Der Spiegel: Dönercileri MİT Cezalandırdı
Dış Basından / 24 Şubat 2011 Perşembe Saat 08:20
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Almanya’da 2001-2006 yılları arasında biri Yunanlı ve 7 Türkiyeli işverenin öldürülmesinde yeni bir iddia ortaya atıldı.

Almanya’da 2001-2006 yılları arasında biri Yunanlı ve 7 Türkiyeli işverenin öldürülmesinde yeni bir iddia ortaya atıldı. Der Spiegel dergisine göre mağdurlar kara para aklama trafiği yüzünden ülkücü-mafya-MİT ittifakı tarafından cezalandırıldı. Tanıkların Türk derin devletinin korkusundan konuşmadığına dikkat çeken dergi, bilgiyi ise Almanya’da yaşayan, ismi açıklanmayan eski bir JİTEM elemanına dayandırıyor.

Bütün cinayetlerde Çek yapımı 83 model 7,65 mm kalibrelik silah kullanıldı. Ülkenin birbirinden uzak değişik noktalarında; Nürnberg, Münih, Hamburg, Rostock, Dortmund ve Kassel kentlerinde hep aynı silahla, genelde de kafalara sıkılarak cinayetler işlenmişti. Cinayetlerde bu silah dışında ortak bir nokta daha vardı; bütün kurbanlar esnaftı, bir Yunanlı hariç, hepsi Türkiyeli göçmendi.

9 Eylül 2000 günü Nürnberg’te çiçek satıcısı Enver Şimşek ile başladığı cinayetler serisi ve 6 Nisan 2006 günü Kassel’de internet kafe sahibi Haliç Yozgat’ın öldürülmesiyle de son buldu. Kurulan yüzlerce kişilik özel birimlerle aylarca katil veya katillerin izini süren polis, sadece 2008 yılına kadar elde ettiği 3500 bilgi üzerinde çalıştı, 11 bin kişinin izini sürdü, 32 milyon bilgiyi 1200 dosyada kaydetti.

‘KARA PARA AKLAMA CİNAYETLERİ’

Cinayetlerdeki en büyük şüphe ise uyuşturucu mafyası olduğu yönündeydi. Zaten mağdurların öldürülme yöntemleri bir mafya filmini aratmayacak cinstendi. Cinayetlerin ise kara paranın aklanmasında, paranın mafyaya akmaması yüzünden işlendiği belirtiliyor. Aldıkları yüksek miktardaki uyuşturucu paralarını mafyaya geri ödemeyen esnaflar, bunun bedelini hayatlarıyla ödemişlerdi.

Yıllar sonra ise bir başka güçlü iddia ortaya atıldı. Cinayetlerin işlendiği ilk günden bu yana olayı araştıran Almanya’nın saygın haber dergilerinden Spiegel, esnafların ülkücü mafya tarafından cezalandırıldığını yazdı. Son sayısında konuya ilişkin ayrıntılı bir araştırma yayınlayan dergi “Birçok tanık cinayetlerde ülkücü, organize suçlar ve Türk istihbaratını işaret ediyor. Ancak Türk derin devleti korkusu yüzünden tanıklar, susmayı tercih ediyorlar” bilgisini verdi.

Cinayetlerin “Türk düşmanı” biri tarafından işleme ihtimalinin gittikçe zayıfladığına dikkat çeken dergi “Kaynaklarımızdan aldığımız bilgiye göre cinayetler kara paranın aklanması yüzünden işlendi. Aynı zamanda diğerleri için de bir uyarıydı” görüşünü savundu. Ayrıca Kassel’de işlenen son cinayetle polisin iz yakalama ihtimali yüzünden cinayetlere son verildiği belirtildi.

‘ÜLKÜCÜ-MAFYA-MİT İTTİFAKI’

Almanya’daki uyuşturucu trafiğinde mafya, ülkücü gruplar ile MİT’in ittifak kurduğunu yazan dergi devamla şu bilgileri verdi: “Olayı araştıran birimler, bir gün derin devletin oluşturduğu korku duvarını açıp, katillerin izini bulacak.” Spiegel, cinayetlerin perde arkasını polise anlatan kaynaklardan birisine de ulaşmış. 1980’li yılların ortasında JİTEM elamanı olarak görev yapan ve 15 yıldır Almanya’da yaşayan, 40 yaşlarında adı açıklanmayan muhbirin ülkücü-mafya-MİT ittifakına dair önemli bilgiler verdiği belirtiliyor.

Ekim 2007 yılında ise Türk Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı’nca hazırlanıp Alman Federal Kriminal Dairesi (BKA) Başkanı Valfgang Geirer’e sunulan raporda, cinayetlerin arkasında Diyarbakırlı bir aile olduğu iddia edilmişti. Aralık 2009’da ise Alman polisi, cinayetlerin bahis skandalıyla bağlantısı olduğu yönünde şüpheler bulunduğunu açıklamıştı.

Son olarak geçtiğimiz hafta Fransa’nın güneyinde iki ay önce öldürülen Türkiye vatandaşı baba ve oğlunun katili veya katillerinin Almanya’dan geldiği iddia edilmiş, olayın 2000-2006 yılındaki seri cinayetlerle bağlantısı olabileceği belirtilmişti. Cinayette 7.65 mm’lik tabancanın kullanılması ve kurbanların giydiği elbiseler, sarıldıkları havlu ve halıların da Almanya’dan satın alındığına dair bilgiler şüpheyi güçlendiriyor.

CİNAYETLERİN KRONOLOJİSİ

9 Eylül 2000: Nürnberg’te 38 yaşındaki çiçek satıcısı Enver Şimşek kurşunlanarak öldürüldü. Kurşunların iki ayrı silahtan çıktığı belirtildi.

13 Haziran 2001: Nürnberg’te 49 yaşında Abdurrahim Özdoğru kurşunlara hedef oldu. Cinayet yine 2 silahla işlendi. Bir gözleyicinin ise arabanın içinde beklediği ifade edildi.

27 Haziran 2001: Katiller, bu kez Hamburg’ta Süleyman Taşköprü’nün manav dükkanındaydılar. 31 yaşındaki Taşköprü, kurşunlanarak öldürüldü.

29 Ağustos 2001: Münih’te 38 yaşındaki manav Halil Kılıç başından vurularak öldürüldü.

25 Şubat 2004: Rostock’ta döner dükkanında çalışan Yunus Turgut öldürüldü. Turgut’un Almanya’da daha ikinci haftası dolmamıştı.

9 Haziran 2005: Nürnberg’te döner dükkanı işleten 50 yaşındaki İsmail Yaşar’ın ceseti tezgahın arkasında bir müşteri tarafından bulundu.

15 Haziran 2005: Münih’te Yunan kökenli 41 yaşındaki anahtarcı Theodoros Bulgaridis öldürüldü. Bulgaridis, cinayetlere kurban giden Türk ve Kürt kökenli olmayan tek mağdur.

4 Nisan 2006: Almanya’nın Dortmund kentinde büfe sahibi Mehmet Kubaşık öldürüldü. Evli ve 3 çocuk babası olan 39 yaşandaki Kubaşı, işyerinde başından vurularak öldürülmüş şekilde bulundu.

6 Nisan 2006: Kassel kentinde internet kafe işleten 21 yaşındaki Haliç Yozgat tabancayla öldürülmüş olarak bulundu.-ANF

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info
   

Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.