İnternet Kullanıcıları Sokaklara İniyor
Teknoloji / 06 Mayıs 2011 Cuma Saat 16:46
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Türkiye’de internet kullanıcıları da sokaklara inmeye hazırlanıyor. Hedef 15 Mayıs’ta yüz binleri sokaklara çıkarmak.

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün (RSF), “gülelim mi ağlayalım mı tereddüt ediyoruz” diyerek tepki gösterdiği internet yasaklarına karşı, Türkiye’de internet kullanıcıları da sokaklara inmeye hazırlanıyor. Hedef 15 Mayıs’ta yüz binleri sokaklara çıkarmak.

BTK Başkanı Tayfun Acarer'in 22 Ağustos'ta "sansür olmayacak" şeklinde açıklamasına internet kullanıcıları inanmadı. BTK'nın internete 4 farklı filtre getireceğinin ortaya çıkmasının ardından tepkiler yeni bir boyut kazandı.

İnternet kullanıcıları Facebook ve Twitter'da gruplar kurara 15 Mayıs'ta sansüre karşı sokaklara çıkma çağrısı yaptı. “İnternetime dokunma!" başlığı altında BTK'nın filtrelerine karşı çıkan kullanıcıların oluşturduğu Facebook grubuna katılanların sayısı 450 bini geçti. Gruba katılanların sayısı yer geçen saat artıyor.

Grubun eylem çağrısına göre protestolar Türkiye'nin çeşitli illerinde 15 Mayıs saat 14:00'te yapılacak. İstanbul’da Galatasaray Meydanı protestonun adresi olurken, İzmir'de Kıbrıs Şehitleri Caddesi, Sevinç Pastanesi Önü, Bursa'da Fatih Sultan Mehmet Bulvarı, Nilüfer Kent Konseyi önü, Eskişehir için Adalar Migros önü, Çanakkale için Cumhuriyet Meydanı, Kocaeli için Seka Park, Kırklareli için Kırklareli İstasyonaltı Konser alanı protesto alanları olacak.

ARTIK HANGİ SİTEYE GİRİLEBİLECEĞİNE AKP KARAR VERECEK

“İnternetime Dokunma” başlıklı bir başka grup, internet özgürlüğü için 1 milyon üye hedefliyor. Grup yayınladığı açıklamada, “22 Ağustos 2011'den itibaren devlet 'güvenli internet' adı altında hangi sitelere girebileceğimize karar verecek” diyerek tepkisini dile getirdi.

Grup, yeni yasaklara ilişkin şu bilgileri internet kullanıcılarına aktarıyor: “En önemli nokta şu ki, seçtiğiniz paketler kullanıcıya göre değişiklik gösteremeyecek. Yani çocuk paketi seçtiyseniz o evde 7 yaşındaki kullanıcı da 70 yaşındaki kullanıcı da bu paketi kullanmak zorunda kalacak. Sistem farklı filtreleme sistemi kullanmak isterseniz buna izin vermeyecek. Bu paketlerin içeriği neye göre belirlenecek bilinmiyor. Eğer 'ben halimden memnunum Allah paketinizin de sizin de belanızı versin' gibi haklı bir çıkış yapmak isterseniz o zaman standart pakete geçeceksiniz. Şimdikinden pek bir farkı yok gibi görünse de aslında sonu sizin için hiç de iyi olmayan uygulamalara varabilir. Şimdiden 60 bin yasaklı site var zaten. Hani eskiden ‘amann dns var yeaaa’ diyorduk ya. Ha işte şimdi bunu diyemeyeceksiniz. O yasak sitelere girmeye çalışmakla suç işlemiş sayılacaksınız. Polis dayanacak kapınıza ve sonrası malum. Malum derken lafın gelişi… Yoksa gizli kapaklı sonrası… Daha anlaşılır kılınması gerekirse; filtreyi aşmak da suç sayılacak artık. O yasaklı sitelere girenlerin vay haline.”

RSF: GÜLELİM Mİ AĞLAYALIM MI?

“Yasak” kelimesinin bile “yasak” olduğu yeni internet sansürüne merkezi Paris’te bulunan RSF de sert tepki gösterdi. RSF, bu sansürün “yıkıcı sonuçları” olabileceğini belirterek, "yasak kararına gülelim mi ağlayalım mı tereddüt ediyoruz" dedi.

Yaklaşık 7 bin internet sitesinin bloke edildiği Türkiye RSF’nin 11 Mart 2011’de yayınladığı "İnternet Düşmanları" listesinde "Gözetim Altındaki Ülkeler" bölümüne de alıyor.

DÜNYANIN EN BÜYÜK CEZAEVİ

Türkiye internet yasakları konusunda İran ve Çin ile aynı yönde hızla ilerlerken, gazeteciler açısından dünyanın en büyük cezaevi haline geldi. Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu’na göre 12’si sorumlu ve yazı işleri müdürü olmak üzere 58 gazeteci ve yazar Türkiye cezaevlerinde bulunuyor.

Bianet’e göre 31 Mart 2011 itibariyle 5 gazeteci yazdıkları için, 42 gazeteci de "Ergenekon", "KCK", "Devrimci Karargâh", "Balyoz" gibi çeşitli operasyonlar çerçevesinde cezaevindeydi. Üç ayda 13 kişinin, Kürt Sorunu'na dair görüşlerinden dolayı 21 yıl 10 ay hapis ve 66 bin 946 lira para cezasına çarptırıldığı bildirildi.

AZADİYA WELAT’IN 9, DİHA’NIN 8 GAZETECİSİ CEZAEVİNDE

ANF kayıtlarına göre tutuklu gazetecilerin çoğunluğu Kürt medyasına çalışanlardan oluşuyor. Bunlar arasında Azadiya Welat’ın 9 gazetecisi ile DİHA ajansının 8 muhabiri de bulunuyor.

Son olarak 4 Mayıs günü Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu sözcüsü Necati Abay’a İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından MLKP yöneticisi olduğu iddiasıyla 18 yıl 9 ay hapis cezası verilirken, haftalık Atılım gazeteci eski yazı işleri müdürü Hatice Duman ise aynı gerekçeyle ömür boyu hapse mahkûm edildi. Abay ve Duman’ın dosyaları Yargıtay’a gönderildi.

Platform, karara tepki göstererek, “Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi’nin Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu Sözcüsü Necati Abay hakkında verdiği bu kararın, platformumuzun basın özgürlüğü, düşünce ve ifade özgürlüğü, tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması için yürüttüğü mücadeleye yönelik bir tavır olduğunu düşünüyoruz. Bu karar skandal bir karardır ve çok tartışılacağını sanıyoruz. Hem Hatice Duman hem de Necati Abay şahsında bu karar Atılım gazetesine yönelik doğrudan saldırıdır” dedi. –ANF

Maxime Azadi

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info   

Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.