Ekim Devrimi ile Dikilen Sosyalizm Bayrağı, Bugün Kürdistan’da Dalgalanıyor
09 Kasım 2017 Perşembe Saat 04:36
14 Punto 16 Punto 18 Punto 20 Punto
Cemal Şerik
Aradan geçen 100 yıla ve Devrimin gerçekleştiği coğrafya da bugün en vahşi ve dejenere bir boyut kazanmış olan kapitalizmin hüküm sürüyor olmasına rağmen, bugün de dünya halkları, ezilenleri, sömürülenleri için güç, ilham ve moral kaynağı olmaya devam ediyor.

Kuşkusuz Ekim Devrimini bu kadar anlamlı ve güçlü kılan nedenler vardır. O da, Ekim Devriminin ifade ettiği tarihsel ve toplumsal anlamdır. Kimileri Ekim Devrimini, bugün Rusya’nın içerisinde bulunduğu konuma göre değerlendirebilir ve buradan hareketle de kendilerine göre çıkartmış oldukları sonuçlardan yola çıkararak ta bu önemi hafifseyebilirler ya da görmezden gelebilirler. Böyle de olsa, içerisine girilen bu yanılgılı yaklaşım sahiplerinin de; hiçbir şekilde Ekim Devriminin önemini ve bu devrimi gerçekleştirenlerin büyüklüğünü, kahramanlığını yok saymaya, gölgelemeye de gücü yetmemektedir.

Ünlü gazeteci John Reed “Dünyayı Sarsan On Gün” adlı kitabında, Ekim Devrimini tüm görkemliliği ile anlatmıştı. Bu eserinde sadece devrimi gerçekleşme anlarıyla değil, güçlü analiz ve yorumları ile de tarihe ve insanlığa mal etmişti.

Ekim Devriminin ardından yaşananlar da, yapılan bu yorum ve değerlendirmeleri doğruladı. Tüm dünya da ezilenler, sömürülenler ve baskı altında tutulan halklar Ekim Devrimi izlemeye başladılar. Birçok ülke de işçiler, emekçiler kendi yönetimlerini oluşturmak için harekete geçtiler. Ezilenler, sömürülenler esaret ve kölelik zincirini parçalamak ve  özgürlüklerine kavuşmak için ayağa kalktılar. Bu uğurda büyük bedeller ödediler.  Bunda başarılı olanlar olduğu gibi, büyük katliamlarla karşılaşılanlar, elde ettikleri başarılara rağmen devrimleri çalınanlar da oldu. Ama hiçbir zaman da Ekim Devriminin aştığı yolda mücadelelerine devam etmekten geri kalmadılar.

Bugünde Ekim Devrimi tüm dünya mazlumları, ezilenleri, sömürülenleri için, emekçiler, kadınlar ve gençler için aynı önemini korumaya devam etmektedir. Ekim Devriminin gerçekleştiği Rusya toprakları üzerinde boy veren Reel Sosyalizmin çözülmesine rağmen bu gerçeklik varlığını korumaktadır.

O nedenledir ki, hiç bir kimse de Reel Sosyalizmin çözülmesini Ekim Devrimi ve o devrimde ifadesini bulan ideallerin yenilgisi olarak göremez. Kuşkusuz Reel Sosyalizmin çözülmesi, kapitalist modernist güçleri umutlandırmıştır. Bunun karşısında insanlık, devrimci, demokrat ve sosyalistler için moral bozucu sonuçlar ortaya çıkarmıştır. Ama kaybettirdiklerinden daha çokta kazandırmıştır. Reel Sosyalizmin gerçek sosyalizm olmadığı, iktidara/devlete dayanarak sosyalizmin olamayacağı gerçeğini göstermiş ve bunun bir sonucu olarak ta gerçek sosyalizme nasıl ulaşılabileceğinin arayışları içerisine girilmiştir. Reel Sosyalizmin çözülmesine rağmen sosyalizmde ısrarını koruyan arayışların ve mücadelelerin varlığı da bunu doğrulamaktadır.

Bugün denebilir ki, dünyanın birçok coğrafyasında reel sosyalizmin pratiğinin eleştirisi temelinde sosyalizm mücadeleleri gelişmiş ve önemli bir toparlanma içerisine girmiştir. Bu yönüyle de dünya sosyalist mücadeleleri açısından reel sosyalizmin çözüldüğü 1990’lı yılların başında yaşanan sürecin aşıldığı bir dönem yaşanmaktadır. PKK’de somutlaşan Demokratik Sosyalist ideoloji ve bu ideolojinin somut pratikleşme alanları olan Bakuré Kürdistan’da ve Rojava Kürdistan’ında özgünlüklerinde ve gerçekleşme biçimlerinde farklılıklar da olsa, Demokratik Ulus inşa mücadelesinde elde edilen kazanımlarda bunun gerçekleşen en somut örnekleridir. O nedenledir ki, bugün tüm dünyada sosyalist hareketler, özgürlük ve demokrasi uğruna, insanlığın kurtuluşu adına mücadele edenlerde tüm dikkatleri ile bu gerçeklik üzerine yoğunlaştırmışlar ve sosyalizm adına yaşanacak olan çıkışı da buradan beklemektedirler. Özünde bir Enternasyonal ve insanlık devrimi olan Rojava devrimi de bu gerçekliği doğrulamaktadır.

Dikkat edilirse, Rojava Kürdistan’ında sadece Kürtler savaşmamaktadırlar. Asya’dan- Avrupa’ya, Amerika’dan- Avustralya’ya ve Afrika’ya varıncaya kadar tüm coğrafyalardan gelen insanlar savaşmaktadırlar. Bu savaş sadece Ortadoğu’da DAİŞ’e ya da mazlum Kürt halkının kendine dayatılan soykırıma karşı yürüttüğü bir direniş savaşı olmaktan çıkmış, küresel  bir etkiye sahip hale gelmiştir.

Ekim Devrimi de Birinci Dünya Savaşı içerisinde Rusya toprakları üzerinde gerçekleşmiş ve oradan dünyaya yayılmıştır. Kürdistan Devrimi de Üçüncü Dünya Savaşı içerisinde gerçekleşmekte olduğu Orta doğu coğrafyası üzerinde tüm dünyayı etkisi altına almıştır. Bu yönüyle Ekim Devriminin 20. yy ın başlarında yarattığı etkinin bir benzerini Ekim Devriminin 100.yy dönümünde 21. yy ın başlarında tüm dünyada yaşanır bir hale gelmiştir.

Bugün tüm dünya insanlığı, mazlum halkları, ezilenleri, sömürülenleri, emekçileri 20.yy dünyasında kendileri için yeni bir dönemi başlatan Ekim Devriminin 100. yılını böylesi koşullarda karşılıyor ve selamlıyor. Kürdistan Devrimi de, Ekim devrimi ile birlikte başlayan bu sürecin güncelde yaşatanı ve temsil edeni olarak insanlık tarihindeki yerini almış oluyor.

Cemal Şerik

 Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html- http://kursam.net/index.html


Parveke
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
Cudî Şengal
Du gel û du rê

ARAMA