Hani basın özgürlüğü Kırmızı çizginizdi?
05 Mayıs 2017 Cuma Saat 21:14
14 Punto 16 Punto 18 Punto 20 Punto
Amed Piran
 RTÜK Türkiye'nin değil de, sanki AB'nin Radyo televizyon üst kuruluymuş gibi hareket ediyor. Yani RTÜK'ün bu yaklaşımı ile Avrupa demokrasisine, onun basın özgürlüğü ilkesine müdahale ediyor.

Düşünün AB sabahtan akşama Türkiye'ye "basın özgürlüğü kırmızı çizgimiz" diye kendini yırtıyor ama arkasından RTÜK'ün bu kararına "ne oluyor, sen nasıl böylesi bir talepte bulunursun" demiyor. Peki, o zaman ne diye Allah’ın her günü "Türkiye'de basın özgürlüğü yoktur" deniyor, raporlar yayınlanıyor. Bu ikiyüzlü tutumla Erdoğan AB'yi dinler mi ki?

Bu yeni değil, daha önce de Eutelsat RTÜK'ün emirleri doğrultusunda Kürt televizyonlarını kapattı. Hatta bu kapatma kararı Fransız yargısından döndü ve MED Nuçeye 10 bin Euro ödemeye mahkum edildi. Ancak gelin görünki RTÜK aynı hukuksuzluğu tekrar ediyor ve Eutelsat şirketi de bu hukuksuzluğa uyuyor.

Şimdi denilebilinir ki, Erdoğan devleti Eutelsat şirketine ortaktır ya da bir miktar hissesi var. Olabilir, muhtemelen de öyledir. Ancak, Eutelsat şirketi Türk yargı sistemine göre kurulmuş veya işletilen bir şirket değildir. En nihayetinde bir Fransız şirketidir ve Fransız devletine direkt bağlıdır.  Bu da Eutelsat şirketinin Fransız yasalarına göre işletildiği anlamına gelir.  Eğer Fransız yasalarına göre işletilen bir şirket ise, daha önce Fransız yargısından dönen böylesi bir karar nasıl oluyor da aynı şirket tarafından tekrardan bile bile ihlal ediliyor.

Tabii burada sorunlu olan Fransız devletinin yaklaşımıdır. Kendi yasasının bile bile ihlal edilmesine nasıl göz yumuyor? İnandığı demokratik değerlerin Erdoğan devleti tarafından ayaklar altına alınmasına nasıl itiraz etmiyor ve bu ahlaksız yaklaşıma birkaç kuruş kar adına nasıl göz yumuyor?

Peki AB'nin geliştirdiği uluslararası yayıncılık ilkeleri ve AB yayıncılık muktesabatına tamamen ters olan, düşünce ve ifade özgürlüğünü ayaklar altına alınan, baskıcı ve sansürcü bu yaklaşıma AB sesiz mi kalacak?

Türkiye'de basın özgürlüğünün olmadığını, gazetecilerin bırakın habercilik ve yayıncılık yapmalarını, yaşam haklarının tehdit altında olduğu, yüzlerce gazeteci cezaevinde tutuklu olduğu yalan mı? Yalan olmadığını bizzat Avrupa Konseyi raporlarına yansıdığını herkes biliyor. Kaldı ki, Avrupa basın kurumlarının resmi raporlarında basın özgürlüğü sıralamasında 163. sırada yer verdiği diktatörlükle yönetilen bir ülkenin istemi doğrultusunda TV yayınları nasıl durdurulur? Bu durum o çokça övünülen Avrupa ve AB değerleri açısından nasıl kabul edilebilir?

Şimdi asıl soruyu sormak istiyorum. RTÜK Kürt televizyonlarına değil de, herhangi bir Türk televizyonunun yayınlarının durdurulmasını Eutelsat'tan talep etmiş olsaydı, Fransız devleti veya AB aynı sessizliği gösterir miydi? Hayır göstermezdi. Göstermezdi diyorum çünkü, daha önce bırakalım Avrupa yasalarına göre yayın yapmış televizyonları OHAL ilanı öncesi ve sonrası RTÜK yasalarına göre hareket eden onlarca TV Erdoğan tarafından kapatıldı ve AB bunlara sessiz kalmadı. Elbette AB'nin bu yaklaşımı doğru ve yerindeydi. Ama gelin görün ki, aynı doğru yaklaşımı Kürt televizyonlarına karşı göremiyoruz.

Kapatılmak istenen televizyonlar sadece Kürtler açısından değil, Ortadoğu halkları açısından da bir nefes borusudur. Şayet bu televizyonlar olmasa, Erdoğan diktatörlüğünün Türkiye'de Kürtlere ve muhaliflere dönük işlediği insanlık dışı suçları nasıl öğreneceğiz? Unutmayalım, birçok AB ülkesinin de üyesi olduğu BM tarafından "kıyamet" olarak tanımladığı Cizre'de, Nusaybin'de, Silopi’de, Şırnak'ta, Varto'da, Silvan ve Sur'da yaşanan insanlık dışı vahşetti bu kapatılmak istenilen bu televizyonlar sayesinde öğrendik.  BM'nin buralarda inceleme ve araştırma yapmasına Türkiye tarafından halen izin verilmediğini ayrıca not edelim.

Dolayısıyla Sterk TV Kürtlerin kültürel ve mücadele değerlerini kendi anadilinde veren yegane TV’lerden biridir.  News Channel Türkiye'de zor şartlarda çalışan birkaç muhabirin Türk televizyon ve gazeteleri tarafından dile gelmeyen onlarca hak ihlalini haber yaptığı için Türkiye tarafından hedef haline getirilmiştir. Ronahi TV ise Kürtçe, Arapça olarak Suriye'de yaşayan halkların durumu ve DAİŞ'e karşı verilen mücadeleyi işlemekle kalmamış, aynı zamanda Erdoğan'ın DAİŞ ile ortaklığını ve beraber işlediği suçları ortaya çıkaran haberciliğin altına imza attığı için ekranı karartılmak istenmektedir.

Söz konusu Kürtler olduğunda tüm Avrupa Erdoğan'ın suçlarına göz yumuyor. Avrupa veya dünya devletleri artık bir karar vermeli. Eğer ki Erdoğan'ın bu suçlarına göz yumulup ve hukuksuzca istekleri sırf Kürt televizyonları olduğu için görmezden gelinerek Erdoğan'dan kurtulacağı sanılıyorsa bu bir yanılgıdır. İşte geçmişte Hitler'e de Avrupa göz yumdu ve sonuçta suçla beslenip büyüyen Hitler gelip Avrupa'yı da boydan boya işgal etmekle kalmayıp arkasında milyonlarca ölü ve büyük bir utanç bıraktı.

Çok geç olmadan AB, RTÜK'ün Eutelsat'tan istediği News Channel, Ronahi ve Sterk Televizyonlarının yayınlarının durdurulması kararına karşı çıkmalı ve izin vermemelidir. Kaldı ki, bu yönlü kapatmaya dönük daha önce MED Nuçe davasında mahkemenin almış olduğu karar var. Eğer AB Erdoğan devletinin Kürt televizyonlarını kapatma kararına karşı durmuyorsa bu ikiyüzlü yaklaşımının nedenini ortaya koymalıdır. Aksi taktir de yarın Le Monde, bir başka gün Zeitung, ZDF yada başka bir TV’nin, gazetenin kapatılmasını Erdoğan sizden isteyebilir!

Bu yönüyle halkımızın ve tüm mazlum halkların sesi olan özgür basının yayınlarının karartılmasına dur diyelim. Tüm halklar, Avrupa'daki tüm basın kurumları başta olmak üzere, aydınlar, sanatçılar ve basın özgürlüğünü kırmızıçizgi olarak gören siyasetçiler Eutelsat şirketinin bu yaklaşımını protesto etmeli ve Fransız hükümetinden böylesi bir kararın geri çekilmesini talep etmelidir.

Amed Pîran

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html- http://kursam.net/index.html

Parveke
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
Cudî Şengal
Du gel û du rê

ARAMA