı
Araştırmalar / 27 Ağustos 2012 Pazartesi Saat 10:00
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Erdoğan’ın Kürdistan’ı göremeyen gözlerinin aslında gören ama PKK karşısında Kürdistan’da düştüğü bataklıktan çıkamayan gözlerin siyasetteki çöküşün itirafı olarak yansımıştı.

Son bir kaç yıldır iktidarının en kötü dönemini yaşayan AKP hükümeti her geçen gün içine girdiği derin bataklıktan bir türlü çıkamamaktadır.  Girdiği kör düğüm durumunda kalmak içinde büyük bir ısrar ve inat içerisindedir. Uzun yıllardır Türkiye’deki Kürtler üzerinde yürütülen zülm, işkence, baskı imha ve inkâr politikasının taşıyıcısı olan AKP devletinin yürütülen politikanın iflası eşiğinde can çekiştiği görülmektedir.  Kürtlere karşı büyük bir tahammülsüzlük içerisindeki AKP devletinin işlevselliğini yitirdiği için yenilenmek zorunda olduğu bir gerçekliktir. Yürüttüğü kirli politikalarıyla mevcut sorunları ortadan kaldırması güçtür. Her şeyden önce bunu belirtmek gerekir ki ezilmişlik biçimini yıkan ve kendini yenileyen bir Kürt gerçekliği vardır. Bu gerçeklik karşısında uzun yıllardır yürütülen kirli politikaların çürümüşlüğü söz konusudur.

Kan kokan sözcükler

Ortamı geren, karıştıran, huzursuz eden söylemleriyle meşhur AKP iktidarı üyelerinin ağzından akıttıkları kanlı sözcükleri nedeniyle Kürt ve Alevilere yapılan saldırılar artmaktadır. Önce Malatya, İstanbul, Ayazağa, Muğla, Hatay ve en son Sivas’ta gelişen saldırıların yanı sıra Sivas’ta oturan Kürt Alevilerin evlerinin mavi boyalarla işaretlenmesi ise Türkiye’nin 1960’lerde Rum ve Ermeni evlerine atılan çarpı işaretlerini hatırlattı. Bu da milliyetçi, faşist zihniyetin kendini bir türlü değiştiremediğinin göstergesidir. Cezaevindeki tutuklulara yönelik yapılan işkencede kendine rakip tanımayan AKP Devleti’nin cezaevlerindeki zülüm ve işkencesi devam ederken, İHD’nin en son hazırlamış olduğu raporlara göre AKP devletinin iktidarından bu yana 181 çocuğu öldürerek birinciliğini koruyor. The Guardian Gazetesi, AKP Devleti’nin öldürdüğü Kürt çocuklarını gazetesine taşıdı ve AKP iktidarı boyunca yüzlerce Kürt çocuğun katledildiğini yazdı.

Rotasını şaşıran AKP ‘beysbol sopası’

Suriye’ye girme hasretiyle yanıp tutuşan AKP hükümeti Suriye’de sadece Kürt birliğinden değil Kürt-Arap ilişkilerinin gelişmesinden de büyük derecede rahatsızlık duymaktadır. Daha önce Suriye’ye girebilmek için iki pilotunu kurban eden AKP devleti başarısız olduğunu anlayınca Irak’ta yeni arayışlar içerisine girmişti. Ancak Barzani ile yaptığı görüşmeden rahatsızlık duyan Malik’in Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nu tutuklama tehdidi ile hayal kırıklığına uğramıştı. Geçmişte din kardeşi ve  “Sıfır sorunlu” komşusu İran’dan da Amerika ile ilişkilerinden kaynaklı tehdit alınca komşusuz kalan AKP Devleti Başbakanı Erdoğan, telefonuna sarılıp eli BEYZBOL sopalı ABD Başkanı Barak Obama'yı arayıp yardım istemişti. Obama ise dış politikada ABD’nin istediği gibi hareket etmeyen Tayip Erdoğan’a beysbol sopalı fotoğrafını göstererek uyarıda bulunmuştu.

“Hadlerini bildireceğiz” dedi. Hakkarililer haddini bildirdi!

22 Ağustos’tan bu yana gerillanın Şemdinli kuşatmasını ve yeni gerilla taktiği karşısında sıkışan ne yapacağını şaşıran AKP devleti sağa sola küfür ederek mafya misali “hadlerini bildireceğiz” tehditleri savurmaktadır. Son süreçte büyük kayıplar veren AKP devletinin psikolojik anlamda büyük bir çöküntü içerisinde olduğunu yaptıkları konuşmalarda görmekteyiz.  Bayram’da Hakkari’ye tankların eskortluğunda, provokasyon amaçlı gönderilen ve AKP’yi en iyi anlatan, sözleriyle skandallara yol açan ve eşi benzeri olmayan-genetik facia İdris Naim Şahin’in halk tarafında kovulması, AKP’nin suratına inen en büyük darbeydi. AKP faşizmi halktan yediği darbenin acısıyla BDP’ye saldırarak olayın üstünü örtmeye çalıştı. 

İçişleri bakanında somutlaşan AKP’nin gerçek yüzünün, yeşil ırkçı-yeşil Türkçü yüzünün AKP içerisinde bulunan ‘Beyaz Kürt’ milletvekillerinin de görmesi gerektiğidir. Yaşanan bu kadar acı, gözyaşı ve kan karşısında suskunluğunu bozmayan bu vekillerin vicdanlarını sorgulamaları gerekiyor.

Kirli siyasetime eşlik et yoksa atarım..!

Kendisinin yürüttüğü kirli politikalara eşlik etmeyen herkese kabadayılık eden Erdoğan’ın son zamanlarda basına yönelik şiddet ve tehditlerini arttırdığı görülmektedir. Bir bir köşe yazarlarının gazetelerinde atılmalarına neden olan Erdoğan’ın küfürlü başlık atan gazeteleri görmemesi ve eleştirmemesi dikkat çekicidir. Bir diğer önemli hususta Radikal gazetesi yazarı Cüneyt Özdemir’in Erdoğan’ın kendisine hareket eden sözlerine yönelik verdiği şu cevaptır. “Başbakan eleştirilere hiç gelmiyor; Başbakanın hoşuna giden bir yazı yazdığınızda, hemen gece vakti sizi arayıp içten konuşabiliyor, ancak hoşuna gitmeyen bir yazı yazdığınızda büyük hakaretler yağdırmaktan çekinmiyor” ifadelerine yer vermişti.

Tayip Erdoğan, en son gazete patronlarını, köşe yazarlarını tehdit ederek, “tarafınızı belirleyin, ya PKK’nın yanında olacaksınız ya da AKP hükümetinin yanında olacaksınız” sözleri aslında AKP’nin yaşadığı kâbusu açıkça ortaya koymaktadır.

AKP Ordusunun işi ‘YAŞ’

Hakkari ve bölgesinde birçok kanlı olayların ve faili meçhullerin öncülüğünü yapmış olan komutanı Osman Pamukoğlu’nun “Hakkari elden gitti” sözlerine karşılık Pamukoğlu’na gramını ve çapını soran Erdoğan Son Yüksek Askeri Şura toplantısında Şemzînan’a tayin edilen Tuğgeneral Necati Tekin’in görev yerine gitmeye cesaret edemeyerek emekliliğini istemesi konusunda ise lafı gevelemişti. Yapılan YAŞ toplantılarına ilişkin New York Times gazetesinin “Türk ordusunun evcilleştiği” ve Türk ordusunun büyük bir yenilgiye uğradığını belirten Michael Rubin’in sözleri her ne kadar Erdoğan ve hükümeti inkar etseler de AKP devletinin hem siyasi hem de askeri açıdan büyük bir çöküntü içerisinde olduğunu doğrulamaktadır.

 Hipermetrop Tayyip..!

Suriye, Filistin, Afganistan, Afrika hatta çok uzaklarda olan Mayymar’ı bile gören Erdoğan’ın Kürdistan’ı göremeyen gözlerinin aslında gören ama PKK karşısında Kürdistan’da düştüğü bataklıktan çıkamayan gözlerin siyasetteki çöküşün itirafı olarak yansımıştı.  Uzun bir zamandan bu yana HPG tarafından esir alınan askerlerini unutan ve onları hatırlatanları susturan Erdoğan,  12 Ağustos’ta CHP ‘Tunç-eli’ Milletvekili Hüseyin Aygün’ün Dersim’de HPG gerillaların tarafından gözaltına alınması durumu karşısında sessizliğini korumuş ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun mecliste toplanma önerisini kabul etmemişti. Aslında Erdoğan’ın bu tutumu çok şaşırılacak bir durum değildir. Daha önce yardımcısı Hüseyin Çelik’in “Birkaç Mehmetçik şehit oldu diye meclisi toplayamayız” sözlerini normal görmüş o Mehmetçiklerin analarının gözyaşlarını unutuvermişti.

AKP’nin Karanlık Vadisinde ‘Kirli İşler’

Kısa bir süre önce Suriye ile en uzun sınır hattına sahip olan Urfa’ya, füze rampaları yerleştirildikten sonra Antep’te bomba patlatılması akıllara AKP devletinin yeni bir oyunun içinde olduğu kuşkularını getiriyor. Bugüne kadar yaptığı bütün eylemleri sahiplenen PKK’nin, eylemi yapmadıklarını söylemelerine rağmen AKP’nin ısrarla PKK’nin Suriye’de ki güçlerle birlikte eylemi yaptıkları yönündeki ısrarı oldukça düşündürücüdür. AKP devleti en son Antep’teki bombayı patlattığını iddia ettiği bir PKK militanın fotoğrafını basına dağıttı. PKK ise yaptığı açıklama da fotoğrafı yayınlanan militanlarının Antep’e hiç gitmediğini, Medya Savunma Alanlarında olduğunu açıklayarak AKP’nin oyununu boşa çıkardı.

Antep’teki patlamanın ilk dakikalarında, bombayı kimin patlattığı hakkında en küçük bir bilgi yokken AKP’li bakanlar televizyonlara katılarak, kendilerine verilen görev gereği eylemi PKK’nin yaptığını söylemeye başladılar.

Bu kirli oyun AKP’nin ilk işi değildir. Daha önce de Hakkari’de Geçimli(Peyanis) köyünde 9 köylüyü, AKP’li kontralar, yola döşedikleri mayınla katletmiş, olayın ilk dakikalarında yine aynı bakanlar mayını PKK’nin yerleştirdiğini söylemişlerdi. Sadece bu değil; İbrahim Tatlıses’i öldürmeye çalışmışlar bunu başaramayınca önceden hazırlanan senaryo gereği yine olayı PKK’nin üzerine atmaya çalışmışlardı.

Antep’teki Bomba Kimin İşine Yarar?

Antep’te patlatılan bombanın kimin daha çok işine yaradığına bakarak, bombayı kimin yerleştirdiğini anlamak için basit bir beyin cimlastiği yapmak yeterli olabilir. Halka yönelik bir eylemin PKK’ye ne gibi bir faydası olabilir. Hele böylesi bir dönemde PKK’nin ‘devrimci halk savaşını’ başlattığı bir süreçte Antep bombasının PKK’ye çok şey kaybettireceği açıktır.

Peki AKP’ye…

Kaybettirdiği hiçbir şeyin olmadığı kesin. Tam tersine Antep’te patlayan bomba AKP’nin hedeflediği sonuçları yaratmaya dönüktür.

Bunlar sırasıyla:

1-            PKK’nin yeni bir süreç olarak başlattığı ‘Devrimci Halk Savaşı’nı karalayarak tartışılır hale getirmek

2-            PKK’yi ateşkese zorlamak

3-            PKK’nin Suriye ve İran tarafından kullanıldığı propagandasını yaparak kamuoyu oluşturma, başta ABD olmak üzere uluslararası destek sağlamak.

4-            PKK ile mücadele adı altında ABD’den almak istediği Pradatör keşif uçakları, F35 ve Süper Kobraların satışı konusunda ABD kongresinden onay verilmemişti. AKP devleti, Antep olayıyla mağduriyet politikası yürüterek silah satışına onay verilmesini sağlamaya çalışıyor.

5-            Kürt legal siyasetini tasfiye etmek için kamuoyu oluşturmaya çalışıyor. Bununla birlikte Kürt milletvekillerini teslim almaya bu olmazsa dokunulmazlıklarını kaldırmak için zemin hazırlıyor.

6-            Kürt sorunu konusunda AKP politikalarını eleştiren aydınları-yazarları kendi militarist politikalarına destek vermeye zorluyor.

7-            Gerçekleştirdiği her türlü komploya rağmen Batı Kürdistan’a giremeyen AKP devleti, Antep’te patlattığı bomba ile Suriye devletini bu işin içine katarak, Batı Kürdistan’ı da içine alan-kendisinin kontrol etmek istediği tampon bölgenin oluşturulmasının zeminini yaratıyor.

Sonuç olarak; 9 kişinin öldüğü onlarca kişinin yaralandığı; devletin güvenliği ve huzurunu sarstığı söylenen bir bombanın bu kadar AKP’nin işine yaradığı nerede görülmüş. Bu bize ABD’nin Afganistan’a ve Irak’a girebilmek için İkiz kulelerde 5 bin kişiyi gözden çıkarmasını hatırlatıyor.

Jinda Roj

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info

 

 

 

 

Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

antepli karayılan
DİLOKLU (ANTEPLİ)
Öncelikle güzel bir değerlendirme olmuş. Antepli bir kürdüm ve patlama sonrasına yakından tanıklık etmiş biriyim. HPG'nin bu katliamı teşhir edeceğine inanıyorum ve sabırlar o günü bekliyorum...
20 Eylül 2012 Perşembe Saat 19:46
Heval Siyamed
AKP+MHP
Bu Bombalama olaylarindan ( Peyanis ve Antep) gercekten pis kokular geliyor. Bahcelinin Ülkücüler sizi yalniz birakmaz, arkanizda olacagiz sözleri; bunlar kendi aralarinda bir konsept mi olusturdular diye kendime sormadan edemedim. MHP nin böyle egitilmis militanlarinin oldugunu bilmek ve yapanlarin yakalan(a)mamaları, bu şüphemi güçlendiren birer etken. Tarih elbetteki bunlari yargilayacak. Ama tarihin yargisini beklemeye Kürtlerin de pek sabri kalmadi gibi geliyor bana.
28 Ağustos 2012 Salı Saat 16:09